D E N E M E    


Bir Atasözü Öğrenelim!

İçgüveysi İç Ağrısı:

(Türk) Bir eve iç güveysi olarak gelen kişi sürekli misafir gibidir. Ev halkı o kişiye sürekli eve gelen bir konukmuş gibi hizmet eder ve memnun etmeye çalışır. Bu yüzden bu durumdan kendileri rahatsız olurlar.

ATASÖZÜ ARAMA


       
Sende Yolla Hata Bildir!



ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ




Hatasız Kul Olmaz:  

(Türk) Hiçbir insan tam değildir. Her insan bilerek ya da bilmeyerek yanılıp yanlışlığa düşebilir, suç işleyebilir, günaha girebilir. Kusurları bakımından insanlara fazla yüklenmek doğru değildir. Önemli olan insanların hatalarını yüzüne vurmak değil, hatalarını azaltmada onlara yardımcı olmaktır.

Hatır İçin Çiğ Tavuk (Bile Olsa) Yenir:  

(Türk) İnsan sevdiği kişilerin hatırı için yapılması güç olan şeylerin bile üstesinden gelir. Onlar için çekinmeden fedakarlıkta bulunur ve bir sürü şeye katlanır. Bu da o kişilerin dostluğunun bozulmamasını sağlar. Kişi eter ki sevsin.

Hatırda Kalmaz, Satırda Kalır:  

(Türk) İnsanlar yapı gereği yaptıkları ve yapılan şeylerin hepsini aklında tutamayabilir. Eğer ki bir şeyi unutmamak için kalıcı bir çözüm istiyorlarsa bu şeyi bir yere yazabilirler. Çünkü yazılı olanların kaybolma ve unutulma olasılığı ve tehlikesi yoktur.

Havaya Bakarak Yürüğen Çukura Düşer:  

(Arnavut)

Haya, Kadının Şerefidir:  

(Kürt)

hayal kuranlar kaybolmuş gibidir:  

(aborjin) hayal kuran insanlar tüm dert ve tasalarını unutup olmayan şeylere yoğunlaşırlar. bu yüzden hayalleri bittiğinde kendilerini kaybolmuş hissederler.

Hayat -Cüzdan, Fakirlik - Maskaralık:  

(Arnavut)

Hayatın Sonu Var, Öğrenmenin İse Yoktur:  

(Gürcü)

Hayatta Açlıktan Sonra Yalnızlık Gelir:  

(İran)

Haydan Gelen Huya Gider:  

(Türk) Bu atasözü içinde geçen "Hay" ve "Hû" gerçek anlamıyla Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır. Ancak halk arasında zamanla mecazi bir anlam kazanarak akıllarda kalmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler kıymeti bilinmeden tekrar Allah'a döner. Kalıcı tüm dünya varlıkları emek sarf edilerek ve alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.

Hayır Dile Komşuna, Hayır Gele Başına:  

(Türk) Kim başkaları için iyi niyet besler, iyilik diler, hayır isterse, başkaları da onun için aynı şeyleri düşünür. Kural o ki, iyilik ve kötülük karşılıklıdır. İyilik isteyen iyilik bulur, kötülük isteyen de kötülük.

Hayvan Yularından, İnsan Sözünden (İkrarından) Tutulur:  

(Türk) Yular, bir hayvanın idare edilmesinde oldukça önemlidir. Bir yere döndürülmesi, çekilip götürülmesi, bir yere bağlanıp tutulması yular vasıtasıyla olur. Bir insanı ise sözü (ikrarı) bağlar. Verdiği sözden dönen kimse, itibarını da yitirmiş sayılır. İhbarını düşünen kimse sözünden caymaz. Eğer cayarsa, bu kendisine hatırlatılır; sözünün istikametine yönelmesi istenir.

Hayvanlar Koklaşa Koklaşa, İnsanlar Söyleşe Söyleşe ( Konuşa Konuşa) Anlaşır:  

(Türk İnsanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar. Çünkü konuşma, anlaşma yollarının başında gelir. İnsanlar duygu ve düşüncelerini konuşarak karşı tarafa aktarırlar, tartışırlar ve birbirlerini tanımaya çalışırlar.

Hay`dan Gelen, Hu`ya Gider (Selden Gelen, Suya Gider):  

(Türk) Sözün gerçek anlamında “Hay” ve “Hû” Allah demektir. Yani Allah`tan gelen, yine Allah`a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.

Hazıra Dağ Dayanmaz:  

(Türk) Hazırdan tüketmeye dağ kadar para olsada yetmez. İnsan var olan dünyalığa fazla güvenmemeli, bir yandan yerden bir yandanda çalışmaya, kazanmaya devam etmelidir. Bir işi bitirince yeni bir işe koyulmak, böylece hayat boyu sürekli üretmek gereklidir.

Hediye Değil, Sevgi Değerlidir:  

(Çerkez)

Hediye Edilen Atın Dişine Bakılmaz:  

(Alman)

Hekim Kim, Başına Gelen:  

(Türk) Yaşanılan bir soruna en iyi ve doğru çözümü, o sorunu yaşamış ve üstesinden gelmiş kişi bilir. Yine aynı şekilde toplumda bir sorunla karşı karşıya gelindiğinde, sonuca ulaştırmasını bilen kişi, onu daha önce yaşamış ve başından geçirmiş kişidir.

Hekimden Sorma, Çekenden Sor:  

(Türk) Bir hastanın ne çektiğini, hekim değil hasta bilir. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar. Bunun gibi bir derde düşenin, bir felâkete uğrayanın, sıkıntılar içinde kıvrananın çektiği çileyi, ancak kendisi bilir, çare sunan, çözüm yolu gösterenler değil.

Hekimsiz, Hâkimsiz Yerde Oturma:  

(Türk) Sağlığımızı yitirdiğimiz, hastalandığımız zaman kapısını çalacağımız tek kişi hekimdir. Haksızlığa uğradığımız, can ve mal emniyetini kaybettiğimiz yerde başvuracağımız kişi de hâkimdir. Bu önemli iki kişinin bulanmadığı yerde oturmak son derece sakıncalıdır.

Helal Ekmek Kil Olsa Kopmaz, Haram Ekmek Halat da Olsa Kopar:  

(Kürt)

Helal Kazanç İle Yağlı Pilav Yenmez:  

(Türk) Doğrulukla ve ahlakla elde edilen kazanç insanı zengin etmez. Dürüst çalışarak zengin olmak kolay değildir. Ahlaklı ve doğru kişiler, lüksten uzak kendilerine sade bir yaşam tarzı seçmelidir.

Helale Cömertlik Olmaz:  

(Türk) Cömertlik iyi bir davranış biçimi olsa da bu her zaman doğru bir tavır olduğu anlamına gelmez. Eşler arasında birbirini sahiplenme durumu söz konusu olur. Bu yüzden kadın kocasının, erkek ise karısının başka kişilerle yakınlık kurmasını ve başkalarıyla yatıp kalkmasına müsaade etmemelidir.

Helva Helva Demekle Ağız Şirin Olmaz:  

(Azeri)

Hem Kız, Hem Baldırı Düz, Hemde Ucuz Olur mu? :  

(Türk) Dünya halinde kusursuz mal, varlık, para veya insan bulunmaz. Kimse dört dörtlük bir sınıfa girmez. Çok fazla bulunan iyi yanlarının yanında çok az kötü yanları bulunursa çevresindekilerinin dikkatini çeker. Olmaz dedirtir lakin kimseler bundan gözünü alamaz. İmrenirler.

Her Ağaç Kendi Köküne Gölge Yapmaz:  

(Kürt)

Her Ağaç Kökünden Kurur (Çürür):  

(Türk) Bir toplumu ayakta tutan belirli değerler ve özellikler vardır. Topluluğun bu değerleri bozulursa ve zarar görürse eğer, o toplumda bulunan bütün herkes bu durumdan olumsuz etkilenir ve ayakta duramaz.

Her Ağacın Meyvesi Olmaz:  

(Türk) Etrafımızda yaşayan insanların dış görünüşlerine bakarak onlardan bir verim beklenmemelidir. Dıştan bize verimli gibi görünen nice insanın yararsız olduğu, onlardan bir fayda gelmediği çok görülmüştür.

Her Ağaçtan Kaşık Olmaz:  

(Türk) Kimi nesne, iş ya da durumun kendine has bir özelliği vardır. Bu bakımdan özelliği bulunan bir şey için herhangi bir malzeme, madde veya kimse kullanılamaz. Görünüşe aldanmamalı, uygun olan seçilmelidir.

Her Akılsıza Hayran Olacak, Başka Bir Akılsız Bulunur:  

(Fransız)

Her Akla Geleni İşleme Her Ağacı Taşlama:  

(Türk) Kişilerin aklına ilk gelenleri düşünmeden uygulaması başına büyük dert açmasına neden olabilir. Sataşmaktan konuşmaya kadar her anlamda yapılacak küçük hatalar veya konuşmalar insanlar ile ara bozabilir, onları kaybetmemize neden olabilir.

Her Arı Bal Yapmaz:  

(Türk) Birinin dış görünüşüne bakarak o kişinin belirli bir iş gerçekleştirebileceği tahmin edilemez. Her kimsenin topluma yararlı olabileceğini düşünmek yanlış olur. Bu nedenle görünüşe aldanmamalı ve herkesten aynı verim beklenmemelidir.

Her Başın Bir Derdi Var, Değirmencininki Su:  

(Türk) Her insanın yaşam standartlarına göre, kendine özgü, farklı farklı dertleri ve sorunları vardır. Herkesin derdi kendinedir. Dertsiz insan yoktur.

Her Böcek Annesinin Gözünde Bir Ahudur:  

(Fas)

Her Çiçek Koklanmaz:  

(Türk) Her kadınla sadece güzel olduğu ve zevkine hitap ettiği için ilişki kurulabileceğinin düşünülmesi yanlış bir davranıştır. Bu tür yaklaşım insanın başına türlü türlü dertler açabilir ve geleneklerimize göre ahlaki bir davranış değildir. Her kadın bir olmaz.

Her Çıkışın Bir Düşüşü Vardır:  

(Hollanda)

Her Çok Azdan Olur:  

(Türk) Çoğun temelinde az yatar. Önce az olanlar, birike birike çoğu meydana getirmiştir. Bu bakımdan azlar önemsiz görülüp atılmamalı, aksine sabırla bir arada tutulup biriktirilmelidir.

Her Damardan Kan Alınmaz:  

(Türk) İnsanların yapıları birbirine uymaz. Kimi iyi, kimi kötü huyludur. Kimi yardımsever, kimi bencildir. Bu sebeple herkesten yardım istenmez, istense de yardım gelmez. Şu hâlde insan kimden yardım isteyeceğini belirlerken dikkatli olmalı, her önüne gelenden yardım istememelidir.

Her Deliğe Elini Sokma, Ya Yılan Çıkar Ya Çıyan:  

(Türk) Hiç kimse içyüzünü iyi bilmediği, yeterince incelemediği, hakkında bilgi sahibi olmadığı, denemediği bir işi yapmaya kalkışmamalıdır. Yoksa kendini tehlikeye, altından kalkamayacağı zararlı sonuçlara atmış olabilir.

Her Delinin Başına Bayrak Dikilse, Bedestende Bez Kalmaz:  

Etrafta o kadar çok dengesiz, tutarsız davranan insan var ki say say bitmez.

Her Düşüş Bir Öğreniş:  

(Türk) Kişi, yaptığı her yanlış ve hatalı davranışından dolayı oluşan kötü sonuçlardan mutlaka ders çıkarır. Çünkü kişi bir daha böyle bir duruma düşmek istemez. Eğer hataya düşen kişi bunun sonucunda kendine ders çıkarmasaydı, bugünkü gelişmişlik düzeyine ulaşılması güç olurdu.

Her Firavun`un Bir Musa`sı Olur:  

(Türk) Her zalimden toplumu kurtaracak, zalime yaptıklarının hesabını soracak bir kurtarıcı mutlaka çıkacaktır

Her Gönülde Bir Aslan Yatar:  

(Türk) Herkesin kendine göre yüksek bir emeli vardır. Ve her kişinin gönlünde sevdiği birisi yatar. Kişi sevdiği, istediği hayallerine kavuşmak için bunları gönlünde taşır ve onun özlemiyle yaşar.

Her Gün Baklava Börek Yense Bıkılır:  

(Türk) İnsanların yaptıkları şey en güzeli de olsa, her gün aynı işi yapmak, sürekli aynı şeylerle uğraşmak insana sıkıcı gelir ve belli bir süreden sonra bıkar. Bu yüzden kişinin bunların yanı sıra farklı şeylerle uğraşmasında kendi iyiliği açısından yararı vardır.

Her Gün Bir Olmaz:  

(Türk) Hiçbir gün birbirini tutmaz. İnsanlar yaşamları boyunca pek çok farklı olaylarla karşılaşırlar. Başımıza bugün bir bela gelse, yarın o beladan kurtulup sevinebiliriz. Bir gün mutlu olabilir, diğer gün üzgün olabilir veya bunun tam tersi de yaşanabilir.

Her Gün Gezen Kırda, Bir Gün Uğrar Kurda:  

(Türk) Tehlikeli işlerle uğraşan kişi başına gelebilecekleri az çok tahmin etmeli ve gerekli tedbirlerini almalıdır. Eğer kişi karşılaşabileceği risklere ve tehlikelere karşı gerekli önlemlerini almadan hareket etmeye kalkarsa, günün birinde bedelini öder ve sonucuna katlanır.

Her Güzelin Bir Kusuru Vardır:  

(Türk) Bu dünyada mükemmel diyebileceğimiz bir insan yoktur. Kişi veya bir şey ne kadar güzel olsa da illa ki o şeyin beğenilmeyen bir yanı, ufakta olsa bir kusuru mutlaka vardır. Kusuru olmayan iyi veya güzel bir şey düşünülmesi mümkün değildir.

Her Horoz Kendi Çöplüğünde Öter:  

(Türk) Herkes ancak kendi çevresinde bir değer taşır, kuvvet bulur ve sözünü geçirebilir. Çünkü asıl yeri orasıdır, bağlıları çevresindedir, orada güvence altındadır, orada rahat etmektedir.

Her İnek Sağılır, Her Söz Söylenmez:  

(Kürt)

Her İnişin Bir Yokuşu Vardır:  

(Türk) Hayatın akışında hiçbir durum olduğu gibi kalmaz. Olumlu, olumsuzu, iyi, kötüyü, yükselme, alçalmayı; başarı, başarısızlığı kovalar. Bunun tersi de kaçınılmazdır. Bu bakımdan işleri bozulan, başarısızlığa uğrayan kimse üzülmemeli; kötü durumunun devamlı olmadığını bilmeli, umut var olmalıdır.¡

Her İnsan Kendi Evinde Kraldır:  

(Arnavut)

Her İşin Başı Sağlık:  

(Türk) İnsanın yapacağı her şey vücut sağlığına bağlıdır. Sağlıklı olmayan kimse hiçbir iş yapamaz. Bir iş yapamayan, başarılı olamayan kimse de yaşadığı hayattan bir tat almaz; mutlu olamaz.

Her İşte Bir Hayır Vardır:  

(Türk) Olmuş bitmiş bir işi, değiştirmek, engellemek elimizde olan bir şey olmadığı için bu durumu hayra yormamız gerekir. Çünkü bu olan bitmiş işi düşünerek boşuna üzülür ve sıkıntı çekeriz. Ayrıca bu yaşadığımız bazı olaylar başta kötü gibi gözükse de er ya da geç bizim için hayırlısının bu şekilde olduğunu anlarız.

Her Kapının Bir Anahtarı Vardır:  

(Türk) Yapılması güç olan ve zor işleri çözemediğimiz zaman hemen umutsuzluğa kapılmamamız gerekir. Çünkü her işi çözecek bir yöntem vardır.

Her Kaşığın Kısmeti Bir Olmaz:  

(Türk) Her insanın talihi, kaderi bir değildir. Bu bakımdan kazançlarının farklı olması da doğaldır. Bir işte kişiler aynı çabayı gösterseler, aynı emeği verseler de biri diğerinden daha az kazanır. Çünkü kısmeti o kadardır.

Her Koyun Kendi Bacağından Asılır:  

(Türk) Herkes kendi davranışlarından sorumludur. Herkes kendi hatasının cezasını kendi çeker. Hiç kimse başkasının yaptığı bir hatadan ötürü hesap vermez. Eşanlamlısı:: El Elin Eşeğini Türkü Çağırarak Arar

Her Kuşun Eti Yenmez:  

(Türk) 1- Herkes zorbalığa boyun eğmez. Bu zorbalığa karşı gelecekler de vardır. Öyleleri çıkar ki, seni alt eder, pişman bile olursun. 2- Kimi işlerin altından kalkmamız mümkündür. Ama öyle işler de vardır ki, asla başaramayacağımız işlerdir. Öyle görünüşe aldanıp da o işin altına girmeyelim. Yoksa hiç ummadığımız bir zarar görebiliriz.

Her Sakaldan Bir Tel Çekseler, Köseye Sakal Olur :  

(Türk) Her insan biraz özveride ve fedakarlıkta bulunsa, olanaksız olarak gözüken işlerin bile üstesinden gelinmesi mümkün olur ve çoğu sorun çözülür. Örneğin; çevrede bulunan bir yoksula herkes az da olsa yardımda ve özveride bulunursa eğer o kişi perişanlıktan kurtulur.

Her Sakallıyı Baban mı Sanırsın?:  

(Türk) Bir kişinin dış görünüşü bizi yanıltabilir. Bu yüzden dışı her iyi gözüken insana hemen aldanmamalı, öncelikle o kişiyi iyice tanımalı ve huyunu suyunu öğrenmeliyiz. Onun haricinde tanımadan birisine sırf iyi gözüküyor diye güvenmek hata olur.

Her Şey Bir Güzelliğe Sahiptir Fakat Bunu Herkes Görmez. (Konfüçyüs):  

(Çin)

Her Şey Çağına Göre Güzeldir:  

(Çerkez)

Her Şey Halkadır. Her Birimiz Kendi Hareketlerimizden Sorumluyuz. Hepsi Döner Dolaşır, Bize Geri Gelir:  

(Kızılderili)

Her Şey İncelikten İnsan Kabalıktan Kırılır:  

(Türk) İnsanlar sevdiklerine karşı büyük bir zaafta bulunur. Ona sevgisini verir. İnsanın kırılmasına sebep olacak tek şey ise zaaflarıdır. Bu zaafları ile kişileri yargıladığınızda veya bunların aksini yaşattığınızda kişiler kırılır. Aslında insanın bu zaaflarıda incedir, fakat bunları bu kaba, sert ve kalın tavırlar kırar. Tıpkı ince bir ağaç gibi olan gururumuz, onurumuz bir anda yerlebir olabilir.

Her Şey İncelikten, İnsan Kabalıktan Kopar:  

(Kürt)

Her Şey Olacağına Varır:  

(Türk) Tevakkül olduktan sonra herşey olacağına varır. Bir insanın basireti bağlandıktan sonra, kaderine mahkum olmaktadır. Ne yaparsak yapalım bazı şeyleri değiştiremeyiz, Allah tarafından yazıldığı gibi yaşarız.

Her Şey Üstüne Üstüne Geliyorsa, Belki de Sen Ters Gidiyorsundur:  

(Fransız)

Her Şeye (Köfteye) Maydanoz Olma:  

(Türk) Kişi, kendini ilgilendirmeyen bir konu hakkında ortaya atılmamalı ve fikir sunmamalıdır. Bunun sonucunda etraftakilerden zarar görebilir. Çünkü insanlar kendilerini ilgilendirmeyen bir konu hakkında bencilce davranırlar ve sağlıklı karar veremezler. Bu yüzden kişiye fikir sorulmadan bir beyanda bulunmaması gerekir.

Her Şeyi Anlamaya Çalışan, Kahrından Ölmeyi de Göze Almalı:  

(Arap)

Her Şeyin Bir Vakti Var, Horoz Bile Vaktinde Öter:  

(Türk) Bir işten olumlu sonuç bekleniyorsa zamanında yapılmalıdır. Çünkü gerekli şartlar ve elverişli ortam o zamandadır. Bu bakımdan bir işi zamanından evvel yapmaya kalkışmak ne kadar zararlıysa, sonraya bırakmak da o kadar zararlıdır. Bir işte acelecilik kadar, geç kalmışlık da başarısızlığa neden olur.

Her Şeyin Tazesi, Dostun Eskisi:  

(Azeri)

Her Şeyin Yenisi, Dostun Eskisi (Makbuldür):  

(Türk) Sürekli kullanılan eşya yıpranır, eskir, gözden düşer, gittikçe de insana sıkıntı verir, yenisini aratır. Ancak dostluk böyle değildir. Dostluk eskidikçe güç ve değer kazanır. Çünkü birçok hatıralar birlikte yaşanmış, birlikte birçok imtihandan geçilmiş, bağlar gittikçe sağlamlaşmıştır. Eski dostluk içten olduğu için aranır, yeni dostluklar ise henüz gönüllerde kökleşmediği için pek makbul değildir.

Her Şeyin Yokluğu Yokluktur:  

(Türk) İnsan hayatı boyunca bir şeylere gereksinim duyar. Gereksinim duyulan şeyin küçüğü, büyüğü olmaz. Bu yüzden duyulan ihtiyaçların hepsinin yokluğu çekilir. En ufak bir ihtiyaç bile çok önemlidir.

Her Taş Baş Yarmaz:  

(Türk) Her insan gözüktüğü ve sanıldığı gibi tehlikeli ve korkunç değildir.

Her Yerde İyi; Ama Evde En İyi:  

(Polonya)

Her Yerde Okka Dört Yüz Dirhem:  

(Türk) İnsanların değerleri her yerde aynıdır. Güzel olan şey, her yerde güzeldir. Fazla çalışan kişi emeğinin karşılığını kazanç olarak daha fazla alır. Kaliteli mal pahalı olur. Bir malın bir yerde ucuz oluşu, o malın pahalı olanıyla aynı kalitede olduğunu göstermez. Değer biçme durumunda herkes mala neredeyse aynı etiketi koyar. Çünkü insan mantıklı düşündüğünde bunun mantıklı olduğunu bilir. Aksi davranmakta ya bilgisizlik ya da art niyet söz konusudur.

Her Yiğidin Bir Yoğurt Yiyişi Vardır:  

(Türk) Herkesin kendine özgü bir çalışma yöntemi, bir iş yapma biçimi vardır. Çünkü kişilikleri, bilgileri, yetenekleri, yöntemleri ve yolları birbirinden farklıdır.

Her Yiğidin Gönlünde Bir Arslan Yatar:  

(Türk) Herkesin kendine göre yüksek bir emeli vardır. Hoşlandığı, sevdiği, kavuşmak istediği bu emeli devamlı gönlünde taşır, onun özlemiyle yaşar.

Her Yurdun Avını Kendi Tazısı İle Avla:  

(Türkmen)

Her Yüzü Güleni Dost Sanma:  

Bazı insanlar çıkarları için, gerçek yüzlerini gizleyip sahte bir kişiliğe bürünebilir, rol yapabilirler. Bu nedenle insanlara iyi davranan, güler yüz gösteren herkesi dost olarak düşünmemek gerekir. Gerçek dost yüze gülen değil; kötü gününde yanında olan, senin için çekinmeden fedakârlık yapandır.

Her Zaman Çiğdem Çıkmaz; Bazen de Küsküç Kırılır:  

Her yapılan işin başarıya ve hedeflenen sonuca ulaşması mümkün değildir. Bazen ortaya çıkan sorunlar ve beklenmedik engeller başarılı sonuç almayı engeller.

Her Zaman Eşek Ölmez, On Köfte On Paraya Olmaz :  

(Türk) Bir mal almadan önce fiyat araştırması yapılır ve bütçemize en uygunu hangisiyse o alınır. Bazen alacağımız ürün ucuzlayabilir ama bu her zaman olmaz. Bu yüzden gereksinim duyulan şey kolayca ve ucuzca sağlanabiliyorsa, bu fırsatı kaçırmamak gerekir.

Her Zaman Gemicinin İstediği Rüzgâr Esmez:  

(Türk) Gerçekleştirmek istediğiniz bir iş için uygun şartları dilediğiniz anda bulmanız mümkün değildir. Çünkü olaylar dileğimize göre oluşmaz. Bu bakımdan fırsat elimize geçtiğinde ondan hemen yararlanma yoluna gitmeliyiz.

Her Ziyan Bir Öğüttür:  

(Türk) Bilerek ya da bilmeyerek uğradığı her zarar kişiye ders olur. Kendisini bu duruma düşüren yanlış hareketi bulur, aynısını tekrarlamayarak doğabilecek başka zararlardan kendisini korur.

Herkes Bildiğini Okur:  

(Türk) İnsanlar çoklukla kendi akıllarını beğenirler. Dolayısıyla başkaları ne derse desin, onların düşüncelerine uymaktansa kendi düşüncelerine göre iş yapmayı daha uygun bulurlar.

Herkes Davul Çalar Ama Çomağı Makama Uyduramaz:  

(Türk) Kişi, çaba gösterirse veya gerçekten isterse üstesinden gelemeyeceği bir iş yoktur. Herkes her işi yapabilir. Fakat o işin gerektirdiği ustalığı her insan gösteremez.

Herkes Ektiğini Biçer:  

(Türk) İnsanın karşısına yaptıkları çıkar. Bugün birisine iyilik yapan, yarın ondan iyilik; kötülük yapanda kötülük görür.

Herkes Evinde Ağadır:  

(Türk) İnsanların saygınlık duyulduğu bazı yerler vardır. Kişi kendi evinde, çevresinde hatırı sayılır ve kendi evinde, çevresinde sözü geçer.

Herkes Kaşık Yapar Ama Sapını Ortaya Getiremez:  

(Türk) Herkes bir iş yapar ama istenildiği kadar güzel ve kusursuz biçimde yapıp da ortaya çıkaramaz. Bunu becerenlerin sayısı da bir hayli azdır.

Herkes Kaşık Yapar Ama Sapını Yapamaz:  

(Türk) Her insanın bir ilgi alanı olduğu gibi beceriside mevcuttur. Aynı meslek erbabı insanlar birbirlerinin işinin aynısını yaparlar. Fakat tecrübeli olan ustalar ile kimse boy ölçüşemez. Çünkü çok daha fazla tecrübeye sahip kişiler ellerindeki işin tüm boyutlarını görür, istekleri, zararları, fazlaları bilir. İşini yeni öğrenen insan ise bunları yaşamadan bilemez.

Herkes Kendi Ayıbını Bilmez:  

(Türk) İnsan kendi kusurlarını, eksiklerini bilmez ve yaptığı hataların farkına varmaz. Her işi yaparken doğru yaptığını sanır ve her davranışının doğru olduğuna inanır. Fakat bunu insan farkında olmadan gerçekleştirir. Çünkü yaptıklarının yanlış olduğunu bilse zaten onları yapmaz.

Herkes Kendi Kaderinin Demircisidir:  

(Alman)

Herkes Kendi Ölüsü İçin Ağlar:  

(Türk) Başımıza ölüm gibi bir felaket geldiğinde çok büyük acılar yaşarız. Çevremizdeki insanlar bize destek olur. Ancak bu durumun acısını en fazla yaşayan kişi hisseder. Herkes kendi derdine yanar ve hiç kimse yaşadığımız derin acıları derinden duymaz.

Herkes Ne Ederse Kendine Eder:  

(Türk) Kişi çevresine nasıl davranırsa, çevresi de ona benzer şekilde davranır. İyilik eden iyilikle, kötülük eden kötülükle karşılaşır. Kişi, muhatap olduğu davranışların sorumlusudur.

Herkes Sakız Çiğner Ama Çingene Kızı Tadını Çıkarır :  

(Türk) Her işi herkes yapabilir veya yapmaya çalışabilir. Fakat bir işin severek ve isteyerek yapılması kişiye daha çok zevk verir ve daha mutlu eder.

Herkes, Her An Olgun Olamaz:  

(İtalyan)

Herkese Kendi Evi En Emin Sığınak Olmalıdır:  

(Latin)

Herkesin Aklı Bir Olsa Koyuna Çoban Bulunmaz :  

(Türk) İnsanlar akıl ve yetenek yönünden eşit olsalardı, basit ve sıradan iş yapan kimse bulunmazdı. Oysa dünyanın işleri her seviyeden insana göredir. Bundan dolayı Allah insanları yetenek ve akıl yönünden farklı yaratmıştır. Aksi halde dünyanın düzeni işlemez, bazı işler yüzüstü kalırdı.

Herkesin Arşınına Göre Bez Vermezler:  

(Türk) Genel kurallar herkesin istek ve ihtiyacına göre bozulamaz. Dolayısıyla bir durumun ölçülerimize göre gerçekleşmesini beklemek doğru değildir. İstenen ölçüde değil, gerektiği oranda yarar sağlanacağı bilinmeli.

Herkesin Delisi Evinde, Derdi Karnında:  

(Türk) Evde aileler arasında bazı anlaşmazlıklar ve tartışmalar yaşanması çok normaldir. Fakat bu tip sıkıntılar dışarıdan birine anlatılamadığı, aile içinde gizli kalması gerektiğinden dolayı kişi bu sıkıntıların tümünü içine atar ve bunun sonucunda büyük bir sıkıntıya girer.

Herkesin Ettiği Yoluna Gelir:  

(Türk) Bir kimse başkasına nasıl davranıyorsa, başkaları da ona öylece karşılık verirler. İyilik eden iyilik, kötülük eden de kötülük görür.

WhatsApp