Haydi Öğrenelim!
Taret:
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Kuzey Mariana Adaları Milli Tk:
milli tk.lakabı: Mavi Yengeçler (Blue Ayuyus)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Resmi Tam Adı: Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Kuzey Kafkasya'da Rusya Federasyonu içerisinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Rusya Federasyonu'na bağlı, 20 Ocak 1921 tarihinde bağımsızlığını kazanan, Özerk Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Yönetim Şekli: Rusya Federasyonu'na bağlı Federal Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
İdari Yapısı: 1 il, 8 ilçe ve 105 kadar büyük yerleşim yeri "köyü" vardır.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Komşuları: Doğuda Çeçenistan, kuzeyde İnguşetya ve Kabartay, güneyde Güney Osetya ve Gürcistan ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Resmi Dili: Osetçe, Rusça(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Dini: Hristiyanlık, İslamiyet, Paganizm Mezhebi: Ortodoks Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Milli Marşı: "Kuzey Osetya Cumhuriyeti Millî Marşı"(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Kuzey Osetya:
Genel Bkş: Kasım 1994'te "Kuzey Osetya Cumhuriyeti-Alanya" adı resmen cumhuriyetin ismi oldu. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Kuzeybatı Avrupa:
Kuzeybatı Avrupa; Polonya'nın batısı, Fransa'nın güney kısmının kuzeyi ve Grönland'ın doğusu ve güneyi arasında kalan alandır. Kuzeybatı Avrupa'daki ülkeler Almanya, İsveç, Norveç, Hollanda, Belçika, İngiltere, Fransa, (kuzey kısmı) İrlanda, Kuzey İrlanda, İzlanda.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Kuzine:
Üzerinde yemek pişirilen, genellikle odun veya kömürle çalışan mutfak ocağı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kuzu:
Mee, Bee(Konusu: Hayvan Sesleri, Kökeni: )
Kuzu:
(i.) Genç kız. Örn:: -Ne itoğluittir bizim Mayk senin gibi kuzuları mazallah çıtır çıtır yer. (FM ikinci, Kara Nara)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kuzukulağı:
(rumex) Karabuğdaygiller familyasından; nemli kırlarda yetişen, genellikle bir kaç yıl yaşayan, yeşil veya firfiri renkte orsu bir bitki cinsidir. Yaprakları hafifçe kabarık ve geniştir. Meyveleri üç köşeli veya yassıdır. Yurdumuzda yetişen türleri; Labada, büyük kuzukulağı, küçük kuzukulağı gibi çeşitleridir. Ev ilaçlarında büyük ve küçük kuzukulağının yaprakları kullanılır. Faydası:: Yaprakları ile salata yapılıp, yenir. İdrar söktürür. Mide şişkinliğini giderir. Egzamalar üzerine kompress yapılır. Romatizmalılar, böbreklerinden hasta olanlar, yememelidir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
KUZUSHI:
(Kuzuşi) Denge bozma.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Küba:
Resmi Tam Adı: Küba Cumhuriyeti İspanyolca: República de Cuba (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Küba:
Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda, Karayipler'de (Batı Hint Adaları) yer alan ada ülkesi.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Küba:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. 1898'de biten İspanya-Amerika Savaşına kadar İspanya'nın bir toprağı olarak kaldı, 20 Mayıs 1902'de Amerika'dan resmi bağımsızlık kazandı.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Küba:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Tek Parti Rejimine dayalı, Yarı Başkanlı, Sosyalist Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Küba:
İdari Yapısı: 14 İl ve 2 Özel Belediye: 1- Isla de la Juventud (özel belediye) 2- Pinar del Río 3- La Habana 4- Ciudad de La Habana 5- Matanzas 6- Cienfuegos 7- Villa Clara 8- Sancti Spíritus 9- Ciego de Ávila 10- Camagüey 11- Las Tunas 12- Granma 13- Holguín 14- Santiago de Cuba 15- Guantánamo 16- Isla de la Juventud.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Küba:
Komşuları: Kuzeyinde Amerika Birleşik Devletler (150 km uzaklıkta), batısında Meksika, Bahamalar, güneyinde Cayman Adaları ve Jamaika, ve güneydoğusunda Haiti ve Dominik Cumhuriyeti vardır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Küba:
Resmi Dili: İspanyolca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Küba:
Plaka Kod: C (1930 yılından beri)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Küba:
Tel. Kodu: +53 Bölge 5 – Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Küba:
Dini: Hristiyanlık, Santeria dini Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Küba:
Küba Bayrağı: ilk olarak İspanya'dan 1898 tarihinde kazanılan bağımsızlık sonrası kullanılmaya başlanmış, 20 Mayıs 1902'de de Amerika Birleşik Devletler'den özgürlüğüne kavuşan Küba devletinin bayrağı olmuştur. Bayrak yatay olarak beş eşit şeritten ve göndere çekilen tarafta şeritlerin üzerine gelecek şekilde konumlandırılmş eşkenar üçgenden oluşmaktadır. Yatay şeritler mavi ve beyaz renklerin birbiri ardına sıralandığı şekilde meydana getirilmiştir. Kırmızı renk eşkenar üçgenin içerisinde ise tam üçgenin ortasına gelecek şekilde konumlandırılmış beyaz beş köşeli yıldız bulunmaktadır.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Küba:
Milli Marşı: "La Bayamesa" (Bayamo Marşı, İspanyolca: Himno de Bayamo), Küba'nın millî marşı. 1867’de özgürlük hisleriyle Perucho Figueredo tarafından melodisi bestelenen marş, 1868 yılında başkaldıran birliklerin Bayamo’ya girmesiyle sözlerine kavuşmuştur. 1902 yılında kabul edilmiştir.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Küba:
Genel Bkş: Deniz mahsulleri, mısır ve siyah fasulye çok tüketilir. • Küba edebiyatının özellikle şiir alanında zengin ve nitelikli bir mirası vardır. 19. yüzyılda yaşamış şair Jose Marti ile 20. yüzyılda yaşamış olan Nicolás Guillén önemli Kübalı edebiyatçılardandır. Ünlü şarkı Guantanamera, Küba'nın devrimci kahramanı Jose Marti'nin eseridir. Aynı zamanda Bolivya ordusuna ve Che'ye yazılan ünlü Soldadito Boliviano (Bolivyalı Küçük asker) şarkısı da Nicholas Guillen'indir. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Küba:
DI Küba'nın Dış İstihbarat Teşkilatı. (Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )
Küba Milli Tk:
milli tk.lakabı: Karayip'in Aslanları (los Leones del Caribe)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Kübik:
1. Küp biçiminde olan. 2. Kübizm anlayışına göre yapılmış olan. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kübist:
1. Kübizm akımını benimseyen veya uygulayan sanatçı. 2. Kübizmle ilgili olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kübizm:
(fr.i. cubisme) Temsile dayalı nesneleri geometrik biçimlerde gösteren sanat anlayışından saparak devrim yapan, XX. yüzyıl başında ortaya çıkan Fransız sanat akımıdır.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Kübizm:
Nesneleri geometrik biçimlere bölerek farklı açılardan gösteren sanat akımı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kübra:
(a.i. erk.) 1- Büyük olan (Ekber'in müennesi). 2- Hadicetü'l-Kübra: Hz. Peygamberin ilk hanımı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Küçük:
(d.) 1- Bir erkek adının başına getirildiğinde (örneğin Küçük Ali gibi) o kişinin erkeklik organı anlamını taşır. Örn:: heyecandan eli ayağı titriyor küçük Tamer de küheylan gibi şaha kalkmış kişniyor. (Engin Ardıç, Yukarıda Başka Bayan Yoktur) 2- 35 cl.lik rakı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
küçük:
sıfat 1. boyutları, benzerlerinden daha ufak olan. \"Bahçe içinde küçük bir evde oturuyorduk\" 2. eni, boyu az. \"Küçük bir salonda toplanmıştık\" 3. daha az yaşlı. \"Küçük kardeşim liseyi yeni bitirdi\" 4. henüz büyümemiş, gelişmesini henüz tamamlamamış olan. \"Küçük köpekten bile korkmuştu\" 5. nicelik yönünden önemsiz, az olan. \"Ona olan küçük borcumu da ödeyip kurtuldum\" 6. niteliği düşük olan, aşağı, bayağı. \"Böyle küçük adamlarla iş yapılmaz\" 7. MEC. geri aşamada bulunan. \"Bankada küçük bir görevliydi\" 8. üstün yeteneği bulunmayan, değersiz, önemsiz. \"Küçük, kötü sanatçılar el üstünde tutuluyor\" 9. ad yaşça küçük olan kimse, çocuk. 10. ad yaşça büyük kimselerin çocuk yaştakiler için kullandığı bir seslenme sözü. \"Küçük, biraz gelir misin?\" 11. ARGO bir erkek adının başına getirildiğinde o kimsenin erkeklik organı anlamına gelir. 12. yeterli büyüklükte olmamak. 13. ARGO (bir işle ya da biriyle gereğince uğraşmak vb. için) yeterince gelişkin olmamak, gücü yetmemek, acemi ya da toy olmak. 14. ikiçeneklilerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. 15. bu ağacın, ceviz biçiminde, baharat olarak da kullanılan ürünü. 16. aşağılık kimse. 17. genellikle kentlerin kenar mahallelerinde yaşayan eğitim düzeyi düşük, dar gelirli, işçi, zanaatçı, küçük esnaf gibi sıradan insan varlığının ortak adı. \"Bu şiir küçük insanı veren, alaycı yanı ağır basan, konuşma diline dayalı bir şiirdi\"(Konusu: , Kökeni: )
Küçük Ağa:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Tarık BUĞRA Kitabın Konusu: Birinci Dünya Savaşı ile birlikte, Osmanlı Devleti’nin durumunu, bir Anadolu kasabası olan Akşehir'den yola çıkılarak, kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Kurtuluş Savaşı’nı sırasında vatan ve millet sevgisi, bağımsızlık duygusu gibi konuların önemini ortaya koymaktadır. Karakterler: Küçük Ağa, Salih, Çerkez Ethem, Doktor Haydar Bey, Ali Emmi(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Küçük Ağa:
Tarık Buğra'nın yazdığı Küçük Ağa kitabının baş kahramanı. Küçük Ağa (İstanbullu Hoca) Kurtuluş mücadelesine büyük hizmetler vermiş binlerce kişiden biri.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Küçük Antiller:
Küçük Antiller; Karayip denizinde Büyük Antiller ile birlikte Batı Hint Adalarını oluşturan adalar topluluğudur. Küçük Antiller Atlantik denizinin sınırında Karayiplerin doğusunu, kuzeyden güneye art arda sıralı çevreleyen küçük adalardır. Bunlar, Virgin Adaları, Anguila, Saint Kitts ve Nevis, Antigua ve Barbuda, Montserrat, Guadeloupe, Dominika, Martinik, Saint Lucia, Barbados, Saint Vincent ve Grenadinler, Grenada, Trinidad ve Tobago, Venezuela açıklarındaki adalar ile Hollanda Antilleri, Aruba gibi adalardan oluşurlar. Kurasao, Bonaire, Saint Eustatius, Saba, ile Saint Martin'ın güneyi Hollanda Antilleri'ni oluştururlar. (Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Küçük Avantaj:
(Judo Ter.) Kınsa. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Küçük Düzey:
(Alm. Podest - Fr. practicable - İng. rostrum) Sahne üzerinde küçük set.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Küçük Gelmek:
(d.) 1- (Bİr işle gereğince uğraşmak, birisiyle tam bir ilişkiye girmek vb. için) Yeterince gelişkin olmamak, yeterli olmamak, toy acemi olmak. Örn:: Sen bu işe küçük gelirsin yavrı, git de baban gelsin. 2- (Kadın ya da edilgin eşcinsel erkek için bir erkeklik organı) Yeterli büyüklükte olmamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küçük hindistancevizi:
(myristica) Myristicaceae familyasından; Anavatanı Molük olan, diğer sıcak bölgelerde de yetiştirilen, 16 - 18 m yüksekliğinde bir ağaç ve onun meyvesidir. Görünüş itibariyle Portakal ağacına benzer. Tohumları beyazımsı kül halinde ve yuvarlaktır. Kabuğu soyulmuş halde satılır. İçeriğinde uçucu bir yağ vardır. Faydası:: Vücudu kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. İştah açar. Kalp ve sindirim ilaçları yapmakta kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Küçük Işıldak:
(Alm. Kleinscheinwerfer - Fr. petit projecteur - İng. baby spot) Küçük aynalı, yöresel ışıklama lambası. 250 - 500 watt'lıktır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Küçük Onur:
Onur Sarıkaya (d:1982; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Küçük Resim:
"İngilizce'deki ""Clipart"" teriminin Türkçe'deki karşılığıdır. Tüm Microsoft Office uygulamaları ve gelişmiş grafik programları, bu tip küçük resimlerden oluşan geniş bir arşive sahiptir. Üstelik küçük resimler, çoğu zaman belli kategorilere ayrılmış olarak karşımıza çıkarlar. Örneğin meteoroloji konulu bir makale hazırlıyorsunuz ve makale içerisine bazı küçük resimler eklemeniz gerekiyor. Bu durumda Office paketinin sunduğu arşivi açabilir ve ilgili kategoriden hoşunuza giden bir resmi seçebilirsiniz. Küçük resimler, sadece programın arşivinde bulunan alternatifler ile sınırlı değildir. Dilerseniz, internet üzerinden de sayısız küçük resim bulabilir ve onları bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Küçük Şef:
(d. türk. fr.) Bir tür uyuşturucu, peyot, pesoteye.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küçümen:
Haslet Soyöz Cumhuriyet gazetesi'nde çalışırken günlük bir bant olarak çizdiği Küçümen'i yıllar sonra Milliyet gazetesi'nde aynı formatta hazırlamıştır. Bu karakterin maceralarının yer aldığı ve Milliyet Yayınları'ndan üç ciltlik bir albüm serisi çıkarmıştır.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Küf:
Nemli iklimlerde çok karşılaşılan bir problem olan küfe sebep kimyasal.(Konusu: Boya Terimi, Kökeni: )
Küfe:
(fars.i. küfe, büyük sepet, arka sepeti) Kıç, kalçalar. Örn:: Falçatayı korkutmadan küfesine tutuverdik. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu) Örn:: Hehhe Küfeye bak. Kiraz küfesi buu. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam) Örn:: Anam nerde büyüttün bu küfeleri.. Hepsi senin mi yavrum. (Latif Demirci, The Selamün Aleyküm)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küfelik:
(fars.sf. türk. e.) Ayakta duramayacak kadar sarhoş. (kimse) Örn:: Salih tam küfelik olunca müşteriler etrafı toplayıp dikkanı kapatıyorlar. (Halit Çapın, Salihin Orası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küflü:
(i.) 1- Altın lira. Örn:: Mangizi görelim. Sende ıskat küflüleri vardır, kiii Sökül dedim dazgalt bayıl dedim. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu) 2- Hasis, cimri. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
küfranınimet:
1- Yapılan ve görülen iyiliği unutup iyiliği yapanı tanımama, teşekkür etmeme, nankörlük. 2- Bütün nimetleri veren Allah’ın emirlerine aykırı hareket ederek davranışlarıyla veya sözlü olarak onun verdiklerini görmezlikten gelip şükretmeme. Örn:: “Allah size kendi cinsinizden eşler yarattı ve eşlerinizden size oğullar ve torunlar verdi. Sizi güzel rızıklarla besledi. Böyleyken onlar, batıla inanıp da Allah’a karşı küfranınimette mi bulunuyorlar?” (Kur’an-ı Kerim Nahl suresi 16/72 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
küfür:
1. Örtme, gizleme, yok etme. 2- İnkâr etme, inanmama. Örn:: “Şüphesiz ki küfredip sonra da bu küfür hâli üzerine ölenlere Allah’ın laneti vardır.” (Kur’an-ı Kerim bakara suresi 2/161 nci Ayet) 3- Nankörlük. Örn:: “Beni anın ki ben de sizi anayım, bana şükredin, küfretmeyin.” (Kur'an-ı Kerim Bakara suresi 2/152 nci Ayet) 4- Allah’ın, varlığını veya birliğini inkâr etme, dinin kutsal saydığı gerçeklere inanmama ya da İslam’ın hak din olduğunu kabul etmeme. Örn:: “Ey inananlar! İmana karşı küfrü seviyorlarsa (tercih ediyorlarsa) babalarınız ve kardeşleriniz de olsa onları dost edinmeyiniz…” (Kur’an-ı Kerim Tevbe suresi 9/23 ncü Ayet) 5- Allah’ın göndermiş olduğu İslam dinini toptan veya içerisindeki hükümlerden herhangi birini inkâr etme, peygamberlerin bazısına inanıp bazısını reddetme. Örn:: “Onlar ki inandıktan sonra küfre düştüler, sonra da küfürleri arttı. Onların tövbeleri kabul edilmeyecektir. Onlar gerçekten sapık olanlardır.” (Kur'an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/90 ncı Ayet) 6- Allah’a şirk koşma yahut Allah’ı yakışmayacak isim ve sıfatlarla anma. “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir.” diyenler şüphesiz küfre girmişlerdir.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/17 nci Ayet) 7- Allah’a inanmayan veya onu yüce otorite, kendinin ve tüm evrenin mutlak hâkimi ya da ibadet edilecek tek tanrı olarak kabul etmeyen. “İman ettikten sonra tekrar küfre dönüp küfürde ileri gidenler var ya, Allah onların tövbelerini kesinlikle kabul etmeyecektir. Onlar sapıkların ta kendileridir.” (Kur’anı Kerim Al'i İmran suresi 3/90 ncı Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
küfüv:
(bkz:: kefaet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Kükürt (Sülfür):
Sembolü: S Atom Numarası (Proton Sayısı): 16 Atom Ağırlığı: 32,066 g/mol Elektron Sayısı: 16 Element Serisi: Diğer ametaller Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 6A, 3 Yoğunluk: 2.07 g/cm3 Erime Noktası: 112.8 ° C (385.95 K, 235.04001 ° F) Kaynama Noktası: 444.6 ° C (717.75 K, 832.28 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Katı Görünümü: Limon sarısı Keşif: Bilinmiyor Kükürt Kullanım Alanları ve Özellikleri: Sülfür, barut ve diğer pirotekniklerde ve kauçuk üretiminde; böcek zehri, mantar önleyici veya dezenfektan olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda cilt hastalıklarının tedavisinde ve çözelti olarak kullanılmaktadır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Kül Yemek:
(d.) Yanlış hesaplamak, hesapta aldanmak. (özellikle kumarda) Örn:: Çıkmış, verdi zannederek plakaya yazdım. halbuki vermemiş. kül yemek üç papele mal oldu. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kül Yutmak:
d. Yanılmak, hileye aldanmak, oyuna kanmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kül Yutturmak:
(d.) (Birisine) Hile yapmak, (birisini) hileyle kandırmak, oyun yapıp aldatmak, dalavereye getirmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Külhanbeyi:
(Kar.) Matiz, Tuzsuz Deli Bekir gibi Karagöz tiplerine bu ad verilir. Ancak Külhanbeyi her zaman sarhoş değildir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Külleme:
(i. esk.) Hile, dolap, dalavere.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
küllî irade:
(bkz:: iradeyikülliye)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Küllüm:
(i.) Kumarda yenilme. Bütün parasını yitirme. (bkz:: Güllüm)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küllüm Yutmak:
(bkz:: Güllüm Yutmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Külot:
İç çamaşırı türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kült:
Dinî veya mistik inanç ve ibadet sistemi. Belirli bir kişi ya da nesneye aşırı bağlılık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kültiğin:
(t.i. erk.) Göktürk prensi ve komutanı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Kültür:
Bir toplumun maddi ve manevi değerlerinin bütünü. Eğitim yoluyla kazanılan bilgi ve birikim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kültür Fizik:
(gnl.ter.) Sporda yeterlilik amacıyla vücudun hareketlere uyumunu sağlayan çalışmalar. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Kültürel:
Kültürle ilgili olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kültürfizik:
Vücut geliştirme ve beden eğitimiyle ilgili çalışmalar bütünü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kültürlü:
Kültür sahibi, eğitimli, görgülü, bilgili kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Külük:
(t.i. erk.) 1- Meşhur ünlü. 2- Taşçı, çekici, balyoz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Külüstür:
(sf.i.) 1- Önemsiz, değersiz. Örn:: Gelip Fuat'ı külüstür liman katipliğinde elli kağıtta bırakmıştın değil mi? (Mehmet Şeyda, İçki, Kumar, Fuhuş) 2- Çirkin, yaşlanıp çirkinleşmiş. Örn:: Bu namussuzlar ya külüstür bir karıya sarılacaklar yahut ki pis bir yorgana. (Samim Aşkın, Halk Plajı) 3- Niteliksiz, düzeysiz, aşağılık. Örn:: incesaz takımı oracıkta piyasa şarkılarının en külüstürlerini çalıyordu. (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler) 4- Eski bozuk ya da habire arıza yapan. (oto, motorlu araç)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Külüstür Marka:
(d. türk.? ita.) Bozuk, eski olduğu için markasının önemi kalmamış. (saat, otomobil vb. şey) (bkz:: Külüstür)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Külüstürlemek:
(f.) Külüstür duruma gelmek, külüstürleşmek. Örn:: Bugünlerde de iyice külüstürledim biliyor musun? Kadın gözlerinin yaşardığını göstermemek için mutfağa geçti. (Orhan Kemal, Bir Başka Korku)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kümbet:
fars.i. günbed'den) 1- Kalçalar, kıç. Örn:: gözlerinin yaşına bakmayarak gümüş künbetine demir kazık çakmış. (Derviş İsmail - Murat Bardakçı, Tellaklar Kitabı) 2- (İnsanda) Karın. Ondan soonada bedava tarafından şampanyayla kümbeti şişiriyoruz. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kümes:
Tavuk, hindi vb. hayvanların barındığı kapalı yer.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kümülüs:
(meteoroloji) Pamuksu, yığın hâlinde görülen bulut türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Künde:
(Güreş Ter.) Alta aldığı rakibinin bir eli önünden birini de arkasından geçirip kilitleyerek tuş yapmayı amaçlayan oyun. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Künt Travma:
(blunt trauma) Deride sıyrık oluşturan, daha önemli zararlarını derin dokuda meydana getiren, geniş yüzeyli cisimlerin oluşturduğu travma.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Künyesini Silmek:
(d. a. kinaye'den türk. e. ve f.) 1- (Memur, öğrenci vb. kimseyi) 1- Sürmek, sürgün etmek. 2- Kovmak, tard etmek. 3- (Birisini) Öldürmek. Adını ortadan kaldırmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küp:
(i.) Sarhoş, (kimse) çok içki içen. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küp:
Altı yüzü kare olan geometrik cisim. Bu biçimde olan nesne.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Küp Kapağı:
(d.) Boyutları çok büyük ve kalın ancak değersiz kitap.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küp Yıkamak:
(d.) Çapkınlık etmek. Hovardalık etmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küpe Sıçan Düşmek:
(d.) Gebe kalmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Küpeşte:
Küpeşte teknelerin, iskele ve sancaktaki üst yüzeyine denir. Yelkenciler bu yüzeyde oturarak veya trapez pozisyonu alarak teknenin seyir esnasındaki dengesini sağlar. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )