MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

betül:

1- Namusunu ve iffetini koruyan. 2- Allah’ın emirlerine titizlikle uyan ve ibadetlerini hakkıyla yerine getirmeye çalışan; her an Allah’la beraber olma bilincini zihninde taşıyıp kendisini Allah yoluna adayan. Örn:: “Rabbinin adını (çokça) an ve olabildiğince betül ol.” (Kur’an-ı Kerim Müzzemmil suresi 73/8 nci Ayet) 3- İffeti ve ahlakıyla örnek kadın Hz. Meryem. Örn:: “…Hz. İsa, Yüce Allah’ın betül olan Meryem’de ‘ol’ emriyle yaratmış olduğu bir ruh, Allah’ın kulu ve elçisidir…” (Cafer b. Ebi Talip) 4- Hz. Peygamber’in kızı Hz. Fatıma’nın sıfatı.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Erkeklik

*Erkeklik

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Mahperver:  

(f.i. ka.) Mehtap.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Mahpeyker:  

(f.i. ka.) 1- Yüzü ay gibi parlak, güzel, nurlu. 2- Kösem Sultan'ın adı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Mahpus Damı:  

(bkz:: Dam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Mahpushane:  

(b.i) Mahpusların konulduğu yer, cezaevi, hapishane.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

Mahra:  

(a.i. ka.) 1- Elverişli, uygun şey. 2- Değerli kimse.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

mahrem:  

1- Saygıya ve gizlenmeye değer şey. 2- Herkesin bilmesi gerekmeyen şey. 3- Aralarındaki kan bağının yakınlığından dolayı birbirleri ile evlenmeleri yasak olan çok yakın akrabalar. İslam’a göre bir erkek için annesi, kızları, büyük anneleri, kız kardeşleri, yeğenleri, hala ve teyzeleri; kadın için ise babası, oğulları, dedeleri, amcası, dayısı, yeğenleri, erkek kardeşleri mahremdir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Mahru:  

(f.i. ka.) Ay yüzlü, yüzü ay gibi olan güzel.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Mahsun:  

(a.i. erk.) Güçlendirilmiş, güçlü.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Mahsun Kırmızıgül:  

Abdullah BAZENCİR (d:1969; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Mahsune:  

(a.i. ka.) Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Mahsus:  

Yanlış: Masus Doğru: Mahsus(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Mahsut:  

(a.i. erk.) Hasat edilmiş, ekini biçilmiş. Biçilmiş ekin.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Mahşer:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Peyami SAFA Kitabın Konusu: Nihat'ın Muazzez'e aşkını ve düşündüğü İstanbul’un nasıl değiştigini, devletin ne kadar kötü duruma düştüğünü anlatıyor. Kitabın Ana Fikri: İnsan ne kadar kötü duruma düşerse düşsün hayatından bezmemeli, aşkını, sevgisini kaybetmeyip sabretmelidir. Karakterler: Seniha Hanım, Mahir Bey, Alaaddin bey, Faik, Emine hanım, Şükriye hanım.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Mahşer:  

(a.i. erk.) Huy, tabiat. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

mahşer:  

Kıyamet günü ikinci kez sûra üflendikten sonra bütün insanların diriltilerek mezarlarından kalkıp dünyada iken yaptıkları her şeyin hesabını vermek üzere toplanacakları yer. Mahşere inanmak, ahirete iman konusu içinde ele alınır. Kur\'an-ı Kerim’de ve Hz. Peygamber’in sünnetinde bu konuya çokça yer verilmiştir ki bunun nedeni; insanlara sorumluluk duygusu kazandırıp Allah’ın ve insanların hukukunu gözeten sağlıklı ve duyarlı bir toplum oluşturmaktır. Örn:: “Mahşer gününde huzurunda toplanıp bir araya geleceğiniz Allah’ın emir ve yasaklarına uygun bir hayat yaşayarak onun koruması altına girin.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/96 ncı Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Mahter:  

(f.i. ka.) Yeni ay, ayça, hilal.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Mahunya:  

Küçük deniz taşıtı; sandal türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Mahur:  

(f.i. ka.erk.) Türk musikisinde rast perdesinde karar kılan bir makam. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Mahur Beste:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Ahmet Hamdi TANPINAR Kitabın Konusu: Roman Huzur ve Sahnenin Dışındakiler ile beraber üçlemenin ilk kitabını oluşturur. Ahmet Hamdi Tanpınar, Osmanlı toplumunun Tanzimat ile birlikte yaşadığı değişimleri, Behçet Bey’in etrafında gelişen olaylar zinciri halinde Mahur Beste’de yansıtır. Roman sekiz bölüm halinde yazılmıştır. Kitabın Ana Fikri: İstanbul’un Konak hayatı, kadın dünyası ve gündelik ilişkiler arasında yazar gezinir durur.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

mahv:  

Dervişin, Allah’a olan sevgisinin coşkusuyla her türlü iyi huylarını eğitip geliştirmesi ve tüm kötü huy ve davranışlarını bırakması. İslam tasavvufunda, dervişlerin benliklerini kontrol ederek tüm davranışlarında Allah’ın rızasını gözetmeleri, Allah’ı görüyormuş gibi hareket etme bilinci kazanmaları “mahviyat makamı” ile açıklanmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Mahvolmak:  

Yanlış: Mahfolmak Doğru: Mahvolmak(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

mahya:  

1- Birden çok minaresi bulunan camilerde özellikle ramazan aylarında minareler arasına yazılan dinî içerikli ışıklı yazı. Örn:: “Mahya olmak için Sultan Selim’e / Göklerden yıldızlar ordusu gelir.” (A. N. Asya) 2- Hz. Peygamber’e toplu hâlde salatüselam getirilen meclis; zikir meclisi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Mai ve Siyah:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Halid Ziya UŞAKLIGİL Kitabın Konusu: Babasını kaybeden bir gencin, ailesini geçindirmek için çektiği zorlukları ve yaşadığı ilginç olayları anlatıyor. Kitabın Ana Fikri: Bir gencin hayatı boyunca yanlızca kendi ve ailesi için yaşadığını ve bundan da hiçbir zaman usanmadan onların mutluluğunu aramaya çalısmasıdır. Karakterler: Ahmet Cemil, İkbal, Vehbi bey, Hüseyin Nazmi, Lamia, Raci, Ali Şekip(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Maide:  

(a.i. ka.) 1- Üzerinde yemek bulunan sofra. Yemek, şölen. 2- Kur'an-ı Kerim'in 5. suresinin adı. 3- İsa ve Havarilerine gökten inen sofra (bkz:: Maide-i Mesih)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Maide Suresi:  

(a.i. سورة المائدة) maide suresi; "mâide" sofra demektir. 112 ve 114. âyetlerde, hz. isa zamanında, gökten indirilmesi istenen bir sofradan bahsedildiği için sûreye bu isim verilmiştir. kur'an-ı kerim'de 5 nci sure, 6 ncı cüz, 105 nci sayfadadır. 120 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 112 nci sıradadır. fetih suresi'nden sonra, tevbe suresi'nden önce üçüncü âyetin dışında sûrenin bütünü medine'de inmiştir. medine'de inen 28 tane sureden biridir. bu sûrede ise yine münafıklardan bahsedilmekle beraber ağırlık ehl-i kitab'ta ve özellikle hıristiyanlardadır. bunun dışında sûrede hac farizası, abdest, gusül, teyemmüm ile ilgili bazı bilgiler, içki ve kumar yasağı, ahitlere ve söze bağlılık, içtimai ve ahlaki münasebetler, haram ve helal yiyecekler gibi bilgi ve hükümlere (bkz:: hükm) temas edilmiştir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Maide suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in beşinci suresidir. Medine’de inmiştir. Yüz yirmi ayettir. Sure, yüz on ikinci ve yüz on dördüncü ayetlerinde Hz. İsa ve arkadaşlarına inen ‘maide’ (sofra) mucizesinden söz ettiği için bu adı almıştır. Sureye, müminlerin Allah’a vermiş oldukları sözler ve aralarında yapmış oldukları antlaşmalara uygun davranmalarını emreden ayetlerle başlanır. Müminlere, hac ve umre için ihram giydiklerinde Harem sınırlarında dinin koyduğu yasaklara uymaları, İslami usullere göre kesilmeyen hayvanları yememeleri, iyilik ve takva üzerine yarışmaları ve Allah’ın insanlık için seçmiş olduğu son dine uymaları emredilir. Surede, abdestin nasıl alınacağı, teyemmümün nasıl yapılacağı da açıklanır. Ayrıca hukuk önünde adaletin zayi olmaması için şahitliğin öneminden ve şahitlikle ilgili meselelerden de bahsedilir. Medine Dönemi’nin sonlarında gelen bu surede, Hristiyanların Allah’a oğul isnat etme gibi çarpık düşünceleri eleştirilir. Böyle bir inancın apaçık bir küfür olduğu anlatılır. Bu çerçevede Yahudilerden de bahsedilir ve onların Hz. Musa’ya yapmış oldukları kötü davranışlar haber verilir. Peygamberlerine karşı gelen toplumların kurtuluşunun imkânsızlığı ele alınır. Daha sonra, yol keserek eşkıyalık yapmak kınanır. Mal emniyetinin üzerinde durulup hırsızlık ve hırsıza verilecek cezalar belirtilir. İslam dininde sebat etmenin önemi belirtilir; dinden dönmenin yanlışlığı anlatılır. Bu çerçevede dinden toplu bir dönüş de olsa Allah’ın insanlara muhtaç olmadığı vurgulanır. Allah’ın, dilerse dinine sahip çıkacak başka toplumlar yaratacağı hatırlatılır. Dinin boş bir temenni olmadığı, aksine insanın dinî emirleri yaşadığı sürece hayatının anlam kazanacağı ve gerçek bir kimlik elde edebileceği söylenir. Surede, Allah’ın helal kıldığı şeylerden insanın kendini mahrum etmemesi önerilir. Yemin ve yemin kefareti ile ilgili hükümlere yer verilir. İçki ve kumar dâhil her türlü uyuşturucu, kumar ve şans oyunlarının yasaklanması hikmetleriyle birlikte açıklanır. Vasiyet hukuku ile ilgili önemli açıklamalar yapılır. Allah’ın, Hz. İsa’ya vermiş olduğu lütuflar, mucizeler ve yardımcıları olan havariler de surede anılır. Surenin adına konu olan gökten ‘maide’ (sofra) indirilmesi mucizesine de surenin sonunda yer verilir. Yerde ve gökte her türlü hâkimiyetin yalnızca Allah’a ait olduğunu belirten ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Mail:  

(a.i. erk.) 1- Bir yana eğilmiş, eğik. 2- Hevesli, istekli, yetenekli. Taraflı, içten istekli. 3- Andırır, benzer. 4- Tutkun.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Mailbomb:  

""Posta Bombardımanı"" şeklinde tanımlanabilir. Bu terim, bir posta kutusuna seri olarak ve çok sayıda e-posta gelmesi durumu belirtmek için kullanılır. Genellikle kötü niyetli kimseler tarafından kullanılan ""mailbomb"", zaman zaman tüm işletim sisteminin çökmesine bile neden olabilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Mailbox:  

""Elektronik posta kutusu""nun İngilizce'deki karşılığıdır. Diğer kullanıcılardan gelen mesajların sunucu bilgisayar üzerinde muhafaza edildiği alanı tanımlamak için kullanılır. Aynı terim, kullanıcının kendi bilgisayarı üzerinde e-posta'larını saklandığı alanı tanımlarken de kullanılabilir. Sunucu üzerindeki posta kutusu alanı, genellikle birkaç MB ile sınırlı olacaktır. Kendi bilgisayarınızdaki alan ise, sabit diskin izin verdiği oranda büyük olabilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Maile:  

(a.i. ka.) (bkz:: Mail)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Mainframe:  

"Bu terim, büyük bir kuruluşun ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış güçlü bilgisayarları tanımlamak için kullanılır. Kullanıcılar, bu bilgisayara ""terminaller"" yardımıyla bağlanır ve veri aktarımı da bu sayede gerçekleşir. Günümüzde varlığını sürdüren en büyük ""mainframe"" üreticisi IBM'dir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Majeste:  

Yücelik, haşmet; özellikle hükümdarlar için kullanılan saygı ünvanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Majör:  

1. Büyük, önemli. 2. (müzik) Büyük dizi, majör ton.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Majüskül:  

Büyük harf (A, B, C gibi); yazı biliminde “kapital harf”.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Makaban:  

(Güreş Ter.) Aba güreşlerinde güreşçinin ısınması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Makadam:  

Kırılmış taşların sıkıştırılmasıyla yapılan yol kaplama yöntemi (macadam yol).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Makak:  

Maymun türlerinden bir primat adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Makal:  

(a.i. erk.) Söz, lakırdı. Söyleme, söyleyiş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

makam:  

1- Ayak üstü durulacak yer, mertebe, konum, ikametgâh, mevki. Örn:: “Takva sahipleri gerçekten güvenilir bir makam içerisindedirler. Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Karşılıklı oturarak, ince ipekten ve parlak atlastan (elbiseler) giyerler.” (Kur’an-ı Kerim Duhan suresi 44/51-53 ncü Ayet) 2- Velilerin kabirleri veya onların sembolik türbeleri. 3- Tasavvuf yoluna giren dervişin, yaratılışında var olan iyi huy ve temiz duygularını kalıcı ve sürekli bir duruma getirme çabası sonucunda kazandığı derece; ahlaki donanım.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Makama:  

(İsl. Tiy.) Kişilerin söyleşmelerinin taklidine dayanan öykü biçimi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Makamıibrahim:  

Hz. İbrahim’in, Kâbe’yi yaparken duvar yükselip boyu ulaşamayacak bir duruma geldiğinde iskele olarak ayağını bastığı, daha sonra üzerine çıkarak insanları hacca davet ettiği taş. Makamıibrahim, günümüzde Kâbe’de, Mescidiharam içinde tavaf yerine açılan Benî Şeybe kapısı kemeriyle Beytullah arasında bulunan küçük, kubbeli yapıdır. Tavaf namazı Makamıibrahim’in arkasında kılınır. Örn:: “(Kâbe’de insanlara doğruyu gösteren) apaçık deliller ve Makamıibrahim vardır. Kim ki Kâbe’ye girerse orada emniyet ve huzur bulur.” (Kur'an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/97 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Makamımahmud:  

Hz. Peygamber’in, kıyamet gününde ümmetinin günahkâr müminlerinin ateşten kurtulmaları veya iyilerinin derecelerinin daha da artması için Allah’ın izniyle kullanacağı yardım etme, şefaat makamı. Her peygamber duasını ve ümmetine yardım hakkını dünyada kullanmasına rağmen Hz. Muhammed bu hakkını ahirete bırakmıştır. Ona verilen bu hak ve yardım etme yetkisi Makamımahmud’dur. Örn:: “Makamımahmud, ümmetime şefaat etmem için Allah’ın bana (kıyamet gününde) vereceği makamdır.” (Hadis) Örn:: “Gecenin bir kısmında uyanarak sana ait bir nafile olarak namaz kıl. (Böylece) Rabb’inin seni Makamımahmud’a yükselteceğini umabilirsin.” (Kur’an-ı Kerim İsra suresi 17/79 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Makao:  

Resmi Tam Adı: Çin Halk Cumhuriyeti Makao Özel İdari Bölgesi Portekizce: Região Administrativa Especial de Macau da República Popular da China(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Makao:  

Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nda, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Güney kıyısında yer alan, bağımsız olmayan şehir devlet. Şehir Devletleri: 1- Monako 2- Singapur 3- Vatikan Bağımsız Olmayan Şehir Devletleri: 1- Ceuta 2- Melilla 3- Hong Kong 4- Makao 5- Cebelitarık(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Makao:  

Portekiz'in 20 Aralık 1999 tarihine kadar sömürgesiyken, bu tarihten itibaren Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı özel yönetim bölgesi olmuştur.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Makao:  

Yönetim Şekli: Çin Halk Cumhuriyeti’e bağlı Özel Yönetim Bölgesi.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Makao:  

İdari Yapısı: Çin Halk Cumhuriyeti’e bağlı Özel Yönetim Bölgesi.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Makao:  

Başkenti: Makao(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Makao:  

Komşuları: Guangzhou) Guangcu'nun (eski Kanton) 115 km kadar doğusunda, Hong Kong'un batısında, (Zhu Jiang) Cu Ciang ırmağı kıyısında yer alır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Makao:  

Resmi Dili: Çince, Portekizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Makao:  

Para Birimi: Makao Patakası Para Birimi Kodu: MOP(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Makao:  

Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Makao:  

Tel. Kodu: +853 Bölge 8 – Doğu Asya ve Özel Servisler numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Makao:  

Dini: Yerel Dinler, Budizm, Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Makao:  

Makao Bayrağı: Açık yeşil üstüne üzerinde hafif kavisli beş adet beş köşeli sarı yıldız bulunan beyaz bir nilüfer çiçeği vardır. Yıldızların ortada bulunanı diğerlerine göre biraz daha büyüktür.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Makao:  

Milli Marşı: "Yìyǒngjūn Jìnxíngqǔ" (Gönüllüler Marşı) Çin Halk Cumhuriyeti'in ulusal marşı olmakla beraber Makao ve Hong Kong'ta bu marşı kullanmaktadır. Sözleri Tian Han tarafından yazıldı, melodisi ise Nie Er tarafından bestelendi.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Makao:  

Genel Bkş: 1557'de Portekizlilerin bir ticaret üssü ve Çin'de misyonerlik çalışmaları merkezi olarak kurdukları Makao'nun yönetimi, 1887'de Çin Halk Cumhuriyeti hükümeti tarafından Portekiz'e bırakılıp, bu antlaşma 1979'da yenilendi. 1987'de Çin ile Portekiz arasında, Makao'nun 1999'da Çin'e geri verilmesini öngören bir antlaşma imzalandı. 1976'da büyük ölçüde özerklik tanınan, 1990'da özerkliğin sınırları yeniden genişletilen Makao, 1999'a kadar Portekiz hükûmeti tarafından atanan bir vali tarafından yönetilmekteydi. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Makao Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Yeşil Takım (a Equipa Verde)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Makara:  

(a.i. bekre'den) 1- Alay, gırgır. Sürekli tekrarlanan ve birbirini izleyerek çoğalan alay, gırgır, kahkaha. Örn:: Artık gülüşmeler makaraya dönüşüyordu. (Süavi Süalp, Gene İyi Davrandık)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makara Çekmek:  

(d. a. türk.) 1- Burnunu (burnundaki sümüğü) uzun uzun çekmek. 2- Alay etmek. 3- Kahkaha atmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makara Geçmek:  

(d. a. türk.) Alaya almak, gırgır geçmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makara Koymak:  

(d. a. türk.) (İki kişi arasına) Nifak sokmak, bozuşmaları için hile yapmak. Örn:: Uysalın yaptığı sıfır numara itlik. Maksadı aramıza makara koymak. (Attila İlhan, Kurdlar Sofrası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makaralı Yay:  

(Okçuluk Ter.) Kirişin minik mekanik bir çene ile tutulması ve bu tetik yardımıyla bırakılması şeklindeki kategori.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Makaraya Almak:  

(d. a. türk.) (Birisini) Alaya almak, (birisiyle) alay etmek, gırgır geçmek. Örn:: Olur ya gelen kartın arkasına kendileri bir yazı yazar işletirler, sonra da makaraya alırlar. (Yalçın Doğan, Kodes A.Ş.) Makaraya Sarmak biçiminde de kullanılır. Karı çeşit, Kafası kıyak, seni makaraya sarıyo. (Engin Ergönültaş, Sultan Abla)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makarna:  

(ita.i. maccheronico'dan) İtalyan para birimi liret. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makarna:  

Buğday unundan yapılan erişte benzeri yiyecek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Makarnacı:  

(ita.i. türk. e.) İtalyan.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makarnacı:  

Makarna üreten veya satan kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Makarnacılık:  

Makarna üretme veya satma işi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Makaryos:  

(i.) (Kıbrıslı din ve devlet adamı Mihail Khristodulos Makarios'un adından) 1- Papaz, hristiyan, din adamı. 2- İskambil kağıtlarından papaz.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makas:  

(a.i. maks, mıkas'tan) 1- (Birisinin yanağını) İşaret parmağı ile orta parmak arasına alıp hafifçe kıstırarak sevgi gösterisinde bulunma. Örn:: Yazın ulan Size bedava yemek, içki ayrıca mankenlerden de makas. (Süavi Süalp - İsmaİl Gülgeç, Kolombo Şakir) 2- (İki kişi) Birisine iki yönden hile yapma. Örn:: Hile, düzen, oyun. Hem gel bindir, hem de pardon. Kıyak makas be. (Orhan Kemal, Serseri Mayınlar) 3- Aynı döviz türüne aynı anda Merkez Bankasının verdiği değer ile serbest piyasanın (Tahtakalenin) verdiği değer arasındaki fark. Örn:: Merkez Bankası kuru İle serbest piyasa kuru arasındaki fark büyümüş makas diye ad takılan bu farkı bankalar müşterilerinden yasal yollar ile kuru artırmadıklarından komisyon adı altında alma yoluna başvurmuşlardı. (Bülent Şenver, Ekmek Aslanın Ağzında) 4- em. Sus, sesini kes, yeter anlamlarında söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makas:  

(Halter Ter.) Kaldırış sırasında bir bacağın önde diğerinin arkada dizlerin bükülü olduğu duruş şekli.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Makas Almak:  

(d. a. türk.) Birisinin yanağını işaret parmağı ile orta parmak arasına kıstırıp bırakarak sevgi gösterisinde bulunmak. Örn:: Başımı okşadı, yanağımdan bir makas aldı. (Anthony Burgess - Azİz Üstel, Otomatik Portakal)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makas Atmak:  

(d. a. türk.) 1- (Konuşmayı) Kısa yoldan bitirmek, kısa kesmek. 2- (Kitap, sinema filmi vb.ni) Sansürlemek, sansür etme amacıyla bir bölümünü çıkarmak. 3- (Taksi, dolmuş sürücüsü) Araba sahibinin payından kesip cebine para atmak, arabanın gelirini haksız paylaştırıp çıkar sağlamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makas Değiştirmek:  

(d. a. türk.) Yaptığı işi, takındığı tavrı değiştirmek, başka bir yaklaşıma girmek. Örn:: Makas değiştirmek istediğim doğru. Fakat niye onların tekerleğine taş koyayım? (Atilla İlhan, Kurdlar Sofrası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makas Etmek:  

(d. a. türk.) Karagözcü argosunda oyunu bitirmek manasında kullanılan bir kelime. (Uğur Göktaş, Karagöz Terimleri Sözlüğü)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makas Geçmek:  

(bkz:: Makas Almak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makas Yapmak:  

(bkz:: Makas Atmak) (sürücü için).(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makasa Alınmak:  

(d. a. türk.) Oyuna düşürülmek, dalavereye, hileye getirilmek. Örn:: (Oyunda, kumarda) Birisi diğer iki oyuncunun ortaklaşa uyguladığı hileye kanmak, aldatılmak. Örn:: Ve gün geçtikçe ve kayıplar büyüdükçe o masalarda makasa alındığını anlıyordu. (Celalettin Çetin, Kumarbazlar Arasında) Makasa Gelmek diye de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makasa Almak:  

(d. a. türk.) 1- (Birisini) İki yandan denetim altına alarak oyuna getirmek. 2- (Oyunda) İki oyuncu anlaşarak bir diğerine hile yapmak. Örn:: Ulan ne kıyak dalga.. Bizi makasa alacaklar da. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makasa Gelmek:  

(bkz:: Makasa Alınmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makascı:  

(a.sf. türk. e.) Makas atmayı adet haline getirmiş kimse sürücü. (bkz:: Makas Atmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makaslama:  

(Güreş Ter.) Bacakları rakibin boynuna, kafasına ve vücuduna dolayarak kontrol altına alma.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Makaslamak:  

(a.f. türk. e.) Çalmak. (Bir kitaptan, bir sinema filminden vb.) Bir ya da birkaç bölümü sansür amacıyla çıkarmak. (bkz:: Makasa Almak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Makaslık:  

(a.i. türk.) Hela deliği, kubur.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

MAKATO:  

(makato) Dürüstlük, içtenlik, gerçek.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

makber:  

Mezar, kabir, medfen; ölünün gömüldüğü yer. Örn:: “Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber / Sana aguşunu açmış duruyor peygamber.” (M. A. Ersoy)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Makbul:  

(a.i. erk.) Kabul olunmuş, alınmış, alınan. Beğenilen, hoş karşılanan, geçer.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Makbule:  

(a.i. ka.) (bkz:: Makbul)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

MAKE:  

(make) Kaybetmek.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Makedonya :  

Resmi Tam Adı: Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Makedonca: Republika Severna Makedonija(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Makedonya:  

Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Balkanlar'da yer alır. (Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Makedonya:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Yugoslavya'dan 8 Eylül 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur. (Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Makedonya:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Parlamenter Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Makedonya:  

İdari Yapısı: 8 Bölge: 1- Üsküp Bölgesi 2- Doğu (East) Bölgesi 3- Kuzeydoğu (Northeast) Bölgesi 4- Pelagonya Bölgesi 5- Polog Bölgesi 6- Güneydoğu (Southeast) Bölgesi 7- Güneybatı (Southwest) Bölgesi 8- Vardar Bölgesi. Önemli Şehirleri: Berova, Debre, Delçevo, Demir Kapı, Demir Hisar, Eğri Palanka, Gevgeli, Gostivar, İştip, Kalkandelen, Kavadar, Kırçova, Kiliseli, Koçana, Köprülü, Kratova, Kruşevo, Kumanova, Makedonski Brod, Manastır, Negotin, Ohri, Pirlepe, Probiştip, Radoviş, Resne, Struga, Ustrumca, Üsküp, Valandova, Viniça.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Makedonya:  

Başkenti: Üsküp (ing: Skopje)(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Makedonya:  

Komşuları: Kuzeyde Sırbistan ve Kosova, batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan, doğuda Bulgaristan ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Makedonya:  

Resmi Dili: Makedonca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Makedonya:  

Para Birimi: Makedonya Dinarı Para Birimi Kodu: MKD (Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Makedonya:  

Plaka Kod: MK(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

WhatsApp