D E N E M E    


Bir Deyim Öğrenelim!

Göze İlişmek:

Göze çarpmak.

DEYİM ARAMA


     
Sende Yolla Hata Bildir!



DEYİMLER SÖZLÜĞÜ




Allah Kerim:  

Allah büyüktür, Allah'a güvenmeli, anlamında kullanılır. "Elimizden geleni yapacağız, Allah kerim."

Allah Kerim Yeri:  

Eski Türk kahvehanelerinde fakir fukaranın para vermeden çay, kahve içtikleri ve oturup yattıkları yer.

Allah Kısmet Ederse:  

Allah izin verirse, anlamında kullanılır. "Allah kısmet ederse yarın sabah oradayım."

Allah Kolaylık Versin:  

Allah, yaptığın işi kolaylaştırsın. "Kardeşim, sana Allah kolaylık versin, ben çıkıyorum."

Allah Korkusu:  

Yüce Allah'a duyulan derin saygı ve sevginin ürünü olan, Allah'a karşı gelmekten, emir ve yasaklarına aykırı davranmaktan, insanlara zulüm ve haksızlık yapmaktan ve günah işlemekten korkmaktır. "Allah korkusu insanı yüceltir, Allah'a yaklaştırır."

Allah Korusun:  

"Allah esirgesin! Allah kötü durumla karşılaştırmasın!" Anlamında kullanılır. "Allah korusun kardeşim, yolun açık olsun."

Allah Kuru İftiradan Saklasın:  

Bir suçlama karşısında bunun sırf iftira olduğunu anlatmak için söylenir. "Ben mi söylemişim? Allah kuru iftiradan saklasın."

Allah Layığını Versin:  

Hoşa gitmeyen bir davranış karşısında hoşgörü ile söylenen bir söz. "Allah layığını versin Yasemin, sabah sabah güldürdün beni."

Allah Manda Şifalığı Versin:  

Çok veya ağır yemek yiyenler için şaka yollu söylenir. "Allah manda şifalığı versin Koray abi, saat kaçta yola çıkıyoruz?"

Allah Mübarek Etsin:  

1- Kutlu olsun, anlamında kullanılır. "Yeni görevine başlamışsın, Allah mübarek etsin." 2- Onaylanmayan bir durumda kullanılır. "Allah mübarek etsin, umarım işi tamamlarsın."

Allah Müstahakını Versin:  

Allah, hak ettiğini versin, anlamında kullanılır. "Allah müstahakını versin, daha beter ol!"

Allah Müstahakınızı Versin:  

Allah, hak ettiğinizi versin, anlamında kullanılır. "Allah müstahakınızı versin, daha beter olun!"

Allah Muvaffak Etsin:  

Allah başarısına yardım etsin. "Hayırlı olsun, kızın tıp fakültesini kazanmış; Allah muvaffak etsin."

Allah Muvaffak Kılsın:  

Allah başarısına yardım etsin. "Hayırlı olsun, kızın tıp fakültesini kazanmış; Allah muvaffak kılsın."

Allah Nasip Ederse:  

Allah izin verirse, anlamında kullanılır. "Allah nasip ederse yarın sabah oradayım."

Allah Ne Verdiyse:  

Yemek olarak evde ne varsa. "Allah ne verdiyse yeriz."

Allah Ömrüne Bereket Versin:  

İyiliğin için sağ ol, Allah ömrünü uzun etsin. "Yardımın için teşekkürler ederim, Allah ömrüne bereket versin."

Allah Ömrünüze Bereket Versin:  

İyiliğiniz için sağ olun, Allah ömrünüzü uzun etsin. "Yardımınız için teşekkürler, Allah ömrünüze bereket versin."

Allah Ömürler Versin:  

Allah, ömrünü uzatsın, anlamında kullanılır. "Allah ömürler versin, sen çok iyi bir insansın."

Allah Övmüş de Yaratmış:  

Çok güzel olanlar için söylenir. "Rahime'nin küçük kızı gördün mü? Allah övmüş de yaratmış maşallah."

Allah Rahatlık Versin:  

Özellikle yatmaya gidilirken söylenen bir iyi dilek sözü. "Allah rahatlık versin, sabah dokuzda görüşürüz."

Allah Rahmet Eylesin:  

Ölüler anılırken iyi dilekle söylenir. "Allah rahmet eylesin, amcamın çok emeği var bende."

Allah Rızası İçin:  

1- Dilencilerin para isterken söyledikleri yalvarma sözü. "Allah rızası için deyip insanların duygularını sömürüyorlar." 2- "ne olursun, ne olursunuz" anlamlarında kullanılan bir söz "Allah rızası için bize yardımcı olun, işimizi halledin." 3- Karşılık beklemeksizin "Para için değil, Allah rızası için yaptıklarına değer veririm."

Allah Saklasın:  

"Allah korusun! Allah kötü durumla karşılaştırmasın!" Anlamında kullanılır. "Allah saklasın kardeşim, yolun açık olsun."

Allah Selamet Versin:  

1- Yola çıkanlara "Allah kazadan, beladan korusun" anlamında söylenir. "Haydi Allah selamet versin, vardığınızda haber verin." 2- Uzaktaki tanıdıklar anılırken kullanılan bir söz. "İstanbul'daki akrabalara Allah selamet versin, işleri zor." 3- Birinden pek yana olmayan bir söz söyleneceği zaman onun adından önce getirilen giriş sözü "Allah selamet versin de, ben Buse'den pek umutlu değilim." 4- "Keyfin bilir, gidersen git" anlamında kullanılan bir söz. "Allah selamet versin ama, bizim yapabileceğimiz bir şey yok."

Allah Senden Razı Olsun:  

Allah seninle birlik olsun, iyiliğini senden ayırmasın, anlamında. "Allah senden razı olsun Osman dayı, sen olmasan bu kış günü ne yapardık?"

Allah Seni İnandırsın:  

İnanılması pek kolay olmayan bir şey anlatılırken yemin yerine söylenir. "Allah seni inandırsın, ağzımı açıp tek kelime söylemedim."

Allah Sizi İnandırsın:  

İnanılması pek kolay olmayan bir şey anlatılırken yemin yerine söylenir. "Allah sizi inandırsın, ağzımı açıp tek kelime söylemedim."

Allah Son Gürlüğü Versin:  

Allah ihtiyarlıkta sıkıntı göstermesin. "Allah son gürlüğü versin sana, çok emek harcıyorsun."

Allah Sonunu Hayır Etsin:  

Bir işin sonucu için kaygı duyulduğunda söylenen iyi dilek sözü. "İlişkileri biraz sıkıntılı, Allah sonunu hayır etsin."

Allah Taksimi:  

Herhangi bir konuda eşitlik gözetilmeden yapılan paylaştırma, kul taksimi karşıtı.

Allah Taksiratını Affetsin:  

Ölüden söz ederken "Allah günahlarını bağışlasın" anlamında kullanılan bir söz. "İçimden buna Allah taksiratını affetsin demek bile gelmiyor."

Allah Tamamına Erdirsin:  

Bir durumun iyi sonuçlanması dileğiyle kullanılır. "Kızını evlendiriyormuşsun. Allah tamamına erdirsin."

Allah Tamamına Eriştirsin:  

Bir durumun iyi sonuçlanması dileğiyle kullanılır. "Kızını evlendiriyormuşsun. Allah tamamına eriştirsin."

Allah Tekrarına Erdirsin:  

Böyle günleri tekrar görün, anlamında kullanılır. "Allah tekrarına erdirsin, çok güzel bir mevlit oldu."

Allah Utandırmasın:  

Girişilen bir işte iyi sonuçlar alınması dileğiyle söylenir. "Duyduğuma göre bir iş kuruyormuşsunuz. Allah utandırmasın."

Allah Var:  

"Doğrusunu söylemek gerekirse." anlamında kullanılan bir söz. "Allah var, çok güzel yemek yapardı."

Allah Vere de:  

"İnşallah, dileriz ki" anlamında kullanılan iyi dilek sözü. "Allah vere de kardeşleriyle gelse." "Allah vere de, uçağı kaçırmasa."

Allah Vergisi:  

Bir kimsenin doğuştan gelen yeteneğini, özelliğini belirtmek için kullanılır. "Allah vergisi bir oyunculuğu vardı."

Allah Vermesin:  

Bir şeyin olmaması dileğini anlatır. "Allah vermesin hırsız filan girerse işimiz zor."

Allah Versin:  

1- Dilenciyi savmak için “bekleme, sadaka vermeyeceğim” anlamında söylenir. 2- İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için söylenir. ”Allah versin, işlerin gayet iyi görünüyor.

Allah Yapısı:  

İnsanlar tarafından yapılmamış olan. "Allah yapısı bir güzelliği var."

Allah Yarattı Dememek:  

Kıyasıya dövmek, çok hırpalamak. ”Adamlar yabancıya bir giriştiler ki Allah yarattı demediler.”

Allah Yazdı İse Bozsun:  

Biri kendisine önerilen bir işi hiçbir zaman yapmayacağı anlatmak için söyler. "Onunla evlenmek mi? Allah yazdı ise bozsun."

Allah Yazdıysa Bozsun:  

Biri kendisine önerilen bir işi hiçbir zaman yapmayacağı anlatmak için söyler. "Onunla evlenmek mi? Allah yazdıysa bozsun."

Allah Yürü Ya Kulum Demiş:  

Az zamanda ileri derecede zengin olanlar için söylenir. "Allah yürü ya kulum demiş, adamlar beşinci şubeyi açıyormuş."

Allah Zihin Açıklığı Versin:  

Birinin başarılı olması için söylenen iyi dilek sözü. "Allah zihin açıklığı versin kızım, sınavlarına iyi çalış."

Allah Ziyade Etsin:  

"Allah artırsın" anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü. "Allah ziyade etsin, yemeklerin hepsi çok güzeldi."

Allah'a Bir Can Borcu Olmak:  

Allah'a vereceği canından başka hiç kimseye bir borcu olmamak. "Bana ne mutlu ki yalnızca Allah'a bir can borcum var."

Allah'a Bir Can Borcu Var:  

Allah'a vereceği canından başka hiç kimseye bir borcu olmamak. "Bana ne mutlu ki yalnızca Allah'a bir can borcum var."

Allah'a Emanet:  

1- Herhangi bir şeyi Yüce Allah'ın korumasına ve esirgemesine terk etmek. "Seni Allah'a emanet ederek gidiyorum oğlum." 2- Tutar yanı olmayan kimse veya nesne için şaka yollu söylenen bir söz. "Senin işin Allah'a emanet gibi duruyor."

Allah'a Emanet Ol:  

Ayrılanın geride kalanlara söylediği "esen kal, seni Allah'a emanet ediyorum, Allah'a ısmarladık" anlamında iyi dilek sözü. "Allah'a emanet ol Ceyda Yenge, sizi de bekleriz."

Allah'a Emanet Olun:  

Ayrılanın geride kalanlara söylediği "esen kalın, sizi Allah'a emanet ediyorum, Allah'a ısmarladık" anlamında iyi dilek sözü. "Allah'a emanet olun Ceyda Yenge, sizi de bekleriz."

Allah'a Ismarladık:  

Ayrılanın kalan veya kalanlara söylediği bir iyi dilek sözü. "Allah'a ısmarladık Hatice Abla, sizi de bekleriz."

Allah'a Şükür:  

"Allah'a teşekkür, hamdolsun, bereket versin" anlamında söylenir. "Allah'a şükür bugün de satışlarımız güzeldi."

Allah'a Yalvar:  

Uyarıları dikkate almayan, kendi kusuru nedeniyle güç bir duruma düşüp yakınan kimseye "ben yardım bekleme, benden bir şey umma, Allah'tan yardım iste" anlamında söylenen bir söz. "Ben seni çok uyardım, şimdi Allah'a yalvar."

Allah'ı Çok, İnsanı Az Bir Yer:  

Pek ıssız ve kuytu bir yer. "Biz nasıl geldik bu Allah'ı çok, insanı az bir yere?"

Allah'ı Şaşmak:  

Şaşırıp telaşa kapılmak, korkudan öleyazmak. "Adamın, korkudan Allah'ı şaştı."

Allah'ı Var:  

"Doğrusunu söylemek gerekirse." anlamında kullanılan bir söz. "Allah'ı var, çok güzel yemek yapardı."

Allah'ın Adamı:  

Kimseye zararı olmayan, kötülük etmeyen, garip, saf, zavallı kişi. "Allah'ın adamı, bırak otursun işte."

Allah'ın Belası:  

Varlığı üzüntü veren, varlığından huzursuz olunan şey. "Allah'ın belâsı adam yine çıktı ortaya."

Allah'ın Binasını Yıkmak:  

Kendisini veya başkasını öldürmek. "Allah'ın binasını yıkmak en büyük günahlardan."

Allah'ın Cezası:  

Pek yaramaz, şirret. "Allah'ın cezası o çocuk yine geldi."

Allah'ın Emanetini Geri Alması:  

Hayatın sona ermesi. "İyice yaşlandı artık, Allah'ın emanetini geri almasını bekliyor."

Allah'ın Emri:  

Kader. "Ölüm Allah'ın emri, sabredeceğiz."

Allah'ın Emri Peygamberin Kavli İle:  

Birine kız istenirken bir tür giriş sözü olarak söylenir. "Allah'ın emri peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz."

Allah'ın Evi:  

1- Cami, mescit. "Allah'ın evinde edeple davranmak gerekir." 2- Kâbe "Allah'ın evini gidip görmek de nasip oldu." 3- İnsan gönlü. "Allah'ın evini yıkmamaya çalışın."

Allah'ın Gazabı:  

Çok sıkıntı veren şey. "Tövbe et, Allah'ın gazabını çekersin."

Allah'ın Günü:  

Hemen hemen her gün. "Allah'ın günü beni görmeye gelirdi." , "Bir gün dinlenmeden, hemen her Allah'ın günü çalışıyorduk."

Allah'ın Günü İş Yapmak:  

Hemen hemen her gün çalışmak. "Allah'ın günü iş yapmak bizi epey yıprattı."

Allah'ın Hikmeti:  

Beklenmeyen, nedeni anlaşılmayan veya kendisine şaşılan şeyler için kullanılır. "Allah'ın hikmeti işte, hava güneşliyken birden kar yağmaya başladı."

Allah'ın İnayeti:  

Allah'ın yardımı, iyiliği. Zor durumda kalanları rahata kavuşturması, ferahlatması. "Allah'ın inayeti üzerinize olsun çocuklar." , "Allah'ın inayeti ile bu işi de hayırlısıyla tamamlayacağız inşallah."

Allah'ın İşine Bak:  

Bir işin, bir olayın beklenmedik, şaşılacak bir durum alması karşısında kullanılan bir söz. "Allah'ın işine bak ki, babamla aynı yerde çalışıyorlarmış."

Allah'ın Kırı:  

Şehirden uzak, ağaçsız yer, bozlak. "O kadar güzel yer varken, Allah'ın kırına getirdin bizi."

Allah'ın Kulu:  

İnsan, kimse, kişi. "Burada bize yardımcı olacak bir Allah'ın kulu yok mu?

Allah'ından Bulmak:  

Cezasını Allah vermek. "Defol git! Belanı Allah'ından bul."

Allah'ından Bulsun:  

"Ben kendisine bir şey yapmayacağım, yaptığı kötülüğün cezasını Allah versin" anlamında kullanılan bir söz. "O kadar paramızı vermedi, Allah'ından bulsun inşallah."

Allah'ını Şaşırmak:  

Korkudan ne yapacağını bilemez olmak, çok şaşırmak. "Üzerindeki böceği görünce, adam Allah'ını şaşırdı."

Allah'ını Şaşırtmak:  

Birinin aşırı biçimde şaşırıp, telaş ve korkuya kapılmasını sağlamak. "Öyle bir şaka yaptı ki, çocuğun Allah'ını şaşırttı."

Allah'ını Seven Tutmasın:  

Öfkeyle bir davranışa geçen kimsenin bu durumunu anlatmak için söylenir. "Öyle bir ayağa kalktı ki Allah'ını seven tutmasın, ortalığı dağıttı."

Allah'ını Seversen:  

Olması ve gerçekleşmesi çok istenilen bir durum karşısında kullanılan yalvarma sözü. "Allah'ını seversen şu çocuğa fazla yüz verme."

Allah'lık Ali Bey:  

Hiçbir şeyle ilgilenmeyen, olaylardan habersiz olan. "Sabahtan beri bir faydan olmadı, iyice Allah'lık Ali Bey olmuşsun."

Allah'tan:  

1- İyi ki. "Allah'tan arkası dönüktü de bizi görmedi." 2- Yaradılıştan. "Allah'tan işte, onun da aklı kıt biraz."

Allah'tan Bulmak:  

Cezasını Allah vermek. "Defol git! Belanı Allah'tan bul."

Allah'tan Kork:  

(Kötü bir iş, davranış için kullanılır.) Yapma yazıktır!, Utan!, Yapma! "Allah'tan kork, o böyle şey yapmaz."

Allah'tan Korkmaz:  

Can yakıcı, insafsız, acımasız. "Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz biridir."

Allahsız Tosbağa:  

Boyundan büyük işe kalkışanlar için kullanılır. "Sen bunu nasıl yapacaksın allahsız tosbağa?"

Allahü Alem:  

Galiba. "Allahü alem, belki de hiç haber vermedi."

Allah`a Emanet:  

Herhangi bir şeyi Yüce Allah`ın korumasına ve esirgemesine terk etmek. ”Seni Allah`a emanet ederek gidiyorum oğlum.”

Allah`ın Belâsı:  

Varlığı üzüntü veren, varlığından huzursuz olunan şey. ”Allah`ın belâsı adam yine çıktı ortaya.”

Allak Bullak Etmek:  

Kurulu düzeni bozmak, karmakarışık bir duruma getirmek. ”Çocuklar evi allak bullak edip gitmişler.”

Allak Bullak Olmak:  

1- Karmakarışık duruma gelmek, altı üstüne gelmek, çok karışık olmak, düzeni bozulmak. "O işin başına geçince, her şey allak bullak oldu." 2- Şaşkına dönmek, zihni karışmak, şaşırmak. Parasının çalındığını duyunca allak bullak oldu."

Allame Kesilmek:  

Bilgisiz olduğu hâlde her şeyi bilir görünmek, allamelik taslamak.

Allamelik Taslamak:  

Bilgisiz olduğu hâlde her şeyi bilir görünmek, allame kesilmek.

Allanıp Pullanmak:  

Süslenmek. "Allanıp pullanıp gezmekten başka bir şey yaptığın yok."

Allayıp Pullamak:  

Kötü görünüşü kapatmak için bir şeyi süslemek, donatmak. ”Hurda arabaları allayıp pullayıp pazara çıkarmışlar.”

Allem Etmek, Kallem Etmek:  

İstediğini elde etmek için her türlü kurnazlığa başvurmak. ”Namussuzlar allem edip kallem edip yaşlı adamın evini elinden aldılar.”

Allem Kallem Etmek:  

İstediğini elde etmek, amacına ulaşmak için her türlü kurnazlığa başvurmak. "Dolandırıcılar, allem kallem etmiş yaşlı adamın evini elinden almışlar."

Allı Pullu:  

Göz alıcı renkler ve şeylerle süslenmiş. "Bir görsen, allı pullu kıyafetlerle bir yürüyüşü vardı."

Alman Usulü:  

Toplu halde gidilen bir yerde herkesin kendi giderini kendi ödemesi ya da gidere herkesin eşit olarak katılması yöntemi. "Geçen gece kızlarla yemeğe gittiğimizde alman usulü yapmıştık."

WhatsApp