D E N E M E    


Bir Deyim Öğrenelim!

Çiçeği Burnunda, Çamuru Karnında:

Yeni koparılmış, çok taze sebze veya meyve, çamuru karnında, çiçeği burnunda. "Köşedeki manavı tavsiye ederim, çiçeği burnunda, çamuru karnında ürünler satıyor. "

DEYİM ARAMA


     
Sende Yolla Hata Bildir!



DEYİMLER SÖZLÜĞÜ




Alın Derisi Değil, Davul Derisi:  

Öyle arsız ki yüzünde hiçbir utanma belirtisi görülmez.

Alın Teri:  

Emek. "Hiç alın teri tüketmeden bu sınavı kazanamazsın."

Alın Teri Dökmek:  

Zahmetli iş görüp çok emek vermek. ”Alın teri dökmeyenler, emeğin ne olduğunu bilemezler.”

Alın Teri İle Para Kazanmak:  

Hak ederek, çalışarak, emek sarf ederek para kazanmak. "Biz alın teriyle para kazanmak için akşam kadar çalışıyoruz."

Alın Teriyle Kazanmak:  

Hak ederek, çalışarak, emek sarf ederek kazanmak. "Biz hayatımızı alın teriyle kazanan insanlarız."

Alın Yazısı:  

Kader, talih, yazgı. "Ne güzel alın yazısı varmış çocuğun, bu yaşta müdür oldu."

Alında Yazılmış Olmak:  

Bir olayın başına gelmesini Allah'ın buyurmuş olduğuna inanmak. "Alında yazılmış şeyi ne yapsan engelleyemezsin."

Alınmak:  

İncinmek, kırılmak. "Bu sözüne çok alınmış." Deyim değildir.

Alınmaz Kale:  

En değerli, en kıymetli, en güvenilir dayanak noktası. "Alınmaz kale dediler ama bu seçimi kazanamadılar."

Alıp Başını Gitmek:  

Nereye gideceğini bildirmeden, izin almadan gitmek, başını alıp gitmek. "İçine düştüğü sıkıntıdan kurtulamayan adam alıp başını gitti."

Alıp Satmaz Görünmek:  

İlgisiz görünmek veya davranmak.

Alıp Sattığı Olmamak:  

Hiç ilgisi bulunmamak.

Alıp Vereceği Olmamak:  

Bir kimseyle hiçbir ilişkisi olmamak. "Onun gibi dalavereci biriyle senin bir alıp vereceğin olamaz."

Alıp Veremediği Olmamak:  

Düşman olarak görmemek. Bir problemi olmamak.

Alıp Verememek:  

Anlaşamamak, çekememek, geçinememek "Benimle alıp veremediğin nedir?" , "Hilal'in İclal'le alıp veremediği bir şey mi var?"

Alıp Vermek:  

1- Kalp çarpıntısı geçirmek 2- Herhangi bir konu üzerinde yoğun olarak düşünmek.

Alıp Yatırmak:  

Birdenbire kaçıp gitmek. "Çocuk, bekçiyi görünce aldı yatırdı."

Alıp Yürümek:  

Kısa zamanda çok yol almak, çok ilerleme göstermek. İşinde hızla büyümek. "O mu? Alıp yürüdü, yeni bir fabrika daha açtı."

Alır Almaz:  

Hiç beklemeden, hemen, derhal. "Haberi alır almaz sana koştum."

Alırsın Abara Abara, Gidersin Kabara Kabara:  

Her yapılanın bedelini ödemek gerektiğini anlatmak için söylenir. Bir kimsenin yaptıklarının karşılığını, cevabını, dersini aldığını anlatmak için kullanılır.

Alışkanlığından Kopamamak:  

Belli bir huydan vazgeçememek, alışıklığı bırakamamak. "Eski alışkanlığından kopamadığı için tüplü televizyon kullanıyor."

Alışkanlıktan Kopamamak:  

Belli bir huydan vazgeçememek, alışıklığı bırakamamak. "Alışkanlıktan kopamadıkları için tüplü televizyon kullanıyorlar."

Alışveriş Yapmak:  

Alım satım işini gerçekleştirmek. "Annesiyle alışveriş yapmaya gittiler."

Alışverişe Çıkmak:  

Alım satım işi için çarşıya gitmek. "Çocuğun ihtiyaçları için alışverişe çıkmışlar."

Alışverişi Kesmek:  

Bir kimseyle ilgisi kalmamak, artık görüşmemek. "Beni kızdırdığı için onunla alışverişi kestim."

Ali`nin Külâhını Veli`ye, Veli`nin Külâhını Ali`ye Giydirmek:  

Kendi sermayesi olmadığı hâlde, birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek.

Alkış Almak:  

Çok beğenilmek. "Seslendirdiği şarkılar, salondan büyük alkış aldı."

Alkış Kopmak:  

Birdenbire güçlü bir biçimde el çırpılmak. "İsmi okunduğunda, salonda bir alkış koptu."

Alkış Okumak:  

1- Topluca el çırparak yüksek sesle "yaşa, var ol" vb. sözler söyleyerek birini alkışlamak. "Ünlü şarkıcı sahneye çıkınca, tüm seyirciler alkış okumaya başladı." 2- Taraftar olmak, belli bir görüşten yana olmak. "Bu iş için sana alkış okuyanları da biliyorum."

Alkış Toplamak:  

Çok alkışlanmak. "Bazı sanatçılarda, alkış toplama takıntısı var."

Alkış Tufanı:  

Çok bol, sürekli ve etkileyici alkış. "Salonda bir alkış tufanı ki sormayın."

Alkış Tufanı Kopmak:  

Sürekli ve coşkun alkış başlamak. "Şampiyonluk kupası havaya kalktığında, tüm statta bir alkış tufanı koptu."

Alkış Tutmak:  

1- Topluca el çırparak yüksek sesle "yaşa, var ol" vb. sözler söyleyerek birini alkışlamak. "Ünlü şarkıcı sahneye çıkınca, tüm seyirciler alkış tutmaya başladı." 2- Taraftar olmak, belli bir görüşten yana olmak. "Bu iş için sana alkış tutanları da biliyorum."

Alkol Almak:  

Alkollü içki içmek. "Hastalığına rağmen alkol almaya devam ediyordu."

Alkol Duvarını Aşmak:  

Çok sarhoş olmak. "Bugün alkol duvarını aşmak istemiyordu."

Allah "yürü ya kulum" Demiş:  

Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir. ”Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter.”

Allah Acınızı Göstermesin:  

Allah sizleri kazadan beladan korusun. "Allah acınızı göstermesin güzel evlatlarım."

Allah Acısını Göstermesin:  

Çok sevilen biri için "ölmesin, yaşasın, üzücü şeyler yaşamasın" anlamında iyi dilek sözü. "Biricik kızımı çok severim, Allah acısını göstermesin."

Allah Acısını Unutturmasın:  

Tanrı bu acıyı bile unutturacak daha büyük bir acı vermesin.

Allah Adamı:  

Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse. ”Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin.”

Allah Akıl Fikir Versin:  

Yapılan akılsızca davranışları belirtmek için kullanılır. "Bu saatte dışarı çıkılır mı? Allah akıl fikir versin."

Allah Akıl Versin:  

Yapılan akılsızca davranışları belirtmek için kullanılır. "Bu saatte dışarı çıkılır mı? Allah akıl versin."

Allah Akıllar Versin:  

Yapılan akılsızca davranışları belirtmek için kullanılır. "Bu saatte dışarı çıkılır mı? Allah akıllar versin."

Allah Allah:  

Daha çok şaşkınlık ve hayret hâllerini anlatır. ”Allah Allah! Nasıl oldu bu iş, aklım almıyor?”

Allah Aratmasın:  

Yakınılacak bir durumda, bir şeyin hiç bulunmaması hâlindeki sıkıntı anında “Allah daha kötüsünü göstermesin” anlamında kullanılır.

Allah Artırsın:  

Allah daha fazlasını versin, anlamında kullanılan bir söz. "Verdiğin para çok işe yaradı, Allah artırsın."

Allah Arttırsın:  

Allah daha fazlasını versin, anlamında kullanılan bir söz. "Verdiğin para çok işe yaradı, Allah arttırsın."

Allah Aşkına:  

Yemin vermek veya yalvarmak için “Allah`ını seversen” anlamında şaşma, usanç bildirir. ”Allah aşkına şu işi bir daha yapma!”

Allah Bağışlasın:  

Allah sevdiklerini kazadan, kötülüklerden korusun, anlamına gelir. "Ne güzel bir çocuk! Allah bağışlasın."

Allah Bahtından Güldürsün:  

Evlenecek kıza mutluluk dilemek için söylenen bir söz. "Allah bahtından güldürsün canım, seni çok özleyeceğiz."

Allah Bana, Ben de Sana:  

"Şimdi sana borcumu ödeyecek durumda değilim, elime para geçerse öderim." anlamında kullanılan bir söz. "Şu anda olanaksız; Allah bana, ben de sana."

Allah Belanı Versin:  

Kötü bir duruma düşmesi istenilen kişiye söylenen ilenme sözü. "Allah belanı versin İrem, başımı belaya soktun."

Allah Belasını Versin:  

Kötü bir duruma düşmesi istenilen kişi için söylenen ilenme sözü. "Sedat'ın Allah belasını versin, başımı belaya soktu."

Allah Bereket Versin:  

Bir kazançtan duyulan hoşnutluğu anlatmak için kullanılan bir söz. "Bu ayın ödemesini de aldık, Allah bereket versin."

Allah Beterinden Esirgesin:  

Allah daha kötü duruma düşürmesin, anlamında kullanılan bir söz. "Allah beterinden esirgesin, buna kaza bile denmez."

Allah Beterinden Korusun:  

Allah daha kötü duruma düşürmesin, anlamında kullanılan bir söz. "Allah beterinden korusun, buna kaza bile denmez."

Allah Beterinden Muhafaza Etsin:  

Allah daha kötü duruma düşürmesin, anlamında kullanılan bir söz. "Allah beterinden muhafaza etsin, buna kaza bile denmez."

Allah Beterinden Saklasın:  

Allah daha kötü duruma düşürmesin, anlamında kullanılan bir söz. "Allah beterinden saklasın, buna kaza bile denmez."

Allah Bilir:  

1- Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.”Allah bilir bu sırrın iç yüzünü. ”2- Bana öyle geliyor ki.”Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk.”

Allah Binbir Bereket Versin:  

Bir kazançtan duyulan hoşnutluğu anlatmak için kullanılan bir söz. "Bu ayın ödemesini de aldık, Allah binbir bereket versin."

Allah Bir:  

Yemin yerine kullanılır. "Allah bir daha geç kalırsam ne istersen yap."

Allah Bir Dediğinden Gayrı Sözüne İnanılmaz:  

Birinin çok yalancı olduğunu anlatmak için söylenir. "Hani parayı bugün getirecekti? Onun Allah bir dediğinden gayrı sözüne inanılmaz zaten."

Allah Bir Dediğinden Öte Sözüne İnanılmaz:  

Birinin çok yalancı olduğunu anlatmak için söylenen bir söz. "Siyasetçi insanın Allah bir dediğinden öte sözüne inanılmaz."

Allah Birini Bin Etsin:  

Allah daha fazlasını versin, anlamında kullanılan bir söz. "Verdiğin para çok işe yaradı, Allah birini bin etsin."

Allah Büyüktür:  

Günün birinde hakkını alacağına, kendine yapılan haksızlıkların düzeleceğine inanmak gerektiğini anlatan bir söz. "Allah büyüktür dostum, o da yaptığının yanlış olduğunu anlayacak."

Allah Canını Alsın:  

Kötü bir duruma düşmesi istenilen kişiye söylenen ilenme sözü. "Allah canını alsın İsmet, başımı belaya soktun."

Allah Cezanı Vermesin:  

Yarı şaka, yarı şaşma yollu bazen de öfke ile söylenen ilenme sözü. "Allah cezanı vermesin Bahtiyar, ödümü kopardın."

Allah Cezanı Versin:  

Yarı şaka, yarı şaşma yollu bazen de öfke ile söylenen ilenme sözü. "Allah cezanı versin şoför, bir saattir soğukta bekletiyorsun."

Allah Cezasını Vermesin:  

Yarı şaka, yarı şaşma yollu bazen de öfke ile söylenen ilenme sözü. "Allah cezasını vermesin, bir saattir soğukta bekletiyor beni."

Allah Cezasını Versin:  

Yarı şaka, yarı şaşma yollu bazen de öfke ile söylenen ilenme sözü. "Allah cezasını versin, bir saattir soğukta bekletiyor beni."

Allah Derim:  

Yapılan bir iş için sorulan "Ne dersin?" sorusuna karşı "Söyleyecek başka söz bulamıyorum." anlamında kullanılan bir söz. "Evin boya işi bitmiş bak, ne dersin? - Allah derim"

Allah Dert Verip Derman Aratmasın:  

Allah sağlık sorunu verip de tedavi için doktor, şifa için ilaç aratmasın. "Allah dert verip derman aratmasın da geçinmek kolay değil."

Allah Devlete Millete Zeval Vermesin:  

Allah devlet ve milleti gelecek her türlü kötülüklerden korusun, anlamında. "Özgürlük gibisi yok, Allah devlete millete zeval vermesin."

Allah Dirlik Düzenlik Versin:  

Allah aile huzuru versin, anlamında kullanılan bir söz. "Allah dirlik düzenlik versin, hayırlı geceler."

Allah Dört Gözden Ayırmasın:  

Allah (çocuğu) yetim veya öksüz bırakmasın anlamında bir iyi dilek sözü.

Allah Düşmanıma Vermesin:  

Anlatılan bir kötülüğün büyüklüğünü belirtmek için söylenir. "Çok kötü bir hastalık, anlattık şükür. Allah düşmanıma vermesin."

Allah Ecir Sabır Versin:  

Başsağlığı dileği sırasında söylenir.

Allah Eksik Etmesin:  

Birinin yaptığı bir hizmet anılırken onun hakkında teşekkür yollu söylenir.

Allah Eksikliğini Göstermesin:  

1- Çok gerekli olan bir şeyin kusuru anlatılırken, nasıl olursa olsun onun varlığına şükredildiğini anlatır. "Arada kavga da etsek iyiyiz, Allah eksikliğini göstermesin." 2- Bir şeyin veya kişinin varlığından duyulan memnuniyeti, yokluğunun yaşanmaması için de duayı ifade eder. "Kendisi çok efendi bir insan, Allah eksikliğini göstermesin."

Allah Emeklerini Eline Vermesin:  

Allah emeklerini boşa çıkarmasın. "Bir yıldan beri çok sıkı çalıştın, Allah emeklerini eline vermesin."

Allah Esirgesin:  

"Allah korusun! Allah kötü durumla karşılaştırmasın!" Anlamında kullanılır. "Allah esirgesin kardeşim, yolun açık olsun."

Allah Etmesin:  

Olması arzu edilmeyen bir olaydan söz edilirken söylenir.

Allah Evi:  

Tapınak, cami, mescit. "Allah evinde bari siyaset yapmayı bırakın."

Allah Gecinden Versin:  

Ölüm için "mümkün olduğunca geç gelsin" anlamında kullanılır. "Görmeyeli çok yaşlanmış. Allah gecinden versin."

Allah Göstermesin:  

Allah kötü bir durumla karşı karşıya bırakmasın, anlamında kullanılır. "Allah göstermesin, bir deprem olursa işimiz çok zor."

Allah Hakkı İçin:  

Doğruyu söylemesi istenen kimseye verilen söz.

Allah Halil İbrahim Bereketi Versin:  

Allah çok versin, bereket versin, anlamında kullanılır. "Allah Halil İbrahim bereketi versin, ellerinize sağlık."

Allah Hayırlı Etsin:  

Genellikle bir olay başlangıcında "Allah uğurlu etsin" anlamında kullanılır. "Satışlara başlamışsınız, Allah hayırlı etsin."

Allah Herkesin Gönlüne Göre Versin:  

Allah herkese içinden geçirdiği iyiliğe veya kötülüğü göre karşılık versin, anlamında kullanılır. "Son sözüm Allah herkesin gönlüne göre versin."

Allah Hoşnut Olsun:  

Bir kimsenin, kendisine iyiliği dokunan biri için kullandığı bir iyi dilek sözü. "Allah hoşnut olsun, yolunuz açık olsun."

Allah İçin:  

Gerçekten, doğrusu. "Allah için iyi bir adam."

Allah İki İyilikten Birini Versin:  

Ağır hasta için, ya ölsün kurtulsun ya iyi olsun, anlamında kullanılır. "Allah iki iyilikten birini versin, çok zor günler geçiriyor."

Allah İnandırsın:  

İnanılması pek kolay olmayan bir şey anlatılırken yemin yerine söylenir. "Allah inandırsın, ağzımı açıp tek kelime söylemedim."

Allah İndinde Zayi Olmamak:  

Allah nazarında makbul sayılmak.

Allah İyiliğini Versin:  

Hoşa gitmeyen bir davranış karşısında hoşgörü ile söylenen bir söz. "Allah iyiliğini versin Yasemin, sabah sabah panik yaptırdın bana."

Allah Kabul Etsin:  

Sevap sayılan bir iş yapıldığı zaman söylenir. "Allah kabul etsin, kurbanımızı da kestik geldik."

Allah Kahretsin:  

Allah cezalandırsın, anlamında kullanılan bir ilenme sözü. "Allah kahretsin İsmet, güzelim arabayı mahvetmişsin."

Allah Kavuştursun:  

Yakını ayrılan kimselere, yeniden bir arada olmaları dileğini belirtmek için kullanılır. "Allah kavuştursun. Ne zaman gitti?"

Allah Kazadan Beladan Korusun:  

Allah'ın insanı çeşitli kötülüklerden koruması dileğiyle söylenen söz. "Allah kazadan beladan korusun, kendinize iyi bakın."

Allah Kazadan Beladan Saklasın:  

Allah'ın insanı çeşitli kötülüklerden koruması dileğiyle söylenen söz. "Allah kazadan beladan saklasın, kendinize iyi bakın."

WhatsApp