D E N E M E    


Bir Atasözü Öğrenelim!

Sükût İkrardan Gelir:

(Türk) Susmak kabul etmek demektir. Bir kişi, kendisine yapılan suçlamalara karşı itiraz etmiyor, kendisine yapılan tekliflere ses çıkarmıyorsa, bu “evet, kabul ettim” demek anlamına gelir. Zıtanlamlısı:: Söz Gümüşse Sükut Altındır

ATASÖZÜ ARAMA


       
Sende Yolla Hata Bildir!



ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ




Sıçanın İçinden Bağırsakları Çıkarılmadıkça, Sıçan İyi Pişmez:  

(Afrika)

Sık gidersen dostuna, yatar arka üstüne:  

(Türk) Bir insanın gideceği kişi dostu da olsa, akrabası da olsa yapacağı bu ziyareti çok fazla abartmamalıdır. Eğer bir kişinin evine sık sık gidilirse bu durum o kişiyi rahatsız eder, sizden bıkar ve istediğiniz ilgiyi bu yüzden size gösteremez. Yapılacak ziyaretler kararında olmalıdır ki, gidilecek kişi kendine zaman ayırabilsin.

Şık Şık (Çık Çık) Eden Nalçadır, İş Bitiren Akçadır :  

(Türk) Değerli bir nesneye benzeyen bir şey, onun yerini tutamaz. Örneğin ayakkabının altına çakılan demirde maden para gibi "şık şık!" diye ses çıkarır; ama onun gibi iş bitirmez.

Silahsız Adam Donsuz Kadın Gibidir:  

(Arnavut)

Şimşeği Görülen Buluttan Korkulmaz:  

(Türk) Bir tehlikenin geleceğini önceden haber alırsak veya birinin bir kötülük yapacağını hal ve tavırlarından anlarsak eğer kendimizi korumak için önlemimizi önceden alırız. Bu yüzden bilinen tehlikelerden pek fazla korkmamıza gerek kalmaz.

Şimşek Çakmadan Gök Gürlemez:  

(Türk) Kimi önemli olaylar meydana gelmeden, bir gürültü kopmadan önce bazı belirtileri görülür.

Sınanmışı Sınamak Ahmaklıktır:  

(Türk) Daha önceden sınanmış, beceriksizliği ve başarısızlığı herkes tarafından bilinen bir insanı, bir kez daha deneyerek sınamak aptallıktır. Çünkü bazı insanların huyları ne yapılırsa yapılsın değiştirilemez.

Sinek Küçüktür Ama Mide Bulandırır:  

(Türk) Önemsiz, küçük gibi görünse de, kötü ve olumsuz bir şey insan üzerinde iyi bir etki bırakmaz.

Sinek Pekmezciyi Tanır:  

(Türk) Çıkarını kollayan, kendini düşünen, işinin ehli olan kimse, kimden yararlanacağını iyi bilir.

Sır Dolu Kalp Zindan, Kalbin Sahibi Gardiyandır:  

(Amerikan)

Sır, Saklarsan Esirin, Kaybedersen Efendindir:  

(Arap)

Sırça Köşkte Oturan, Komşusuna Taş Atmamalıdır :  

(Türk) Çevresindeki kişilerin küçük bir saldırısıyla büyük zarara uğrayacak kişi, düşmanlık yaratacak davranışlarda bulunmaktan kaçınmalıdır.

Sırça Köşkte Oturan, Taş Atmaktan Çekinmelidir:  

(İngiliz)

Sirkeyi, Sarımsağı Düşünen (Hesaplayan) Paçayı Yiyemez:  

(Türk) İyi olacak bir duruma katışık olarak gelen kötü durumlar erdemli insanları bu amaçlarından esirgeyemez. Dünya durumunda her iyi isteğin içinde veya bedelinde kötü şeylerde yatar. "Vermeden alınmaz" deyiminde olduğu gibi; bu küçük giderleri hesaplamamalı, asıl durumun bütünlüğü ve hoşnutluğundan faydalanmalıyız.

Sis Yelpaze İle Dağıtılmaz:  

(Japon)

Sitte-i Sevir, Her Saati Bir Devir:  

(Türk) Nisan ayının son günlerinin her saati değişiklik gösterir ve hava dengesiz olur.

Sitte-i Sevir, Kapıyı Çevirir:  

(Türk) Sitte-i Sevir'de yani nisanın son günlerinde hava çok kötü ve fırtınalı olduğu için önlem alınmalıdır. Hatta mümkünse dışarı çıkılmamalıdır.

Siyah İnekten Beyaz Süt Sağılır:  

(Türk) Dış görünüşe aldanarak insanları değerlendirmek doğru değildir. Çünkü işe yaramaz, beğenilmez görünen öyle işe yarar ve değerli insanlar vardır ki daha sonradan kötü düşündüğümüz için pişman oluruz. İnsanların değerleri ancak; bilgi, beceri ve davranışlarına bakılarak anlaşılır.

Sofu Soğan Yemez, Bulunca Sapını Komaz:  

(Türk) Hoşa gitmeyen işlere iltifat etmezmiş gibi görünen öyle kimseler vardır ki bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar.

Sofu Soğan Yemez, Yiyince de Kabuğunu Bile Bırakmaz:  

(Kırgız)

Soğanın Acısını Yiyen Bilmez Doğrayan Bilir:  

(Türk) Bir işteki güçlüğü, çekilen sıkıntıyı, o işin içinde olanlar, o işi başarmaya çalışanlar bilir; işin sadece sonucundan yararlananlar ise bundan habersizdirler.

Soğuk, ''Kırk Kat Keçe, Ben Ondan Geçe; Bir Kat Deri, Ben Ondan Geri'' Demiş:  

(Türk) Deri, su geçirmezdir ve insanı soğuktan korur. Fakat keçe yün olduğu için kat kat da giyilse hem su çeker hem de soğuk tutar. Bunun gibi veya önlem alınması gereken başka durumlarda zarara uğramamak için tedbiri elden bırakmamak gerekir.

Şöhret Afettir:  

(Türk) Herkesçe bilinme, tanınma ve bir üne kavuşma insanın lehineymiş gibi görünüyorsa da aslında daha çok aleyhinedir. Şöyle ki: Kişi belki şöhreti sayesinde kimi maddî imkânlara kavuşabilir ama kaybettikleri daha fazladır. Çok ünlenmek insanı kibirli yapar, insana ne olduğunu unutturur, yavaş yavaş gerçek dostlarını kaybeder. Herkesin dikkati üzerinde olduğu için doğal ve özgür bir şekilde yaşayamaz, aşırı ilgiler onu sürekli rahatsız eder, dolaylı olarak kimi istekler ve baskılarla karşılaşır, bütün bunlar onu sıkıntıya ve bunalıma sürükler, huzuru kalmaz, sunî bir hayatın esiri olur.

Şöhret Kabiliyetin Gölgesidir:  

(İngiliz)

Sokma Akıl, Sekiz Adım Gider:  

(Türk) İnsan, bir iş yaparken başkasının verdiği akılla beceri sağlayamaz. Yalnızca insanlara akıl danışabilir. Onun haricinde herkes bir iş yaparken veya belirli bir karar verecekken kendi aklıyla hareket etmelidir. Sonuç olarak başkalarından akıl alınması geçicidir, kişi elbet kendi aklıyla baş başa kalacaktır

Şom Olandan Yine Şom Doğar:  

Bir insan uğursuz ise, dünyaya gelecek çocukları da uğursuz olur. Zaten çocukların özelliklerinin ebeveynlerine benzemesi gayet doğaldır.

Son Gülen İyi Güler:  

(Türk) Bir işin başında yada ortasında yaşanan sevinçlerin geçici olduğu çoğu zaman anlaşılır. Bir işin üzünülecek ve sevinilecek aşamaları sona ermiş ve o iş başarılmışsa, asıl sevinç o zaman yaşanır. Bu durumda çekilen bütün sıkıntılar ve yaşanan üzüntüler unutulur.

Son Pişmanlık Fayda Vermez:  

(Türk) İş işten geçtikten sonra pişman olmanın bir yararı yoktur. Önemli olan bir zarara uğramadan önce, yapılacak işe iyi düşünerek, tedbir alarak girmek ve kötü bir sonla karşılaşmamaya çalışmaktır.

Sona Kalan Dona Kalır:  

(Türk) Bir işin yapılmasında geç kalan, zamanını kullanamayan kimse istediği şeyi elde edemez.

Sonradan Gelen Devlet, Devlet Değildir:  

(Türk) Kişi yaşlandıktan sonra gelen zenginlik işe yaramaz. Çünkü zengin, varlıklı olmanın tadı ancak gençlikte çıkarılır.

Sonradan Görme Kuldan, Buluttan Çıkma Günden Korkulur:  

(Türk) Dünya halinde bazı kendini bilmez kişiler etrafındaki maddi, manevi çıkar güdecekleri durumu daha önce hiç görmemiş yada yaşamamış gibi düşünerek hareket ederler. Bu durum çevresindeki insanları rahatsız eder. Görmemiş davranan insanlara karşı tedbirli olmalı, bizleri sürükleyeceği kötü durumları unutmamalıyız.

Sor 100 Kişiye Yap Bildiğince:  

(Arnavut)

Sora Sora Bağdat Bulunur:  

(Türk) İnsan sora sora bilmediği işleri ve çok uzak yerleri bile öğrenip bulabilir.

Soran Yanılmamış:  

(Türk) İnsanoğlu her şeyi bilemez. Pek çok bilgiye sahip olan kimsenin bile bilmediği pek çok şey vardır. Bu sebeple bir işe girişmeden önce, yanılgıya düşmemek ve yanlışa sapmamak için o iş konusunda birilerine soru sormak, onlardan bilgi almak son derece gereklidir.

Sorma İle İnsan Tanrı'nın Evine Kadar Gider:  

(Kürt)

Sorma İle İnsan Tanrının Evine Kadar Gider:  

(Zazaca)

Sorma Kişinin Aslını, Sohbetinden Bellidir:  

(Türk) Bir kişinin kim olduğunu, soyunu sopunu öğrenmenin bir gereği yoktur. Onu tanımak, karakteri hakkında bilgi edinmek istiyorsan konuşmasına, fikirlerine, inançlarına, hâl ve hareketlerine bak; bu sana yeterli ipuçlarını verir.

Sormak Ayıp Değil, Sormamak (Bilmemek) Ayıp :  

(Türk) Kişiler meslekleri ve yaşantılarının dışında kalan olayları elbette yaşamadan bilemezler. Ancak bir bilene sormadan da ilerlemek yanlış olur. Bizi zor durumda bırakan olaylara karşı inatçı olmamalı, bir bilene danışarak durumun gidişatını öğrenmeli, onun hakkında fikir almalıyız. Bilmeden ilerleyeceğimiz yolda çevremizdekilere zarar verebileceğimiz gibi, kendimizinde zamanını boşa harcamış olabilir, kötü durumlar ortaya çıkarabiliriz. Bu sebeple bilene danışmalı, konuya hakim olmalıyız.

Soy Asma, Soyuna Çeker:  

(Türk) Kişinin aile soyu, asil ve temizse eğer o kişi de aynı ailesinin özelliklerini taşıyarak soylu ve iyi olur. Ayrıca soylu kişiler, kendilerini her yerde belli ederler.

Soydur Çeker:  

(Türk) Bütün canlılar, ailesinden aldığı genetik özellikleri taşır. Bu yüzden de iyi soydan gelen, iyi olur; kötü soydan gelen de kötü olur. Her kişi az veya çok kendi soyunun özelliklerini kapar.

Söylemek Zarardır, Yapmak Kâr:  

(Kürt)

Söylenmeyen Şey Duyulmaz:  

(Çerkez)

Söyleyenden Dinleyen Arif Gerek:  

(Türk) 1- Çok söz söylemek yerine çok dinlemek daha iyidir. Çünkü öğrenmenin en önemli yollarından biri de dinlemektir. Ayrıca çok konuşanın çok hata yaptığı da ortadadır. 2- Kimi konuşmacılar üstü kapalı, sanatlı ve derin anlamlı konuşurlar. Bu durumda söylenenlerin anlaşılması, dinleyenin bilgi ve anlayış yeteneğine bağlı kalır. Dinleyen, ne denmek istendiğini çaba göstererek anlamalıdır.

Söyleyene Bakma, Söyletene Bak:  

(Türk) Kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri, iyi veya kötü sözlerin bir sebebi vardır. Genellikle iyi bir insana karşı iyi, kötü bir insana karşı da kötü sözler sarf edilir. Bu durumda da söyleyen değil söyleten önemlidir.

Söz Ağızdan Çıkar:  

(Türk) Faziletli, dürüst, ahlâklı ve mert kişi ağzından çıkan sözü bilir; ona bağlı kalır, verdiği sözden dönmez ve onun gereğini yerine getirir.

Söz Biliyorsan Söyle, İnansınlar; Bilmiyorsan Söyleme, Seni Bir Adam Sansınlar:  

(Türk) İnsanın bildiği şeyler hakkında konuşması gayet doğal bir davranıştır. Hatta diğer insanların yararlanması için, kişi bildiği bir şey varsa onlara söylemeli ve onlarla paylaşmalıdır. Fakat bir kimsenin bilmediği bir şey hakkında yorum yapması saçma olduğundan, o konu hakkında konuşmamalıdır.

Söz Dediğin Yaş Deridir, Nereye Çekersen Oraya Gider:  

(Türk) Bazı sözler ya da sözcükler birden fazla anlam ifade edebilir. Bu yüzden dinleyici kişiler, karşısındaki kişinin söylediklerini istedikleri gibi anlayabilirler. Kişi söylenen sözü nereye çekerse kendisi için o şekilde anlam ifade eder.

Söz Gümüşse Sükut Altındır:  

(Türk) Konuşmak her ne kadar iyiyse de, susmak bazen konuşmaktan daha iyi sonuç verir. Öyle ki, hiç ummadığı zamanda bile kişinin sarf ettiği sözler başına iş açabilir; onu zor duruma sokabilir. Zıtanlamlısı:: Sükut İkrardan Gelir

Söz Kalpten Çıkarsa Kalbe Kadar Gider, Dilden Çıkarsa Kulağı Aşamaz:  

(Arap)

Söz Uçar, Yazı Kalır:  

(Latin)

Söz Var Dağa Çıkarır, Söz Var Dağdan İndirir :  

(Türk) Karşımızdaki kişilere söylediğimiz bazı sözler bize suç işlettirebilir. Eğer bir kişiye karşı kırıcı ve ölçüsüz söyler sarf ediyorsak, bu durum kişinin sinirlenip karşı çıkmasına sebep olur. Bu gibi zamanlarda yumuşak ve gönül alıcı sözlerle kişinin yatıştırılması gerekir.

Söz Var İş Bitirir, Söz Var Baş Yitirir:  

(Türk) Sözün insan üzerindeki etkisi tartışılmaz. İyi, güzel, akıllıca ve yerinde söylenmiş sözler çoklukla insanlar üzerinde olumlu etkiler bırakır; inandırıcı, kabullendirici, yumuşatıcı bir rol oynayarak rayından çıkmak üzere olan işleri bir düzene sokar. Bunun yanında, kimi kırıcı, kaba, sert, düşünülmeden söylenmiş, ölçüsüz sözler de kimi tepkilere yol açar; anlaşmazlıklara, kavgalara sebep olur; işler çıkmaza girer, giderek büyür ve kimilerinin ölümüne bile sebep olur.

Söz Verme, Verdinse Dönme:  

(Türk) Bizden istenilen birşeyi yapıp yapamayacağımızı iyi düşünmeliyiz. Bir konu hakkında kendimize güvenmezsek kimseye bu konuda söz vermemeliyiz. Ama söz verdikse, ne yapıp yapıp onu yerine getirmeliyiz.

Sözü Söyle Alana, Kulağında Kalana:  

(Türk) Kişi, biriyle iletişim halindeyken o kişi karşısındakini dinliyorsa eğer ona söz söylemeli ve öğüt vermelidir. Onun haricinde bizi dinlemeyen, söylediklerimiz bir kulağından girip öteki kulağından çıkan kişilere herhangi bir söz söylemek ve nefesimizi tüketmek gereksizdir.

Sözünü Bil, Pişir; Ağzında Der, Devşir:  

(Türk) Söyleyeceği sözün ne anlam taşıdığını, ne gibi sonuçlara yol açacağını düşünmeli; derleyip toparlamalı, ondan sonra söylemelidir insan. Eğer söz ağza geldiği gibi, bir tartıdan geçirilmeden söylenirse insanın başına umulmadık dertler açabilir.

Su Akacağı Yolu Kendi Bulur, Sen Gideceğin:  

(Çerkez)

Su Akarken Testiyi Doldurmalı:  

(Türk) İnsan eline geçen fırsatları değerlendirmeli, karşısına çıkan imkânlardan yararlanmasını bilmeli, mümkün olduğunca mal-mülk edinmeli, geleceğini güvence altına almalıdır. Çünkü her zaman uygun bir fırsat yakalaması mümkün olmayacaktır.

Su Aktığı Yere Yine Akar:  

(Türk) Kişinin başına daha önceden güzel bir olay gelmişse, iyi bir durumla karşılaşmışsa veya bir şeyden faydalanmışsa, o kişi bu durumlarla tekrar karşılaşabilir. Bu yüzden hiçbir zaman insan umudunu yitirmemeli ve buna inanmalıdır.

Su Başından Kesilir:  

(Türk) Her sorunun bir nedeni vardır. Bu neden bulunmadıkça çözüm üretilemez. Sorunun kökenine inip, kökenindeki nedene göre çözümü bulmalıyız. Aksi takdirde içinden çıkılamayacak hal almaya başlar.

Su Bulanmayınca Durulmaz:  

(Türk) Kimi iş, konu, olay ya da durumlar pek çok tartışma, çekişme ve mücadeleden sonra aydınlığa kavuşur. Hemen herkes niyetini açığa vurur, fikrini söyler, söylenmedik bir şey kalmaz, sonunda mesele çözülür ve iş yoluna girer.

Su Bulununca (Görülünce) Teyemmüm Bozulur:  

(Türk) Bir zorunluk dolayısıyla yapılmakta olan bir işin, bu zorunluk ortadan kalkınca gereği gibi yapılmak için yeni baştan ele alınması gerekir. Bir başka deyişle, işimizde kullanacağımız asıl şey elimize geçince, daha önce onun yerine koyduğumuz benzerinin bir hükmü ya da değeri kalmaz.

Şu Dünyanın Bin Bir Türlü Hali Var:  

(Türk) İnsanlar bu hayatta ne ile karşılaşacaklarını bilmeden yaşantılarını idame ettirirler. Ummadıkları anda çok sevindirici bir haber alabilir, yine ummadıklarını anda hayatlarını karartacak haberler alarak herşeyden nefret edebilirler. Kişiler ihtiyacı olmadığı halde birşeylerin sahibi olabileceği gibi, çözümsüz problemler ile de karşılabilir. Kısaca bu dünyanın bin bir türlü hali vardır.

Su İçene Yılan Bile Dokunmaz:  

(Türk) Yemek, içmek ve uyumak insanların en masum ve ortak gereksinimleridir. İnsan bu ihtiyaçlarını giderirken - kim olursa olsun - masumdur. Bundan dolayı su içen kimseye düşmanımız bile olsa dokunmamalıyız.

Su İçtiğin Kuyuya Tükürme:  

(Kırgız)

Su İçtiğinde, Kaynağı Hatırla:  

(Arnavut)

Su Küçüğün, Söz (Sofra) Büyüğün:  

(Türk) Öncelikle büyükler sayılmalı, küçükler de korunmalıdır. Geleneklerimiz ve dinimiz, korunmada önceliği çocuğa vermiştir; çünkü çocuk daha güçsüz ve dayanıksızdır. Saygıda ise önceliği büyüklere vermiştir, çünkü çocuğun bütün ihtiyaçlarını karşılayan odur.

Su Testisi Su Yolunda Kırılır:  

(Türk) Bir kişi amaç edindiği işte veya ülküde, tuttuğu yolda çeşitli engellerle karşılaşır; kazaya uğrar, zarar görür, hatta ölür de.

Su Uyur, Düşman Uyumaz:  

(Türk) Kimi akar sular vardır ki sanki akmıyormuş, durgunmuş gibi görünür. Buna asla kanmamak gerekir. Çünkü durgun akan sular daha ziyade tehlikeli olanlardır, asıl akış ve hareket diptedir. Düşman ise bundan daha tehlikelidir. Ona karşı her zaman çok dikkatli ve uyanık davranmak gerekir. Çünkü ne zaman harekete geçeceği, ne yapacağı belli olmaz. Unutulmamalıdır ki, düşman fırsat düşkünüdür, fırsatı kollar.

Su Yatağını Bulur:  

(Türk) Su, kendi yatağını kendi yapar. Bunun gibi azimli, istekli ve zorluklara her zaman göğüs geren insanlar; her daim imkanlarını gerçekleştirmek ve isteklerini başarmak için ne yapıp eder bir yolunu bulurlar.

Şubatın Sonundan, Martın Onundan Kork:  

(Türk) Hemen hemen her yıl şubatın son günlerinde ve martın onunda havalar çok soğuk ve aşırı rüzgarlı olur. Bu nedenle hava şartlarına göre önlemimizi önceden almamız gerekir.

Suç Ardında Suböceği Gibi İz Bırakır. Salyangoz Gibi Gümüş Leke Bırakır. At Mangosu Gibi Koku Bırakırl:  

(Malavi)

Suçu Gelin Etmişler, Kimse Güvey Olmamış (Girmemiş):  

(Türk) Suç, sevimli de görünse, en güzel kılıklara da girse kimse o suçu kabul etmek istemez.

Sudaki Söğüt, Bedendeki Kalp Çürümez:  

(Çerkez)

Sükût İkrardan Gelir:  

(Türk) Susmak kabul etmek demektir. Bir kişi, kendisine yapılan suçlamalara karşı itiraz etmiyor, kendisine yapılan tekliflere ses çıkarmıyorsa, bu “evet, kabul ettim” demek anlamına gelir. Zıtanlamlısı:: Söz Gümüşse Sükut Altındır

Sular Yükseldikce Balıklar Karıncaları Yer, Sular Çekildikce de Karıncalar Balıkları Yer. Kimse Bugünkü Üstünlüğüne Gücüne Güvenmemeli... Çünkü Kimin, Kimi Yiyeceğine Suyun Akışı Karar Verir:  

(Afrika)

Şüphe, İnsanı Rahat Koymaz; Ama Çok Tehlikeden Korur:  

(Türk) Şüpheye düşen insan, sürekli diken üstünde, rahatsız ve huzursuz olur. Ancak şüphenin vermiş olduğu dikkatle kendini tehlikelerden ve kötü olaylardan koruyabilir. Bu yüzden şüphe bazen insanın yararına olur.

Sür Git Dememişler, Gör Geç Demişler :  

(Türk) Bir durumdan hoşnut kalmadığımız zaman veya bir şeyi beğenmediğimiz zaman, bu durumu uzatmak ve anlaşmazlık konusu yapıp kavgaya tutuşmak doğru bir hareket değildir. Bazen bu gibi durumlarda önemli olan tartışma yaratmak değil, yapılanları hoş görmek ve çözüm üretici olmaktır.

Sürahi Kulpu Kopana Kadar Suyu Taşır:  

(Polonya)

Şuraya Çık, İstanbul'u Gör:  

(Arnavut) (İmkansız bir şey için insana "dirseğime çık İstanbul'u gör" derler)

Sürekli Damla Taşı Deler:  

(Alman)

Süreklilik Göstererek Akan Su Kir Tutmaz:  

(Zazaca)

Sürüden Ayrılanı (Ayrılan Kuzuyu, Koyunu) Kurt Kapar (Yer):  

(Türk) Herkesin tuttuğu yolu bırakıp ayrı bir yol tutturanlar, herkesin yaptığını yapmayanlar, ya da arkadaşlarının yardımıyla yapılan bir işten ayrılanlar büyük zarara uğrarlar.

Süt Taşınca Kepçeye Baha Olmaz:  

(Türk) Yüklendiğimiz bir durumun sonucu kötü olduğunda bunu duruma yardım edenlere maletmemeli, sorunu kendimizde aramalıyız. Eğer konuya hakim tek kişi biz isek veya sırtlandığımız durumun yöneticiliğini yapıyorsak bu işten biz sorumluyuzdur. Kötü sonuçları bize yardım eden insanlara yüklediğimizde, içinden çıkılamaz durumlara girebiliriz. Erdemli insanlar hatalarını görüp düzelten insanlardır.

Sütle Giren Huy, Canla Çıkar:  

(Türk) İnsan, doğduğundan itibaren kişiliğinin oluşumu sırasında bazı huylar edinir. Kişinin bu özellikleri doğduğu andan ölünceye kadar onunla beraber olur. Yani kişi ölene kadar huyundan vazgeçmez.

Sütlüyü Sürüden Çıkarmazlar:  

(Türk) Topluma faydası olan ve bir yerde işe yarayan kişiye herkes her zaman sahip çıkar. Sonuç olarak kimse verim aldığı bir kişiyi dışlamak istemez. Yoksa bu kendi zararına olur.

Sütsüz Koyun Meleğen Olur:  

(Türk) Sütü olmayan koyun sürekli meler ve ses çıkarır. Sütü olan koyun ise sesini çıkarmaz. İnsanlar da genel olarak böyledir. Derdi olan kişi kimi görse dert yakınır ve kendini acındırır. Fakat derdi olmayan, kafası rahat olan kimse sesini fazla çıkarmaz ve işini yapar.

Sütten Ağzı Yanan, Yoğurdu Üfleyerek Yer:  

(Türk) Bir olaydan gerekli dersi alan, zarar gören kimse, ona benzer bir işle karşılaştığında uyanık davranır; tedbirli olur.

Suyu Havana Koy, Döv Döv Yine Su:  

(Türk) İşe yarar ve etkili bir özelliği olmayan kişi yada nesne ile ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın niteliği değiştirilemez. Niteliksiz insan yada nesne ile uğraşmaya değmez.

Suyu Şeffaf Yapan Temizliği, İnsanı Temiz Yapan Namusudur:  

(Azeri)

Suyun Girdabı, İhtiyarın Bedduası Tehlikelidir:  

(Kırgız)

Suyun Yavaş Akanından, Yiğidin Yere Bakanından Kork:  

(Türkmen)

Tabağa Sorarsan Dünyada Fena Koku Olmaz :  

(Türk) Kötü işlerle uğraşmaya alışmış kişiler, diğer yasa dışı kötü olan işlerin hiçbirine kötü iş olarak görmezler. Hepsi onlara normal iş olarak gelir.

Tabak Sevdiği Deriyi Yerden Yere Çarpar:  

(Türk) Kendisinde bir yetenek görülen kimsenin üzerinde daha çok durulur. Onun iyi yetişmesi için sıkı bir eğitim ve çalışma uygulanır.

Tabancanın Dolusu Bir Kişiyi Korkutur, Boşu Kırk Kişiyi:  

(Türk) İnsan gücüyle istediği herkesi korkutur ve korkutmak ceza vermekten daha etkilidir. Kişi dolu tabancasını birine doğrultursa sahibinin başı derde girer ve doğrulttuğu kişi dışındakiler rahatlar. Ancak kişinin belindeki silah birçok kişiyi korkutur, insanlar yanlış yapmaktan çekinir.

Takdirle Yazılan Tedbirle Bozulmaz:  

(Türk) Kişi hayatı için ya da yaptığı işler için ne kadar önlem alırsa alsın başına gelecek olayları değiştirmesi mümkün değildir. Allah'ın kişinin kaderine yazdığı olumlu veya olumsuz şeyler mutlaka yaşanır. Buna çare yoktur.

Talih Bir Defa Güldü mü, Talaşla Beyin Arasında Fark Yoktur:  

(Amerikan)

Talihsizlikler, Meziyetleri İmtihan Eder:  

(Arap)

Tamah Varken Müflis Acından Ölmez:  

(Türk) Bazı insanlarda hırs ve açgözlülük vardır. Bu yüzden kişi iflas etse de veya elinde hiçbir mal da bulunmasa az kazançla memnun kalmaz, hep daha fazlasını ister ve büyük kazanç hayalleri kurar durur.

Tan Gelsin, Hayrı Beraber Gelsin:  

(Türk) Hayatın hiçbir anında ne yaşayacağımızı bilemeyiz; ama hep hayırlı şeyler olmasını umut ederiz. Bu yüzden kişi gün doğarken, güne erkenden çalışmaya başlamalıdır. Bu durum daha hayırlı ve bereketlidir. Çünkü sabah karşılaşacağımız bir sorun olursa çözüm için daha çok vaktimiz olur.

Tan Yeri Ağarınca Hırsızın Gözü Kararır:  

(Türk) Doğru olmayan yollara başvurarak çıkar sağlayan, gizli kapaklı işler çeviren kişi, bu kirli ve karanlık işleri çevirmesine imkân sağlayan şartlar ortadan kalkınca şaşırır; ne yapacağını bilemez olur, iş yapamaz hâle gelir.

WhatsApp