Bir Atasözü Öğrenelim!
Külhancının Beyliği Hamamcılık Demişler:
(Türk) Önemsiz ve bayağı işlerle uğraşan kimseler, işlerinde ne kadar başarı gösterirse göstersinler ancak sadece kendi yaptıkları işin başına geçebilir ve kendi işinde söz sahibi olabilirler.
SON EKLENEN ATASÖZLERİ
*Sağlıklı ve İyi Yaşamanın Sırrı Yarım Yemek, İki Kat Yürümek, Üç Kat Gülmek
ATASÖZÜ ARAMA
Sende Yolla Hata Bildir!ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ
Bahtı Tahta Değişmem:
(Zazaca)
Bahtsızın Bağına, Ya Yağmur Yağar Ya Dolu :
(Türk) Talihsiz ve şanssız bir insanın doğuştan itibaren işleri hep ters gider ve yaptığı işler istediği gibi sonuç vermez. Ne yaparsa yapsınlar hep olumsuz sonuç alırlar. Fakat bu durum onları pes ettirmemeli. Yine de yaptıkları işe devam etmeli ve gerekli sabrı göstermeleri gerekir.
Bak Bana Bir Gözle, Bakayım Sana İki Gözle:
(Türk) İnsanlar birbirleriyle beraber bir şey yaparken birbirlerine karşı samimi ve sıcak davranmak ister. Bir kimse yanındakine ne kadar yakınlık gösterirse, hoş görüyle yaklaşırsa eğer karşısındaki insan da ona aynı şekilde yaklaşır. Ne kadar yakınlık gösterirsen karşından daha çok yakınlık görürsün.
Bakan Göze Bağ Olmaz:
(Türk) İnsan önünde olan şeyleri, yanında yaşanan olayları gözleriyle görür. Kişinin gözü önünde olan birtakım olayları veya nesneleri izlemesi onlara bakması engellenemez ve yasaklanamaz.
Bakan Yemez, Kapan Yer:
(Türk) İstenilen şeyleri bakarak sadece isteyerek elde etmek mümkün değildir. O şeyi istiyorsan harekete geçmeli, onun için bir çaba göstermek gerekir. Ancak bu şekilde elde edilmesi mümkün olur.
Bakarsan Bağ, Bakmazsan Dağ Olur:
(Türk) İster bağ, ister iş yeri, isterse bir eşya olsun, ona gerekli bakımı gösterirsek beklediğimiz faydaya kavuşuruz. Bir bağa bakmaz, onu çapalamaz, budamasını yapmaz, yabancı otlardan temizlemez ve gübrelemezsek bir zaman sonra onu dağa, verimsiz bir yere dönmüş görebiliriz. Bakımı olmayan bir iş yeri, bir eşya için de durum bundan farklı değildir. Bakımdan uzak tutulmuş bir iş yerinde düzen gözetilmezse aksaklıklar giderek büyür, önü alınamaz olur, sonunda iş yeri iflasın eşiğine gelebilir. Bir eşyanın bozuk, kırık, eksik bir yanı yerinde ve zamanında giderilmezse, o eşya bir süre sonra kullanılamayacak hâle gelir. Unutulmamalıdır ki, bakılan ve onarılan şeyler ancak yararlanılacak şeyler olarak ortada kalır.
Bakmakla Usta Olunsa, Köpekler (Kediler) Kasap Olurdu:
(Türk) Öğrenmenin esası denemeye ve yapmaya dayanır. Bir şey, başkasının yaptığı işe bakılarak öğrenilemez. Eğer bilgi ve becerinin de kazanılmasının yapmaya dayandığı düşünülürse, bir işin öğrenilmesinin seyretmeye değil, bizzat denemeye ve o iş üzerinde çalışmaya bağlı olduğu daha açıkça görülür. Ustalık da ancak böyle elde edilir.
Baktın Kar Havası, Eve Gel Kör Olası:
(Türk) Tehlikeli bir durum ile karşılaşıldığında, hızlıca bu tehlikeli ortamdan uzaklaşılmalıdır. Hayatımız boyunca illa ki başımıza bir kez de olsa birtakım kötü olaylar gelebilir. Bu durumları bazen engelleyebiliriz ama bazen de mani olamayız. Kişi hayatını idame ettirirken bir durumla karşı karşıya kaldığında bu durumun tehlikeli olacağını sezebilmeli ve bu olay tehlikeli sonuçlar doğuracaksa hemen oradan uzaklaşmalıdır.
Baktın Yârin Yâr Değil, Terkini Kılmak Az Değil :
(Türk) İnsanlar birbirine karşılıklı sevgi, dürüstlük ve değer verdiği sürece mutlu olurlar. Ama çevrende bulunan insanlar, değer verdiğin dostun, akraban ve hatta eşin bu duygulardan sana karşı uzaklık gösteriyorsa o kişiyle olan ilişkin bitirmek son derece doğaldır, bu utanılacak veya ayıplanacak bir durum değildir.
Bal Bal Demekle Ağız Tatlanmaz:
(Türk) Bir şeyin yalnızca adını etmekle, onun hakkında tatlı sözler söylemekle o şeye kavuşulmaz. Önemli olan gerekli girişimlerde bulunup onu ele geçirmek için uğraş vermektir. Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir. Çoklukla düşünüp taşınmadan, olacakları hesaplamadan işe kalkışan insan, bu ihtiyatsızlığı sebebiyle bir felâkete düştükten sonra aklını başına toplar; kendine gelip uyanır. Ama dövünmesi, çırpınması bir fayda vermez; çünkü iş işten geçmiş olur.
Bal Çalanı Arı Sokar:
(Kürt)
Bal İle Kaymak Yenir, Ama Her Keseye Göre Değil :
(Türk) Herkes hayatı iyi, zenginlik içinde, güzel ve istediği şeylerden yararlanarak yaşamak ister. İstediğini yiyip, istediği kıyafetleri alabilmek ister. Fakat bu kadar rahat bir hayatı parası olan, maddi gücü yerinde olan kişilerin gerçekleştirmesi mümkündür.
Bal Olan Yerde Sinek de Olur:
(Türk) İnsanlar yapısı gereği ve doğal olarak hep güzel işler içinde bulunmayı, güzel işlerin yapıldığı yerde bulunmayı ister. Ama bir toplumda herkesin güzel işler yapması ve başarılı olması mümkün değildir. Tembel ve başarısız insanlar bu güzel şeylerden yararlanmak ve faydalanmak için çıkarcılık yaparak çalışkan ve başarılı insanların yanında bulunur. Güzel olan şeylerden herkes yararlanmak ister ve güzel olanın başına üşüşürler.
Bal Tutan Parmağını Yalar:
(Türk) Başkalarına yararı dokunan yerlerde çalışan, onlara iyi ve güzel şeyleri sunmakla görevli bulunan kimse, ürettiğinden ya da dağıttığından kendisi de faydalanır. Genellikle bu tutum da hoş görülmeye çalışılır. Çünkü o görevi yapan bunu hak ediyor kanaati yaygın hâle gelmiştir.
Balayı, Genç Gelinin Omzunuzda Ağlamayı Bırakıp; Ensenizde Boza Pişirmeye Başladığı Gün Biter:
(Amerikan)
Balcı Kızı Daha Tatlı Olur:
(Türk) Kimse alacağı malı kötü mal satan birinden almak istemez. Malın kaliteli ve güzelini satan kişilerden alınan mal insanın daha çok hoşuna gider.
Balcının Var Bal Tası, Oduncunun Var Baltası :
(Türk) İhtiyacımızı gideren bize lazım olan bir çok araç gereç vardır. Tabii bunların hepsini kullanmaya gerek duymayız. Her mesleğin her işçinin bu araç gereç ihtiyacı farklı olur. Yani her mesleğin ve işçinin kendine özgü araçları vardır. O işi yapan, mesleğini icra eden kişi bu aracı elinde bulundurur.
Baldız Baldan Tatlıdır:
Yanlış: Baldız Baldan Tatlıdır. DOĞRUSU: Daldız Baldan Tatlıdır.
Balı Dibinden, Yağı Yüzünden:
(Türk) Petekteki bal zamanla dibe çöktüğü için dibi güzel olur. Yağın yüzünde kaymak tabakası olduğundan bu kısım daha lezzetlidir. Bunun gibi, kimi insan vardır derinleştikçe değeri artar. Bu gibi kimselerin asıl meziyetleri hemen görülmeyen türdendir. Sağlam bir muhakeme yeteneği, derin bir bilgi ve engin bir tecrübe hemen anlaşılmaz. Oysa kimi insanlar süslü ifadeler ve sevimli tavırlarıyla hemen seviliverirler. Halbuki bu gibi kimselerin güzelliği yüzeydedir.
Balı Olan (Bal) Yemez mi?:
(Türk) İnsan elinde olan bir şeye ihtiyaç duyuyorsa eğer onu kullanmalı ve ondan yararlanmalıdır. O mal başkasına verilecek veya başkasına satılacak olsa bile kişinin o an ondan yararlanmasına engel olmaz.
Balı Parmağı Uzun Olan Yemez, Kısmetlisi Yer :
(Türk) Güzel bir şeyi herkes elde etmek ister. Bunu elde edebilmek için çaba sarf edilmesi gerekir. Fakat bazen her istenilen elde edilemez. Bu şeyi çoğu zaman şanslı ve kısmeti olan umulmadık kişi elde edebilir.
Balı Yiyenin, Kulak Arkasında Sineği Olur:
(Arnavut)
Balığın Dirliği Su İle Mümkündür:
(Türkmen)
Balık Ağa Girdikten Sonra Aklı Başına Gelir:
(Türk) Hayatın normal seyri içinde, herşey yolunda devam ederken insanlara öğüt vermek ve aklını başına al diye uyarıda bulunmak fazla etkili olmaz. Bazen bir musibet, bin nasihatten evladır. İnsan, tedbirsizliği yüzünden bir yıkıma uğradıktan ve iş işten geçtikten sonra, neden şöyle yapmadım, neden böyle yapmadım diye üzülür.
Balık Baştan Avlanır:
(Türk) Bir yeri yöneten oraya hâkim demektir. Eğer bir yeri ele geçirmek istiyorsan, oranın hâkimi olan yöneticileri ele geçirmen yeter.
Balık Baştan Kokar:
(Alman)
Balık Baştan Kokar:
(Arnavut)
Balık Baştan Kokar:
(Türk) Gerek bir aile, gerek bir topluluk ve gerekse bir ülkede baştaki yöneticilerin niyetleri ve tutumları bozuksa o yerdeki her şey de bozuk ve düzensiz olur. Ortada değerini koruyan bir şey kalmaz. Eşanlamlısı:: Kervan Yolda Düzelir
Balık Kokarsa Tuzlanır, Tuz Kokarsa Ne Yapılır? :
(Türk) Bir kişinin derdi olduğunda, sıkıntıya düşüldüğünde veya herhangi bir problem olduğunda bunlara çözüm bulmak bazen zor olsa bile mümkündür. Fakat o çözüm yolu, o çare de bozulmuşsa artık yapacak bir şey kalmamıştır, umudu kesmek gerekir.
Balık mı Arıyorsun Ağaca Tırmanma:
(Çin)
Balık ve Konuk Üç Günde Kokar:
(Amerikan)
Balıklar Oltayla, İnsanlar Tatlı Dille Avlanır:
(Alman)
Balın Alâsı Oğulun Tazesinden:
(Türk) Bir anne baba için bal, taze oğulun balıdır. Bir ailede en çok sevilen ve ilgi gösterilen kişi en küçük çocuklardır.
Balın Olsun Tek, Sinek Bağdat`tan Gelir:
(Türk) 1- Yeter ki malın, mülkün ve paran olsun; ondan faydalanmak isteyen pek çok kimse olduğuna, hatta bunlardan kimilerinin çok uzaklardan geldiğine bile şahit olacaksın. 2- Kıymetli bir malın mı var? Kaygılanma, onun müşterisi eninde sonunda mutlaka çıkıp gelir.
Balta Değmedik (Girmedik) Ağaç (Orman) Olmaz:
(Türk) Hayat öyle çetrefilli bir yoldur ki, zorluk, felâket ve acılarla karşılaşmayan, bir zarar görmeyen kimse yoktur.
Balta Sapını Kesmez:
(Türk) Herkes tüm işi tek başına yapamaz. Elbette ki zaman zaman birilerine yardım etmeleri için ihtiyaç duyarız. Nasıl ki baltayı balta yapan sapı ve kesici kısmıdır ama sapına ilişmesi imkansızdır. Ama başka bir şeyi kesmesi başka bir şeye ilişmesi mümkündür. Biz insanlar da kendimize yardım edemediğimiz zaman başkasından yardım isteriz. Bundan dolayı da insanların başkalarına yardımları çok olur. Fakat bazen kendimize faydamız dokunmaz.
Bana Arkadaşını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim:
(Türk) Arkadaş çevresi kötü olan insanlar, bu kişiler ile dolaşıp aynı işleri yapmaktan bir süre sonra kötü yola girerler. İyi olanlar ise her zaman ılımlı, sevecen, yardımsever ve hoşgörülü olurlar. Çocuklarımız kötü bir ortamda yetişiyorsa ve arkadaşları kötü davranışlarda bulunuyorsa çocuklarımız bir süre sonra kötü huylu olurlar. Aynı şekilde iyi bir arkadaş çevresindeyse hayatta çok daha başarılı ve iyi bir insan olurlar.
Bana Benden Her Ne Olursa, Başım Rahat Bulur Dilim Susarsa:
(Türk) 1- Hemen her kişi kendi geleceğini kendisi hazırlar. Kendisine gelecek zararların ya da faydaların tümü onun tutumuna bağlıdır, her şeyin sorumlusu o olur. 2- Ne söylediğini bilmeyen, sözlerinin onu nereye ulaştıracağını hesap etmeyen, lüzumsuz ve çok konuşan kimse, dili yüzünden çeşitli zararlara uğrar. Aksine diline bir çeki düzen veren, susmasını bilen ve ancak gerektiği yerde konuşan kimseler bu belâlardan uzak olur.
Bana Dokunmayan Yılan Bin Yaşasın:
(Türk) Bazı bencil, çıkarcı kimseler vardır ki, onlar, sırf kendilerine zarar vermiyor diye kötülük yapan kimselere engel olmazlar. Onların başkalarına kötülük yapmalarına, bu kötülüklerinin bütün bir toplumu zarara uğratmalarına ses dahi çıkarmazlar; onlara dokunmamaya çalışırlar. Oysa bu tavır son derece yanlıştır. Yalnız kendimizi değil, toplumun diğer bireylerini de düşünmek zorundayız. Bana ne demek, nemelâzımcı olmak toplumun dirlik ve düzenliğini temelden bozacak bir harekete yol açar.
Barış ve Mutluluk Her Anda Mevcuttur. Barış ve Mutluluk Her Adımdadır. Ruhun Meseleleri İçin Siyasi Çözümler Yoktur:
(Kızılderili)
Barış Zamanında Bir Yumurta, Savaş Zamanında Bir Öküzden Daha İyidir:
(Alman)
Barışın Maliyeti Yüksektir Ama Bedeline Değer:
(Kikuyu)
Barışta Ter Dökmeyen Savaşta Kan Döker:
(Türk) İnsanlar hayatlarında belirli bir düzen istiyorlarsa birbirlerine karşı, hayata karşı iyi ve barışçıl olmaları gerekir. Bunu yaparken de barış için ve diğer insanların bu şekilde davranabilmesi için büyük çaba sarf etmeli, gayret göstermelilerdir. Aksi durumda barış için çabalamayan insanlar anlaşmazlıklar çıktığında, savaş çıktığında can ve mal kayıpları yaşayacaktır.
Baş Ağır Gerek, Kulak Sağır:
(Türk) İnsan toplumda sevilmek ve sayılmak istiyorsa; ağırbaşlı, olgun ve saygılı olmalıdır. Dedikodu yapmamalı ve ağzından insanları kötüleyecek sözler çıkmamalı. Bir kimse hakkında dedikodu duyarsa, bu duruma maruz kalırsa söylenenleri işitmemiş gibi davranmalı.
Baş Başa Bağlı, Baş da Şeriata:
(Türk) Bulunduğumuz yerdeki yöneticiler, bir üst yöneticiye; üst yönetici ise en üst yöneticiye; o da şeriata, yani Cenab-ı Hakk`ın koymuş olduğu kanunlara bağlıdır. İnsanların başına buyruk hareket etmeleri böylelikle önlenir, bir sorumluluk zinciri oluşturulur. Alttakiler üsttekilere, üsttekiler de şeriate karşı sorumlu olurlar. Bu durum toplumların genel düzenini sağlamış olur. Ancak günümüzde bu sorumluluk bağı şeriatla değil, lâik kanunlarla sağlanmaya çalışılmaktadır.
Baş Başa Vermeyince Taş Yerinden Kalkmaz:
(Türk) Bir insanın gücü sınırlıdır, tek başına her işi yapamaz. Kimi zor işleri yapması için de başka insanların gücüne, işbirliğine ihtiyaç duyar. Güçler birleştirilince zor işlerin yapılması da kolaylaşır. Çünkü birlikten kuvvet doğar.
Baş Dille Tartılır:
(Türk) Kişilerin ne kadar akıllı, ne kadar düşünceli oldukları söyledikleri sözlerle ölçülür. Çünkü konuşmaların tutarlı ve yerinde olup olmaması böyle bir ölçüm için en elverişli yolların başında gelir.
Baş Kes, Yaş Kesme:
(Türk) Tabiatı zengin kılan, bir yeri yaşanılacak hâle getiren unsurların başında ağaç gelir. Hayatımız için yararları o kadar çoktur ki, yaş bir ağaç kesmek, bir insan öldürmek gibidir.
Baş Nereye Giderse Ayak da Oraya Gider:
(Türk) 1- Küçükler çoklukla büyükleri taklit ederler. Onlara özenir, onların yaptıklarını yapmaya çalışırlar. 2- Bir ülkede iş başında bulunanlar, bir iş yerini yönetenler nasıl hareket edip bir yol izlerlerse, yönetilenler de onlar gibi davranıp onları takip ederler.
Baş Ol Da Eşek Başı Ol:
(Türk) Bir iş yerinde ne olursa olsun yetkili kişinin, oranın sahibinin veya o kurumda çalışan baş kişilerin sözleri her daim dinlenmek zorundadır ve o kişilere saygıda bulunulması zorunludur. Bu kişilerin yetkisi ve olanakları daha fazladır. Bu yüzden en önemsiz işlerde bile yetkili olmak, o işin patronu olmak buyruk altında olmaktan çok daha iyidir.
Baş Olan Boş Olmaz:
(Türk) Herhangi bir yeri yönetmekle yükümlü olan kişinin görev ve sorumlulukları çok fazladır. Bu kişinin her türlü bilgisi mevcuttur. Aynı zamanda yönetici konumunda olduğu için de işi çoktur. Bu yüzden böyle kişilerin boş ve fazladan zamanları bulunmamaktadır.
Baş Sağ Olursa Börk Çok Olur:
(Türk) Hayatımızdaki en mühim şey sağlıktır. Aynı şekilde bir insanın sahip olduğu en değerli şey sağlığıdır. Bizlerin başlıca görevi sağlığımızı korumak ve dikkat etmektir. Sağlıklı bir insan hayatını istediği kadar çalışarak idame ettirebilir ve zorluk çekmez. Sağlıklı olan, çalışmak isteyen kimse işsiz kalmaz.
Baş Sallamakla Kavuk Eskimez:
(Türk) Bazı insanlar onlara söylenenleri kabul etmez. Fakat kimsenin suyuna gitmek, ona söylenenleri kabul etmek, buna evet - peki demek kimseye zarar getirmez.
Baş Yarılır Börk İçinde, Kol Kırılır Yen İçinde:
(Kazak)
Baş Yarılır Börk İçinde, Kol Kırılır Yen İçinde (Kalır) :
(Türk) Bir aile içinde veya arkadaşlarla, yakın çevreyle yaşanan anlaşmazlıklar, problemler ve kavgalar bunları gerçekleştiren kişiler arasında sır olarak kalmalıdır. Aksi takdirde çevredeki insanlara bu yaşanan durumları anlatmak başımıza sıkıntı açabilir. Bu yüzden gizli kalmasında yarar vardır.
Baş Yastığı Baş Derdini Bilmez:
(Türk) Her insanın asıl dert ortağı kendisidir. Bazı dertleri dışarı vurmaz, içimizde saklarız. En yakınlarımızın bile bilmediği, anlamadığı dertlerimiz olabilir.
Başa Gelen Çekilir:
(Türk) Ne kadar istersek isteyelim kimi felâketleri, kötü durumları önleyemeyiz; üstümüze çöken acılara katlanmaktan başka bir şey gelmez elimizden. Bu durumda yapılacak tek şey sabırlı olmak, sıkıntılara katlanmayı bilmektir.
Başa Gelmeyince Bilinmez:
(Türk) İnsan başkalarının uğradığı felâketlerin, dertlerin ne denli acı olduğunu gerektiği gibi idrak edemez. Ne zaman ki benzer bir olayla karşılaşır ve acıyı tadar, işte o zaman anlar.
Başak Büyüdükçe Boynunu Eğer:
(Türk) Kişi çocukken daha tecrübesizken nasıl davranacağını pek fazla bilemez. Büyüdükçe, olgunlaştıkça daha alçak gönüllü ve daha ağır başlı oluruz. Ama büyümesine rağmen bazı cahil ve bilgisiz insanlar olgunlaşsa bile nasıl davranacağını bilmez ve hep dik başlı olurlar.
Başarının %5'i Yapmayı Bilmekten, %95'i Yapabilmekten Oluşur:
(Fransız)
Başı Aşan Su; Ha Bir Karış Olmuş, Ha Dört Parmak:
(Zazaca)
Başın Başı, Başın da Başı Vardır:
(Türk) Her iş ortamında herkesin bir yöneticisi mevcuttur. Bir toplumu yöneten kişi bu işini başına buyruk yapmıyordur. Elbette ki o yöneticinin de bir yöneticisi vardır. Onun da başka bir yöneteni vardır.
Başın Sağlığı, Dünya Varlığı:
(Türk) İnsanlar zenginlikleriyle her şeyi satın alabileceğini, her şeye sahip olabileceklerini ve başlarına bir şey gelmeyeceklerini düşünür. Fakat sağlık parayla satın alınmaz. Hayatta sahip olunabilecek en büyük zenginlik kişinin sağlığı ve sağlığının yerinde olmasıdır. Bundan daha değerli bir şey yoktur.
Başına Gelen Başmakçı:
(Türk) Bir insanın başından geçen olay ne olursa olsun ister küçük ister büyük, bu durum yine de bu olayı yaşayan kişiye bir deneyim, tecrübe kazandırır ve o kişi yapması gerekenler için daha bilgili olur. Daha sonra kişinin başına bir şey gelirse veya bu başına gelenlerden zarar görmüşse onu bir daha yaşamamak için çaba gösterir ve gerekli önlemlerini alır.
Başını Acemi Berbere Teslim Eden, Pamuğunu Cebinde Taşısın:
(Türk) Bir işin yapılmasını tecrübesiz, beceriksiz, ustalığı olmayan kişilere teslim eden, meydana gelebilecek zararlara katlanmaya da hazır olmalıdır.
Başını Sallamayan Kavak Olmaz:
(Türk) İnsanlar gençlik dönemlerinde çok fazla olgunluğa erişemediklerinden dolayı ve kanları kaynadığı için kendilerini belirli bir dönem zevke ve eğlenceye vermişlerdir. Bazı kimseler ise bu dönemlerde sonradan pişman olacağı birtakım uçarı hareketler gerçekleştirmiştir.
Başkalarının Arzusuna Göre Değil, Sırf Kendiniz İçin Düşünün:
(Fransız)
Başkasından Üstün Olmamız Önemli Değildir. Asıl Önemli Olan Şey, Dünkü Halimizden Üstün Olmamızdır:
(Hint)
Başkasının Atına Binek Adam Her Daim Yayadır:
(Kürt)
Başkasının Kuzusu Bize Koç Olmaz:
(Kürt)
Baskıdaki Altından Askıdaki Salkım Yeğdir:
(Türk) İnsanlar hayatlarında bulunan her şeyi kullanmazlar. Bazen değerli şeyler saklanır ve kullanılmaz. Ama o sırada kullandığımız mal değeri olmayan, işimize yarayan şey kullanmayıp sakladığımız şeylerden daha değerlidir. Bir şey ne kadar değerli olursa olsun eğer onu kullanmıyorsak herhangi bir değeri yoktur.
Baskın Basanındır:
(Türk) Kim ki savaşta düşmanını gafil avlayıp fırsat vermeden hücum ederse, zaferi elde eder; savaşı kazanır.
Baskısız (Çivisiz) Yongayı (Tahtayı) Yel (El) Alır, Sahipsiz Tarlayı Sel Alır:
(Türk) 1- İyi korunmayan araç ve gereçler çabuk yıpranır; sahiplenilmeyen mallar elden gider, onlara başkaları sahip çıkar. 2- Çocukların ya da gençlerin denetimini ve gözetimini iyi yapmalı; aksi takdirde onlar kötü yollara düşebilir, zararlı alışkanlıkların tutsağı olabilirler. Bunların yanında aile ile bağları kopup ilişkileri tamamen kesilebilir.
Başlanmış İşi Olmayanın Bitmiş İşi Olmaz:
(Çerkez)
Baykuşun Kısmeti Ayağına Gelir:
(Türk) Allah hiçbir canlıyı aç bırakmaz. O canlıyı yaratırken rızkını da onunla beraber yaratır. Kımıldamadan duran bir baykuşun yiyeceğini bile önüne koyar. Allah mutlaka herkese rızkını verir.
Bayram Günü Kadın Alma, Yağmurlu Gün At Koşturma:
(Kırgız)
Bayramda Borç Ödeyene Ramazan Kısa Gelir :
(Türk) Ramazanda borcu olmadan oruç tutan insanın oruç tuttuğu günler ona ağır ağır geçiyormuş gibi gelir. Fakat ramazanda oruç tutup bayram gününe borcu olan kişinin günleri çok çabuk geçiyor gibi gelir. Çünkü insan sıkıntılı ve zor günleri düşünüp gelmemesini bu durumun daha uzun sürmesini ve bu durumu uzamasını ister. Ancak bunun gerçekleşmesi söz konusu değildir.
Baz Bazla, Kaz Kazla, Kel Tavuk Topal Horozla:
(Türk) Bir kimse, kendi niteliğine uyan, kendine denk olan, kendine benzeyen kimselerle beraber olur, arkadaşlık eder, düşüp kalkar.
Bazen Bakış Sözlerden Daha Manalı Olur:
(İbrani)
Bedava Sirke Baldan Tatlıdır:
(Türk) Emek verilmeden, karşılığı ödenmeden ele geçirilen şeylerin kıymeti ne kadar düşük olursa olsun kişinin pek hoşuna gider.
Bee, Dediğin Keçi Olsaydı Dağ Taş Sürü Kesilirdi :
(Türk) Bir yerde konuşma geçtiğinde veya kişiye bir söz söylendiğinde hemen o söze inanmamalı, söylenenleri sorgulamalı ve gerçekliğini araştırmalıdır. Bu tür durumlarda temkinli olunmalıdır.
Bekâr Gözü Kör Gözü:
(Türk) Bekâr kimse evlenmek istediği zaman bu isteğinin yoğun duygusu altında kalır. Sabırsız ve heyecanlı olduğundan dolayı eş seçiminde bulunurken o kişinin kusurlarına pek dikkat etmez. O kadar isteklidir ki bu da sağlıklı bir eş seçimi yapmasına engel olur.
Bekâra Karı Boşamak Kolay Gelir:
(Türk) Bekâr ve daha önce herhangi bir evlilik gerçekleştirmemiş, evliliği ve evlilik hayatının sorumluluklarını, özelliklerini bilmeyen bir erkeğe evlendiği kişinin bir yanlış hareketi veya kusuru olursa onu hemen boşayabileceğini düşünmek kolay gelir. Bunun gibi, hayatında daha önce bir işte çalışmamış insan da iş sorumluluklarını ve çalışma hayatının zorluğunu bilemez. Bu yüzden o işi hafife alır. Doğal olarak bir işin her yönünü bilen kişi daha tedbirli ve dikkatli hareket eder. Bilmeyen kişi sürekli yanlış karar ve seçimler yapabilir.
Bekârın Parasını İt Yer, Yakasını Bit:
(Türk) Çoğu bekâr insan sorumsuz ve düzensiz yaşar. Bu kişiler paralarını harcarken eş ve çocukları olmadığı için sadece kendilerini düşünerek çarçur ederler ve ona buna yedirirler. Bu yüzden de parasını boşa harcamış olur. Beslenmesini düzensiz yapar, evinin temizliği tam olmaz ve üstüne başına pek dikkat etmez. Kendine bakamadığı için pislik içinde yaşar.
Bekarken İki Gözünü Aç, Evlendikten Sonra Birini Kapat:
(Jamaika)
Bekârlık Maskaralıktır:
(Türk) Bekâr kimse genellikle bakımsız olur, sorumsuz bir hayat sürdürür ve düzenli bir yaşamı olmaz. Yaşadığı yer pek fazla kadının titizliliğini yansıtmaz. Bu halinden dolayı da çevresindekilere alay konusu olur. İşler karışır ve işlerin tekrar düzene sokulması zorlaşır.
Bekârlık Sultanlıktır:
(Türk) Evlilik büyük bir sorumluluk getiren bir durumdur. Aile sorumluluğundan kaçan, başıboş dolaşmayı seven, özgürlüğüne düşkün ve sorumluluk istemeyen insanlara bekârlık sultanlık gibi gelir. Aynı durum evlenip de mutlu olamayan insanlar için de geçerlidir. Çünkü mutsuz olduklarından dolayı eski bekâr günlerinin özlemini çekerler.
Beklemeyi Bilmek Başarının Sırrıdır:
(Fransız)
Belâ Geliyorum Demez:
(Türk) Hayat inişli çıkışlı bir yoldur. İnsanın karşısına neyi, ne zaman çıkaracağı hiç bilinmez. İnsan bir anda, hiç umulmadık bir zamanda kötülüklerle, felâketlerle karşı karşıya kalabilir. Bu yüzden tedbiri elden bırakmamak gerekir.
Belayı Arayıp Takılma, Sana Takılmışsa Korkma:
(Çerkez)
Beleş Atın Dişine (Yaşına, Yularına, Dizginine) Bakılmaz:
(Türk) Bir çaba, bir emek harcanmadan, bedava elde edilen şeyler insana oldukça hoş gelir. Bu sebeple bir kusuru, bir eksiği var mı diye bakılmaz; güzel olup olmadığı aranmaz, niteliklerine pek dikkat edilmez.
Beleş Olsun da Zift Olsun:
(Türk) Bazen insanlar beleş olsun da ne olursa olsun diye düşünürler. Beleş olan her şeyin bir şekilde işe yarayacağı düşünülür. Ama bedava malı alırken işe yarasın veya yaramasın isterse sağlıksız bir şey alınıyor olsun, insan buna aldırış etmeden o malı kapış kapış alır.
Beleş Peynir Fare Kapanında Bulunur:
(rus) Kimse kimseye bedava bir şey vermez. Bedava verilen şeyler veya karşılıksız yapılan yardımlar belki bir tuzak olabilir. Belki bir gün beklenmedik zamanda karşığı istenebilir, başa kakılabilir.
Beleş, Leş Gibidir:
(Kürt)
Benden Sana Bir Öğüt: Ununu Elinde Öğüt:
(Türk) Hayatta insanların iş yaparken kendilerine özel belirlemiş olduğu yöntem ve programları vardır. Bir işi yapıp kendi yönteminle başarabildiysen biri sana farklı yönden yap derse yine de kendi bildiğin gibi yapmalısın. Her insan kendi işini kendi yapmalıdır ve başkasına güvenip bilmediği işe kalkışmamalıdır. Herkes anladığı yönden işini görmelidir.
Beni Anla da İstersen Öldür:
(Arap)
Beni Taşıyan Eşek, Beni Tepen Attan Daha Değerlidir:
(Moğol)
Benzeye Benzeye Yaz, Benzeye Benzeye Kış Olur :
(Türk) Zaman zaman bize geçen günler aynı gibi görünebilir. Bu günler ne kadar birbirine benzer olsa da hava yavaş yavaş ısınarak yaz gelir, yavaş yavaş soğuyarak da kış gelir. Bu duruma benzer olarak toplumda da değişmeler yavaş yavaş gerçekleşir.
Berber Berbere Benzer Ama Başın Allah'a Emanet :
(Türk) Her işin farklı farklı uzmanlık alanları ve bu işleri icra eden çalışanları vardır. Bir işimizi emanet ettiğimiz kişi ne kadar uzmanım da dese biz yine de tedbirli ve dikkatli olmalıyız. Her uzmanım diyene güvenmemeliyiz. Yoksa emanet ettiğimiz kişi malımızı da canımızı da tehlikeye atabilir.
Beş Kuruşun Varsa Beş Yere Düğümle:
(Türk) İnsanın ne kadar parası olursa olsun yine de bu malın varlılığının sonsuz olduğuna inanmamalı. Kişi tutumlu olmadığı sürece parası, malı ve mülkü kuş gibi her an elinden gidebilir. Bu yüzden elimizde olan paranın değerini bilmeli, yeri geldiğinde doğru harcamalarda bulunmalıyız. Har vurup harman savurmamak ve geleceği düşünmekte fayda vardır.