Bir Atasözü Öğrenelim!
İştah, Dişin Dibindedir:
(Türk) Canı bir şey yemek ve içmek istemeyen kişi, o yiyecekten veya içecekten biraz tadınca iştahının arttığını fark eder ve yemek ister.
SON EKLENEN ATASÖZLERİ
*Sağlıklı ve İyi Yaşamanın Sırrı Yarım Yemek, İki Kat Yürümek, Üç Kat Gülmek
ATASÖZÜ ARAMA
Sende Yolla Hata Bildir!ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ
Karpuz Kabuğunu Görmeden Denize Girme:
(Türk) Denize girmek için havanın ısınmasını beklemek gerekir. Bunun gibi her işin yapılması gereken bir zamanı vardır. Zamanında yapılmayan işten çok fazla verim alınmaz. Bu yüzden bir işi yapmadan önce en uygun zamanın beklenmesi gerekir.
Karpuz Kesmekle Hararet Sönmez:
(Türk) Bir kişi bizi kızdırdığında gelişigüzel saldırılarda bulunursak, öfkemizin geçmesi için sinirimizi başka birinden çıkartırsak eğer zarar gören biz oluruz ve bu bir çözüm kaynağı değildir. Aynı zamanda bu durum içimizdeki öfkeyi gidermiş olmaz.
Karpuz Kökeninde Büyür:
(Türk) Yetişen her şey kendi ortamında gelişir ve büyür. Çocuk da doğup büyüdüğü çevrede anne ve babasının sorumluluğunda yetişir.
Kart Kuşu Yolmak Zordur:
(Alman)
Kartal Gökte Uçar, Fakat Yerde Yuva Yapar:
(Arnavut)
Kartal İçin Bir Güvercini Mağlup Etmek Bir Şeref Değildir:
(İtalyan)
Kartala Bir Ok Değmiş, O da Kendi Yeleğinden:
(Türk) Kişi, hayatta karşılaşacağı en büyük kötülüğü çoklukla en yakınlarından görür.
Kartalı Öldüren, Kendi Tüylerinden Yapılma Oktur:
(Ermenice)
Kartalın Beğenmediğini Kargalar Kapışır:
(Türk) Büyük, zengin ve varlıklı kişilerin değer vermeyip, beğenmeyip çöpe attığı şeyler, yoksul kimselerin işlerine yarayabilir. Kimi için değer taşımayan bir mal başkası için büyük değer taşıyabilir.
Kaş Çatmakla Çatık Kaşlı Olunmaz:
(Türk) Şekil ve görüntü olarak herhangi bir şeye benzemeye çalışmak övünülecek bir durum değildir. Bu, kişiye nitelik kazandırmaz. Yaptığı hareketle eski haline göre ya daha komik duruma düşer ya da daha kötü bir duruma düşer.
Kaş İle Göz, Gerisi (Kalanı) Söz:
(Türk) Bir insanın güzelliği ve yakışıklılığı kaşının ve gözünün güzelliğiyle ölçülür. Güzeli güzel yapan şey gözleri ve kaşlarıdır. Kişinin gözleri ve kaşları etkileyici olduktan sonra vücudunun geri kalan diğer kısımlarının güzelliği ikinci planda gelir.
Kasap İsterse Keçinin Boynuzundan Yağ Çıkarır :
(Türk) Kendisinden bir işin yapılması, başarıyla bitirilmesi istenen kişi, isterse hiç olmayacak sanılan işi bile becerebilir. Önemli olan bir işi yapmadan önce kişinin içinde bulunan isteği ve azmidir. Bunlar kişide mevcut olduğu sürece başaramayacağı iş yoktur.
Kasap, Yağı Bol Bulunca Gerisini Yağlar:
(Türk) Akılsız bir kimse, eline ihtiyacı olandan fazlası geçtiği zaman, o şeyi gereksiz yere harcar ve saçıp savurur. Bu kişi elindekinin kıymetini bilemez. Aynı zamanda o şeye bir daha ihtiyaç duyduğu zaman zor duruma düşer.
Kasavetsiz Ağız Anahtarsız Açılır:
(Türk) Sıkıntıları olan kişiler suskun ve düşünceli olduğundan dolayı onları kolay kolay konuşturmak zordur. Fakat derdi, tasası olmayan mutlu insanlar her daim neşeli ve konuşkan olurlar. Bu yüzden onları konuşturmaya gerek kalmaz.
Katır Doğurmaz, Tuz Yeşermez:
(Kürt)
Katıra Cilve Yap Demişler, Tekme Atmış:
Kaba, görgüsüz ve ahmak kişinin yaptığı şaka, kaba, kırıcı ve incitici olur.
Katıra “Baban Kim?” Demişler, “Dayım Attır” Demiş:
(Türk) Kişi kusurlu yanının açığa çıkmasını istemez, bunu gizlemeye çalışır. Sadece iyi yanıyla görünmeye ve övünmeye gayret eder.
Katrandan Olmaz Şeker, Olsa da Cinsine Çeker :
(Türk) Katranın tadı kötü ve rengi şekerin aksine siyahtır. Bu yüzden ne kadar uğraşılsa uğraşılsın katrandan şeker olmaz. Aynı şekilde kötü soylu şey ve kişi iyi olmaz, aslı değiştirilemez. Her ne kadar uğraşılsa da uğraşılsın, bu kişi yine aslında bir kötülük barındırır.
Kavak Gibi Boy Vereceğine, İğne Gibi Akıl Versin:
(Kırgız)
Kavak Uzaya Uzaya Göğe Yetmez:
(Türk) Hayatta her şeyin bir sınırı vardır. Kavak ağacı çok fazla büyüyebilse de göğe ulaşamaz. Bunun gibi hiçbir şey sınırsız bir şekilde büyüyüp gelişemez. Aynı şekilde hangi alanda olursa olsun yükselmenin bir sınırı vardır.
Kavak, Yaprağını Tepeden Dökerse Kış Çok Olur :
(Türk) Halkın bu zamana kadar ki gözlem ve deneyimlerine göre, kavak ağacının dökülmeye en tepesinden başlaması, o yıl kışın çetin geçeceği söylenir.
Kavanoz Dipli Dünya:
(Türk) Sürekli olarak durum değiştiren, hiçbir durumuna güvenilmeyen, üstünde yaşayanlara sevgi bağı ve vefası olmayan bir dünyada yaşıyoruz. Bütün bunlara rağmen dünyada yaşam sürüp gidiyor.
Kavgada Kılıç Ödünç Verilmez:
(Türk) Bir kavga sırasında kişi önce kendi canını korumak ve düşünmek zorundadır. Bu yüzden kişi savunma aracını bir başkasına ödünç vermemelidir. Yoksa kendi savunmasız kalır. Bunun gibi hayati önem taşıyan şeyler, ihtiyaç halindeyken bir başkasına ödünç verilmemelidir.
Kavgada Olmayan Aslan Kesilir:
(Kürt)
Kavgada Yumruk Sayılmaz:
(Türk) Kavga sırasında, başarıya ulaşmak ve rakibi yenmek için elden gelen her şey yapılmalıdır. Gerekli tüm imkanların kullanılması gerekir. Aynı şekilde bir iş yapacaksak, o iş için gerekli olan her şey temin edilmeli, harcamalardan kaçınılmamalı ve işi yarım bırakmadan bitirmeliyiz.
Kavun, Karpuz Yata Yata Büyür:
(Türk) Uyumak ve dinlenmek insanlar için çok önemlidir. Fakat bunu dozunda yapmak gerekir. Eğer ki tembellik olsun diye yapılıyorsa yanlış bir davranıştır. Bu söz tembel tembel oturan kimselere şaka yollu söylenir.
Kavurga Karın Doyurmaz:
(Türk) İnsanlar bazen ihtiyaçlarını karşılayamaz ve bu gereksinimlerini biraz yatıştırmak için avutucu ya da oyalayıcı şeyler kullanmayı tercih ederler. Ancak bu ihtiyaçların giderilebilmesi için kalıcı bir çözüm değildir. Gerçek ihtiyaçlar, yalnızca ihtiyaç duyulan şeylerle karşılanır.
Kavurganın Yananı Sıçrar:
(Türk) Toplulukta tedirginlik olduğunda, bir felaket ve olay sırasında en çok zarar gören, canı en çok yanan kişi sesini yükseltir ve çığlıklar atar.
Kaya Uçmazsa Dere Dolmaz:
(Türk) Büyük gereksinimlerin karşılanabilmesi ya da büyük bir eksiğin kapatılabilmesi için büyük özverilerde bulunulması gerekir. Özveri olmazsa zararı kapatmak mümkün değildir. Unutulmamalı ki büyük ihtiyaçlarda büyük fedakarlıklar yapmak gerekir.
Kaybetmekten Yılmayan, Kazanmanın Eşiğindedir:
(Amerikan)
Kaybetmeyi Ahlaksız Bir Teklife Tercih Et. İlkinin Acısı Bir An, Diğerinin Vicdan Azabı Bir Ömür Boyu Sürer:
(Kızılderili)
Kaygı Küçük Şeyin Gölgesini Kocaman Yapar:
(İsveç)
Kaygı Ömür Bitirir, Yalan Bahtı Bitirir:
(Kırgız)
Kaynana Öcü, Oğlu Cici:
(Türk) Kadınlar, kocalarını çok sever ve sayarlar. Ancak kaynanaları, gelinlere her zaman rahatsız edici bir varlık olarak gelir.
Kaynana Pamuk İpliği Olup Raftan Düşse, Gelinin Başını Yarar:
(Türk) Bir gelinin kaynanası, ne kadar iyi huylu, ne kadar güzel davranışlı da olsa, kaynanın her hali gelini tedirgin eder ve gelin mutlaka kaynanasından rahatsız olacak bir şey bulur.
Kaynayan Kazan Kapak Tutmaz:
(Türk) İçin için gelişen olaylar veya duygular bir yerde patlak verir, önüne geçilemez, kolay kolay yatıştırılamaz.
Kaz Gelen Yerden Tavuk Esirgenmez:
(Türk) Büyük çıkarlar beklenen yer için küçük fedakârlıklar yapılmalı, kimi sıkıntılara girilmeli ve bundan kaçınılmamalıdır.
Kaza Geliyorum Demez:
(Türk) Can veya mal kaybına sebep olan kötü olayın ne zaman olacağını kestirmek mümkün değildir. Bu bakımdan önceden kimi tedbir alınmalı, ansızın ortaya çıkacak kazaya karşı hazırlık yapılmalıdır.
Kazan Kazana Kara Demiş:
(Türk) İnsanların çoğu kendi kusurunu görmez de başkalarının kusurunu görür. Öyle ki, bazen kendinde olan bir kusur yüzünden başkasını kınar. Böyle yapıncada gülünç duruma düşer. Kişinin kendi kusurunu görmesinden büyük erdem olmaz.
Kazan Taşarsa Kepçenin Değeri Olmaz:
(Türk) Bir iş yaparken, oluşabilecek tehlikeler için önceden önlemlerimizi almamız gerekir. Bunun dışında tehlikeli durum ortaya çıktığı andan itibaren alınan önlemlerin hiçbirisi işe yaramaz ve tehlikeyi önlemiş olmaz. Bu yüzden iş işten geçmeden dikkatli ve tedbirli olmamızda yarar vardır.
Kazana Yanaşırsan Karası Bulaşır; Kötüye Yanaşırsan Belası Bulaşır:
(Türkmen)
Kazanırsan Dost Kazan, Düşmanını Anan da Doğurur:
(Türk) Hayatta dost edinmek düşman edinmekten daha zordur. Bu yüzden genellikle insanların dostları az, düşmanları çok olur. Hatta kişinin annesi bile kendisine düşmanlık edecek bir kardeş bile doğurabilir. Bu yüzden kişi, olan dostlarının değerini bilmeli ve daha çok dost edinmelidir.
Kazanmayanın Kazanı Kaynamaz:
(Türk) Yiyip içmek, geçimini temin etmek isteyen insan çalışıp kazanç sağlamak zorundadır. Kazancı olmayan insanın geçinmesi mümkün değildir.
Kazaya Rıza Gerek:
(Türk) İnsanların olup biteni değiştirme veya zamanı geri alma gibi bir yetenekleri olmadığı için, kişi başına gelen her olayı kabul etmeli ve kazaya boyun eğmelidir.
Kazma Elin Kuyusunu, Kazarlar Kuyunu:
(Türk) Sen başkasına kötülük yaparsan, o da sana kötülük yapacaktır. Her şeyin bir karşılığı vardır. Unutma ki, her ne edersen onun karşılığını alırsın.
Keçi Can Derdinde, Kasap Yağ Derdinde:
(Türk) Kötü bir duruma düşmüş, büyük zarara uğramış kimi kimseler acı içinde kıvranırken, kimileri de küçük yararlarını düşünürler ve hiç umursamadan bu durumdan istifade etmeye çalışırlar.
Keçi Geberse de Kuyruğunu İndirmez:
(Türk) Bazı insanlar keçi gibi inatçıdır ve her ne olursa olsun, öleceğini bilse dahi inat etmeyi bırakmazlar.
Keçi Kurdu Korkutmak İstiyor:
(Arnavut)
Keçi Kurttan Kurtulsa Gergedan Olur:
(Türk) Doğanın kanunu olarak, hayvanların belirli bir beslenme zinciri vardır. Dağdaki keçileri kurt yemese, keçiler çoğalır ve büyük bir güce sahip olur. Aynı şekilde kötülük yapan kimseler de önlenmezse çoğalıp büyük bir güç elde edebilirler. Hayatta bazı tehlikeler, engeller olmasa her şey alabildiğine gelişir.
Keçi Nereye Çıkarsa Oğlağı da Oraya Çıkar:
(Türk) Küçükler daima büyüklerini taklit ederler, örnek alırlar. Anne_baba ne yaparsa çocuk da onu yapar; hangi yola giderse çocuk da o yola gider.
Keçide de Sakal Var:
(Türk) Keçilerde bile olan sakal, insanlara bir değer kazandırmaz. Kişi değer kazanmak istiyorsa eğer dış görünüşü veya kılık kıyafetiyle değil, davranışlarıyla beğeni alması gerekir. Böylelikle insanlar bu kişiye değer kazandırır.
Keçinin Uyuzu, Pınarın Gözünden Su İçer:
(Türk) Değersiz kişiler, layık olmadıkları ve hak etmedikleri her yeri kendilerine layık bulurlar. Kendilerini değerli ve önemli hissederler. Kendileri için her zaman en iyisini ister ve hak etmedikleri şeylere göz dikerler.
Keçiye İçki İçirmişler, Kurdun Evini Sormuş:
Alkol, girdiği bedende dengesiz ve anlamsız davranışlar ortaya çıkmasına yol açar. Alkol alan güçsüz kişilerin yiğitlik tasladığı gibi, kısa zamanda zenginleşenler, makam mevki sahibi olanlar da kendisinden çok üstün kimseleri küçük görmeye başlarlar.
Keçiyi Yardan Uçuran Bir Tutam Ottur:
(Türk) Açgözlü, gözü doymaz, hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar.
Kedi Evde Olmayınca Fare Abdurrahman Kesilir:
(Kürt)
Kedi Her Zaman Ciğer Yemez:
(Türk) İnsanlar bir kere istedikleri oldu diye, bu durum her zaman en iyi şartlarda yaşayacağı veya her istediğini elde edebileceği anlamına gelmez. Ara ara yakalanan fırsatlar her daim ele geçmez.
Kedi Kıçını Görmüş, ''Yaram Var!'' Demiş:
(Türk) Derdi olmayan kişiler, kendilerine durup dururken sıkıntı ve üzüntü konusu bulmak için çabalayıp dururlar. Aslında dertsiz insan yaşadığı mutlu ve huzurlu hayatın tadını çıkarmalıdır. Her zaman mutlu olmak bizi olumlu etkiler, boşuna dert sahibi olup canımızı sıkmamamız gerekir.
Kedi Taze Balık Yemeyi Sever Ama Nehre Girmez:
(Moğol)
Kedi Uzanamadığı (Yetişemediği) Ciğere Pis (Murdar) Der:
(Türk) Kimileri, çok istedikleri hâlde elde edemedikleri şeyi hor göstermeye kalkışırlar; beğenmiyor görünürler. Böyle davranmakla asıl yapmak istedikleri şey, kendi çaresizliklerinin ortaya koyduğu açığı kapatmaya çalışmaktır.
Kedi Yavrusunu Yerken Sıçana Benzetir:
(Türk) Kişi, çıkar sağlamak için yakınındaki suçsuz birine kötülük etmek isterse eğer bu konuyla ilgili çeşitli bahaneler üretir ve çıkar sağlayacağı yakınını düşmanına benzetir.
Kedilerin Dokuz Canı Vardır: Üçü Oyun İçin, Üçü Çiftleşmek İçin ve Üçü de Yerleşmek İçin:
(İngiliz)
Kedinin Boynuna Ciğer Asılmaz:
(Türk) Kendisine güvenilmeyecek birine bir şey bırakmak, emanet etmek doğru değildir. Yoksa o şey ya zarar görür, ya da yok olur.
Kedinin Gideceği Samanlığa Kadar:
(Türk) Suç işleyen kişi, kabahatini bilir ve kimsenin onu görmemesi, bulmaması için kaçar. Fakat nereye kaçarsa kaçsın kısa bire süre içinde yakalanır ve hake ettiği cezayı alır.
Kedinin Kabahatini Önüne Koyarlar, Öyle Döverler :
(Türk) Hiç kimse haksız ve suçsuz yere cezalandırılamaz. Bir kişi cezalandırılacaksa eğer öncelikle suçunu bilmelidir. Yoksa suçunu bilmeyen kişi kendini savunamaz. Ayrıca kişi cezalandırılırken suçunu bilerek cezalandırılırsa, kendisine büyük bir ders olur ve bir daha o suçu işlememesine yardımcı olur.
Kedinin Kanadı Olsaydı Serçenin Adı Kalmazdı :
(Türk) Kedinin kanadı olsaydı, tüm serçeleri yakalayıp yerdi. Aynı şekilde saldırganlar ve kötü insanlar şu hayatta istedikleri güçlere sahip olsaydı eğer iyileri kısa bir zamanda yok eder ve dünyaya egemen olurlardı.
Kedinin Usluluğu Sıçan Görünceye Kadar:
(Türk) Her insanın dayanamadığı ve baştan çıkaran zayıf bir yönü vardır. Bu yüzden atılgan ve hareketleri insanların sakin sakin durduğuna kanmamak gerek. Çünkü onları harekete geçirecek bir durum olduğunda eski hallerine hemen geri dönerler, atılgan ve hareketli olurlar.
Kediye ''Bokun Şifa'' Demişler, Tutmuş Üstünü Örtmüş:
(Türk) Yalnızca kendini düşünüp, başkalarına iyilik yapmayı sevmeyen insanlar, en işe yaramaz, kullanmadıkları mallarını bile kimse faydalanmasın diye saklar ve kullanılmaz duruma getirir. Oysaki iyilik yapmakla kimse kendinden bir şey kaybetmez.
Kediyi Sıkıştırırsan Üstüne Atlar:
(Türk) Senden korkan, çekingen ve sana asla zarar vermeyeceğini düşündüğün kişinin üstüne fazla gidersen, onun canını yakacak bir harekette bulunursan eğer o kişi, çok sinirli ve saldırgan bir hal alır.
Kefen Alacak Adam Gözünün Yaşından Belli Olur :
(Türk) Bir kişinin, bir işi yapıp yapmayacağı hal ve hareketlerine bakılarak daha önceden belli olur ve anlaşılabilir.
Kefenin Cebi Yok:
(Türk) Bazı insanlar cimrilik yapar ve parasını harcamaya kıyamaz. Fakat insan bu dünyada kazandıklarını, bu dünyada harcamalıdır. Çünkü hiç kimse öteki dünyaya hiçbir şey götüremez.
Kel Kız, Ablasının Saçıyla Övünür:
(Türk) Toplumda değeri olmayan, cahil, görgüsüz ve herhangi bir vasfa sahip olmayan kişiler, yakınındaki akraba ve dostlarının üstün niteliklerinden kendilerine pay çıkarırlar ve bununla övünürler.
Kel Ölür Sırma Saçlı Olur, Kör Ölür Badem Gözlü Olur:
(Türk) Önce değersiz bulunan, beğenilmeyen bir kimse, küçük bir şey veya bir fırsat elimizden çıkıp yok olunca birden kıymet kazanır; çok önemli ve iyi gibi görülür.
Kel Yanında Kabak Anılmaz:
(Türk) Bir kişinin yanında, onun eksiğini çağrıştıracak sözler söylenmemeli. Çünkü herkesin bir kusuru vardır ve kimse dört dörtlük değildir. Ayrıca kusuru olan kişinin yanında, onun kusurunu ima ederek konuşmak hoş bir davranış değildir ve karşımızdaki kişiyi oldukça üzer.
Kele, Köseden Yardım Gelmez:
(Türk) Yardıma muhtaç olan kişi, ihtiyaç duyduğu şey konusunda kendi dururken başkasına yardım edemez. Kendi derdine çare bulamamış, kendi işini halledememiş ki, başkasına nasıl yardım etsin?
Kelin Ayıbını Takke Örter:
(Türk) Kel başına takke takınca kel olup olmadığı belli olmaz. Aynı şekilde bazı insanlar eksiklerini ve kusurlarını mal varlıkları ve zenginlikleriyle kapatmaya çalışırlar.
Kelin İlâcı Olsa Başına Sürer:
(Türk) Yardıma muhtaç olan kişi, ihtiyaç duyduğu şey konusunda kendi dururken başkasına yardım edemez. Kendi derdine çare bulamamış, kendi işini halledememiş ki, başkasına nasıl yardım etsin?
Kelle Sağ Olsun da Külah Bulunur:
(Türk) Hayatta her şeyin başı sağlık ve en değerli varlığımız sağlıktır. Kişi önce sağlıklı olmalı ki ondan sonra iş sahibi olmayı düşünmeli. Sonuç olarak sağlıksız bir kişi doğru düzgün iş göremez.
Kem Dileme Komşuna, Kem İş Gelir Başına:
(Türk) Kişi, insanlara karşı, çevresine karşı iyi düşünür, iyilik diler, hayır isterse, başkaları da ona karşı bu şekilde düşünür. İyilik ve kötülük her daim karşılığını bulur. İnsanın yaptığı iyilikler ve kötülükler hiçbir zaman karşılıksız kalmaz. İyilik her zaman iyilik yapanları, kişilerin iyiliğini isteyenleri bulur. Fakat kötü ve fesat insanlar ise ne kötülük dilerse dilesin aynı şekilde başlarına gelir.
Kem Göz, Kalp Akçe Sahibinindir:
(Türk) Kötü sözü kimse kabul etmediği gibi, sahte parayı da kimse kabul etmez. Kötü söz söyleyenin, geçmeyen para da onu kullananındır.
Kenarın Dilberi Nazik de Olsa Nazenin Olmaz :
(Türk) Kişi, doğduğundan beri aynı ortamda kalıp büyüdüyse ailesinin bazı huylarını kapar. Ailesi ve çevresi kaba, görgüsüz insanlar ise bu kişi ne kadar kibar ve nazik davranmaya çalışırsa çalışsın, illa bir zaman gelir ki kabalıklarını ve görgüsüzlüklerini ortaya çıkaracak davranışta bulunur.
Kendi Başındaki Deveyi Görmeyen, Başkasının Başındaki Çöpü Görür:
(Kırgız)
Kendi Düşen Ağlamaz:
(Türk) Girdiği bir işte kendi zararına kendi sebep olan bir kimsenin yakınmaya hakkı yoktur. Çünkü bildiğini okumuş, istediği gibi davranmış, kimseyi dinlememiştir. O hâlde kötü sonuca da katlanmalıdır.
Kendini Beğenen Şeytan:
(Türk) Kendini beğenmek, şeytana has bir özelliktir. Eğer bir kişi kendini beğenmişse şeytanca davranır ve sürekli kendini öne sürer. Ancak kişinin kibirli olması toplum tarafından hoş karşılanan bir davranış türü değildir. Olgun insanlarda daima tevazu ve alçak gönüllülük aranır.
Kendisini Övenin İpi Çürük Olur:
(Türkmen)
Kepenek Altında Er Yatar:
(Türk) İnsanları dış görünüşleriyle, onları kılık kıyafetleriyle yargılamak yanlış olur ve insanların dıştan görünüşleri bizi yanıltabilir. Çok değerli bir kişi, iyi olmayan kıyafetler giyebilir veya değersiz bir kişi, çok şık kıyafetler giyebilir.
Kervan Yolda Düzelir:
(Türk) Bir işin içine girdikten sonra düzelmesi beklenmelidir. İşin sorunları işin içinde çözülür. Bu şekilde olması hem bu işe gönül koymuş kişiler tarafından başarıya ulaşılmasını sağlar, hemde sorunları zamanında ve yerinde tespit etmeyi sağlar. Eşanlamlısı:: Balık Baştan Kokar
Kes Parmağını Çık Pazara, İlaç Buyuran Çok Olur :
(Türk) İnsanların bir derdi olduğu zaman, çevremizde bunu gören kişiler çözüm üretme çabasına girerler. Ancak o kadarla kalırlar. Doğru çözümü seçmek her zaman bize kalır.
Keseye Danış, Pazarlığa Sonra Giriş:
(Türk) Kişi, alışverişe çıkmadan veya herhangi bir şey satın almadan önce bütçesine göre hesabını yapmalıdır. Kişi parası kadar iş yapmalı ve parasının yetmeyeceği şeyleri satın almamalıdır. Ayrıca yeterli parası yoksa da alışverişe girişmemelidir.
Kesilen Baş Yerine Konmaz:
(Türk) Bir iş yapıldıktan sonra eski durumuna getirilemez. Bu bakımdan bir işe girişmeden, bir davranışta bulunmadan önce, işin nasıl sonuçlanıp sonuçlanmayacağını iyi hesapla; pişman olup olmayacağını iyi düşün taşın ve ondan sonra harekete geçip geçmeme konusunda karar ver.
Keskin Kılıç Yanan Ateştir:
(Türkmen)
Keskin Sirke Küpüne (Kabına) Zarar Verir:
(Türk) Öfkeli, sert, sinirli kimsenin zararı kendisinedir. Kendini yıprattığı, sağlığına zarar verdiği, toplum içinde saygınlığını yitirdiği gibi işlerini de bozup alt üst eder. Eşanlamlısı:: Öfkeyle Kalkan Zararla (Ziyanla) Oturur
Keskin Zeka Keramete Kıç Attırır:
(Türk) Akıllı bir insan, her işin başını ve sonunu çok iyi düşündüğünden dolayı, kendisi bir şey yaparken veya yapılan başka bir şeyin nasıl sonuçlanacağını keramet sahibi insanlardan çok daha iyi bilir.
Kibirlenmek Deli İşidir:
(Çerkez)
Kibirli Olan At İle Yola Çıkar, Ayaklarıyla Geri Döner:
(Arnavut)
Kibirliye Kibir Göstermek Sadakadır:
(Türk) Sürekli kendini öne atan, kendini büyük gören ve kibirli davranan kişiye karşı, onun davrandığı gibi davranılması gerekir. Eğer bu tür kişilerin davranışları alttan alınırsa bu durum onları daha çok şımartır ve çekilmez bir hale getirir. Bu yüzden davranışı hoş olmayan kişi hem uyarılmalı hem de layık olduğu şekilde davranılmalıdır.
Kıbleden Geldi Kışımız, Allah'a Kaldı İşimiz:
(Türk) Kıble, güney yönündedir. Güney, normalde sıcak olur, soğuktan kaçanlar oraya göç eder. Fakat kış mevsiminde rüzgar güneyden gelirse eğer çok daha şiddetli bir kış geçecek demektir ve kaçacak bir yer kalmaz. Bu yüzden bunun için Allah'a sığınılır.
Kılavuzu Karga Olanın Burnu Boktan Kurtulmaz:
(Türk) Kişi öncelikle kime danışacağını, kimin peşinden gideceğini iyi bilmelidir. Çünkü seçtiği kişi kötü, işe yaramaz biri olabilir ve onun başını belâya sokabilir.
Kılıç Kınını Kesmez:
(Türk) Ne kadar sert ve öfkeli olursa olsun hiçbir kişi yanındakilere, yakınlarına zarar vermez.
Kılıcı Eline Alan, Kılıcı İle Ölür:
(Türk) Dünya halinde insanlar meziyetleriyle tanınır. Kişiliklerinin el verdiği ve uygun bulunduğu işleri yaparlar ve bu şekilde anılarak yaşamlarına son verirler. Bir hırsızın hırsız olarak kalması, bir siyasetçinin siyasetçi olarak kalması ve o şekilde ölmesi gibi. Kişiler işlerine paralel olarak uygun oldukları durumları ile yaşarlar ve o şekilde dünyadan ayrılırlar.
Kılık Kıyafetle Adam Olunmaz:
(Türk) Gösterişli bir vucut, geniş pazular, iyi bir elbise, kişiye insanlık değeri kazandırmaz. Nice elbise vardır, için de insan yoktur; nice insan vardır, üstünde doğru dürüst elbise yoktur.