MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

tavaf:

1- Dönme, çevresini dolaşma, bir şeyin etrafında yürüme, ziyaret etme. 2- Hac ve umre ibadetini yapacak kişinin Kâbe’nin etrafında yedi kez dönmesi. Tavaf, hac ve umrenin şartlarındandır. Kâbe’nin etrafında bir dönüşe “şavt” denir. Yedi şavt bir tavaftır. Tavafa başlanırken eller Haceriesvet’e doğru kaldırılarak selamlanır ve ‘En büyük olan Allah’ın adıyla başlarım.’ anlamında “Bismillahi Allahu ekber” denir. “İbrahim ve İsmail’e şöyle emir verdik: ‘Evimi (Kâbe’yi) hem tavaf edenler, hem itikâf yapanlar, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz bulundurun!” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/125 nci Ayet)

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Erkeklik

*Erkeklik

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Laos:  

Tel. Kodu: +856 Bölge 8 – Doğu Asya ve Özel Servisler numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Laos:  

Dini: Budizm, Hristiyanlık Mezhebi: Theravada NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Laos:  

Laos Bayrağı: 2 Aralık 1975 tarihinde kabul edilmiştir. Yukarıdan aşağıya sırası ile kırmızı - lacivert- kırmızı yatay şeritlerden oluşan bayrağın ortasında beyaz bir çember bulunur. Ortada bulunan lacivert renkli şerit üstünde ve altında bulunan kırmızı şeritlerden iki kat daha büyüktür. Bayrak oranı 2:3'tür. Kırmızı renk ülkenin bağımsızlığı için verilmiş mücadelede akan kanları, mavi ülkenin zenginliğini, beyaz renkli çember ise ayı ve komünist yönetimi temsil eder.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Laos:  

Milli Marşı: "Phengsat Lao" Laos Milli Marşı.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Laos:  

Genel Bkş: Pirinç dışında mısır, sebze, pamuk, şeker kamışı, tütün, kahve diğer önemli tarım ürünlerini oluşturmaktadır. Hayvancılık ve Mekong Irmağı ve kollarında yürütülen balıkçılık önemli bir besin kaynağıdır. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Laos Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Ulusal Takım (Thim Xad)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Lapa:  

(ita.i. pappa'dan) Miskin, şişman olduğu İçin hızlı devinemeyen kimse. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Lapa:  

Nişastalı besinlerin (pirinç, bulgur vb.) sulu ve yumuşak hâli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lapacı:  

Lapa yapan veya satan kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lapış:  

(i.) Dudak, dudaklar, ağız.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Lapilli:  

Yanardağdan çıkan küçük taş parçaları.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lapin:  

(lat.sf.i. labrus'tan) Akılsız, kolayca aldanan. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Lapina:  

Lapina balığı; kaya balıkları grubundan bir deniz balığı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lapina Balığı:  

Bilimsel Adı: Labrus mixtus. Familyası: Labridae familyasına ait. Kemikli balıklar takımından, bir deniz balığı türüdür. Diğer Adı: Halk arasında Çırçır Balığı veya Yahudi Balığı olarak ta adlandırılır. Lapinaların birçok çeşidi vardır. Başlıcaları; asıl lâpina, çırçır (çurçur, çuçur), Kikla Lapin, gün balığı, ördek balığı'dır. Çok çabuk oltaya gelen bu balık daha çok kedilerin sevdiği bir deniz balığı türüdür. Tropik ve ılık denizlerde, Marmara ve Akdeniz sularında, çeşitli yosun ve deniz bitkilerinden kendilerine yuva yaparak yaşar. Lapina balığı yosun, su solucanları, küçük balıklar ve ufak deniz yumuşakçalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz, derisi ve dudağı kalındır. Bu balıkların Doğu Akdeniz’de üreme dönemi Mart ve Haziran aylarını kapsamaktadır. (Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Lapinagiller:  

Lapina balığını da içeren balık familyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lapuş:  

(i.) Öpüş, öpüşme. (bkz:: Lapış)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Lara:  

Fatma Nur Keskin (evlendikten sonra kocasının soyadı ile "Ergüder")(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Larenjit:  

Gırtlak iltihabı (ses kısıklığına yol açan hastalık)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Largetto:  

Müzikte “yavaşça” anlamına gelen tempo terimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Largo:  

Müzikte “çok yavaş tempo”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Larissa:  

Larissa veya Yenişehir; Yunanistan'ın Tesalya bölgesinin en büyük şehri ve aynı adı (Larisa) taşıyan ilin (nomos) merkezidir. Tarihi Osmanlı Devleti döneminde Balkanlar'ın en önemli merkezlerinden biriydi ve 1924 Nüfus Mübadelesi öncesinde yoğun bir Türk nüfusun yaşadığı bir bölgeydi. Yunan Bağımsızlık Savaşında Osmanlı Ordularının Generali olan Dramalı Mahmut Paşa, Drama ve Mora ile beraber Larissa kentinin de Paşa'sıydı. Bu dönemde Yenişehir ismini yaşayan diğer yerleşimlerden ayırmak için Yenişehr-i Fener (Fener Yenişehri) diye de anılmıştır. 19. yüzyılda yaşamış ve Namık Kemal üzerinde büyük etkisi olmuş Divan şairi Yenişehirli Avni, ilk Türk matbaasının kurulabilmesini sağlayan fetva yı veren Şeyhülislam Fazıl Abdullah Efendi, İzmir'in ilk belediye başkanı Yenişehirli Ahmet Bey, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey Yenişehirlidir. Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi'nin kurucusu ve Türkiye'de organize sporun en önemli öncüsü Selim Sırrı Tarcan, 1874'te Mora Yenişehir'de doğmuştur.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )

Larva:  

(larva) Genellikle kanatlı böceklerin kurt biçimindeki bir gelişme evresi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Larva:  

Böceklerin ve bazı canlıların gelişim sürecindeki ilk evresi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Larva Migrans:  

(larva migrans) Deri, göz ve visseral organlar içerisinde yerleşen, hareket etme yeteneği bulunan, kedi ve köpeklerle bulaşan, belirgin eozinofili ve larvanın bulunduğu organlardaki klinik belirtilerle seyreden hastalık.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Laserasyon:  

(laceration) Yırtılma, doku yırtılması. Yırtılma sonucu cilt veya dokuda meydana gelen yırtık.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

lasere:  

(lacerated) Sıyrılmış, yaralanmış.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Lasif:  

(a.i. erk.) Parlayan, parlayıcı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Laskine:  

Tıpta kullanılan bir ilaç adı (özel isim)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lassa:  

(tic.i. m.) Edilgin eşcinsel erkek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Lasta:  

Gemi veya teknelerde yük, ağırlık (denge sağlamak için)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lasteks:  

Esnek, kauçuk benzeri iplik veya kumaş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lastik:  

(yun.i. elastes, fr. e. asf gueten) Edilgin eşcinsel erkek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Lastik:  

Esnek kauçuk madde; araç tekerleği veya esnek bant.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lastikağacı:  

Lateks (kauçuk) elde edilen ağaç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lastikli:  

Lastik içeren, esnek yapıya sahip.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lastikotin:  

Lastik gibi esnek dokumaya sahip kumaş türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lat:  

İslam öncesi dönemde Arapların en çok saygı duyduğu putlardan biri. Cahiliye Döneminde, Lat putuna Taif kentinde oturan Sakif kabilesi özel bir önem vermiştir. Beyaz bir kaya parçası olan bu putun altındaki çukurda kendisine sunulan hediyeler korunmuştur. Arabistan’ın değişik yerlerinde bu put için sunak yerleri yapılmıştır. Taif kenti Müslümanlarca ele geçirilince bu put ortadan kaldırılmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Lata:  

1. (İtalyanca latta) Dar ve kalınca tahta. 2. (eskimiş, İtalyanca cocoletta) Osmanlılarda ilmiyenin giydiği bir üstlük türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Latanya:  

Süs bitkisi olarak yetiştirilen bir palmiye türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lateks:  

Bitkilerden elde edilen sütlü sıvı (kauçuk hammaddesi)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Latent:  

(latent) Belirti vermeyen; sessiz; gizli.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Laterit:  

Demir bakımından zengin, kırmızı renkli toprak türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Laterna:  

(lat.i. lanterna'dan) Eski yıpranmış, köhnemiş. (araç, gereç, otomobil vb.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Laterna:  

Elle çevrilen, mekanik müzik aleti.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Laternacı:  

Laterna çalan kişi (sokak müzisyeni)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Latif:  

(a.i. erk.) 1- Allah'ın isimlerindendir. 2- Yumuşak, hoş, güzel, nazik. 3- Bütün inceliklere vakıf. "abd" takısı alarak kullanılabilir. (bkz:: Abdüllatif)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Latif:  

(el-Latif) “Her şeyi bütün incelikleri ile bilen, bütün yarattıklarına en kibar bir biçimde davranan, kullarına sürekli merhamet ve lütufta bulunan, insanların ihtiyaçlarını anında bilip onlara sayısız nimetler veren.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ'sından biri. Örn:: “Yaratan Allah (yaratmış olduğu varlıkların ihtiyaçlarını, gizli ve açık her şeylerini) hiç bilmez mi? O Latif ve Habir’dir.” (Kur'an-ı Kerim Mülk suresi 67/14 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Latife:  

(a.i. ka.) Güldürecek, tuhaf ve güzel söz ve hikaye şaka.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Latime:  

(a.i. ka.) Misk, güzel koku.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Latin Amerika:  

Latin Amerika, Latin dilleri konuşan Amerika ülkelerine ve çevresine işaret eder. Diğer bir deyişle bu bölgenin Anglo-Amerikan ve Cermen dilleri konuşan bölgeler ile zıtlık oluşturduğu da söylenir. Latin Amerika tanımı üzerinde kesin bir mutabakat olduğu söylenemez. Bazı araştırmacılara göre ABD'nin güneyindeki tüm ülkeler Latin Amerika'dır. Bu durumda Fransızca, İspanyolca, Portekizce ve İngilizce konuşan tüm Karayip, Orta ve Güney Amerika ülkeleri ile Meksika bu sınıfta değerlendirilebilir. Bölge aşağıdaki 20 ülkeden oluşur: Arjantin, Bolivya, Brezilya, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, Porto Riko, El Salvador, Guatemala, Honduras, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Peru, Şili, Uruguay, Venezuela.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

Latinçiçeği:  

(frenkteresi) Latinçiçeğigiller familyasından; bir çeşit bitkidir. Çiçekleri kırmızı veya turuncudur. Peru'da doğal olarak yetişir. Çiçekleri salatalarda kullanılır. Faydası:: İştah verir. İdrar söker. Skorbütte faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Latinçiçeği:  

Süs bitkisi (nasturtium)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Latinçiçekleri:  

Latinçiçeği bitkisinin çoğulu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lav:  

Yanardağdan çıkan kızgın, erimiş madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lava:  

(i. esk.) Alma, içeriye alma. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Lava:  

Lav kelimesinin Batı dillerindeki karşılığı; aynı anlamda kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavabo:  

El, yüz yıkamak için kullanılan sabit su teknesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavabo:  

Yanlış: Lavobo Doğru: Lavabo(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Lavaj:  

Yıkama işlemi (özellikle tıpta mide yıkama vb.)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavanta:  

(ita.i. ka.) Lavanta çiçeğinden elde edilen güzel koku.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: İtalyanca)

Lavanta:  

Hoş kokulu mor çiçekli bitki; esansı parfümde kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavantacı:  

Lavantacı, lavanta bitkisiyle yapılan kokulu ürünleri, kurutulmuş lavantayı veya lavanta yağını hazırlayıp satan kişidir. Geleneksel olarak güzel koku satan seyyar satıcıları da ifade eden bu terim, lavantacılık mesleğiyle lavanta yapma ve satma işini kapsar. Genellikle lavanta keseleri, sabunları ve yağları satarlar. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavantaçiçeği:  

(lavandula) Ballıbabagiller familyasından; çalı görünüşünde, dip kısmı odunsu bir bitkidir. Çiçekleri mavi veya morumsu ya da koyu kırmızıdır. Kokusu güzeldir. Karabaş lavantaçiçeği denilen türü yurdumuzda vardır. Faydası:: Kaynatılmış suyu uyarıcı ve midevidir. Küçük bir torba içinde dolaplara konan lavanta çiçekleri, elbise ve çamaşırları böceklerden korur. Banyo suyuna güzel koku verir. Lavanta kolonyası vücudu ferahlatır. Ateşi düşürür.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Lavantaçiçeği:  

Lavanta bitkisinin çiçeği.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavman:  

Bağırsak temizliği için anüsten sıvı verilmesi işlemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavrensiyum:  

Sembolü: Lr Atom Numarası (Proton Sayısı): 103 Atom Ağırlığı: 262 g/mol Elektron Sayısı: 103 Element Serisi: Aktinit Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: Numaralandırılmamış, 7 Yoğunluk: ~15.6–16.6 g/cm3(öngörülen) Erime Noktası: 1900 K ​(1627 °C, ​2961 °F) (öngörülen) Kaynama Noktası: Bilinmiyor Oda Koşulunda Maddenin Hali: Büyük ihtimalle katı. Görünümü: Büyük ihtimalle metalik gri ya da gümüş beyazı. Keşif: Albert Ghiorso (1961) Lavrensiyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Araştırmalar dışında bir kullanımı yoktur.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Lavrensiyum:  

Atom numarası 103 olan kimyasal element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavrovit:  

Bir mineral türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavsonit:  

Kalsiyum ve alüminyum içeren bir mineral.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavta:  

1. (Almanca Laute) Mızrapla çalınan, gövdesi uttan küçük bir çalgı. 2. (Rumca) ebe, erkek doğum hekimi, tutçek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavtacı:  

Lavta çalan kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lavuk:  

(kürt.sf.i. lavo, oğul, oğlan'dan) Erkek adam. Örn:: Helal olsun bana çok kral bir lavuğa tav olmuşum. (Metin Kaçan, Ağır Roman) Örn:: Homolara bak Osman abi. Pist naber kızlar.. Eşcinsel galiba lavuklar.. Keh kah koh. (Latif Demirci, The Selamün Aleyküm)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Layezal:  

(a.i. ka.erk.) Zevalsiz, bitimsiz. Erkek ve kadın adı olarak kullanılabilir.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

layık:  

sıfat 1. hak eden, uygun olan, yaraşan, yaraşır, uygun. 2. dengini, kendisine uygun olanı, yaraşanı, eşini bulmak. 3. hak ettiği cezayı görmek, hak ettiği kötü duruma düşmek.(Konusu: , Kökeni: )

Layih:  

(a.i. erk.) 1- Parlak, parlayan. 2- Aşikar, meydanda, hüveyda. 3- Hatıra gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Layiha:  

(a.i. ka.) 1- Düşünülen bir şeyin yazı haline getirilmesi. 2- Tasarı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Layik:  

(a.i. erk.) Yakışan, yakışıklı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Layn:  

(ing.i. üne hat, çizgi'den) Yarım gram kokain, bir dozluk kokainin yarısı. Örn:: Layn: Kokain bağımlılarının bir gram kokainin yarısı kadar kokain için kullandıkları sözcük. (Erhan Akyıldız, Sahte Cennetin Tutsakları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Laytmotif:  

Bir eserde sürekli tekrar eden ana tema veya motif.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Laz:  

(Kar.) Karagöz oyununda kayıkçılık ve kalaycılık yapan tip. Trabzon ağzıyla konuşan, ağzı kalabalık, geveze bir tiptir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Lazer:  

Yoğun ve tek yönlü ışın üreten cihaz. Çok güçlü pırıltılar oluşturan, değişik alanlarda kullanılan yoğunlaşmış ışık kaynağı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lazer:  

Yoğun ve tek doğrultulu ışın üreten cihaz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Lazım:  

(a.i. erk.) Gerekli şey. Gerekçe.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

lazım:  

sıfat gerek, gerekli.(Konusu: , Kökeni: )

Lazıme:  

(a.i. ka.) (bkz:: Lazım)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Lazlo Biro:  

Lazlo Biro (1899-1985) Macar mucit. Tükenmez kalem fikrinin patentini ilk kez 1888 yılında John J. Loud [ABD] aldıysa da, uygun bir mürekkep haznesi tasarlayamadığından fikrini gerçekleştiremedi. Kullanışlı ilk tükenmez kalemi 1938 yılında biro da denilen, günlük hayatımızın vazgeçilmez parçası olan bilye uçlu tükenmez kalemin hayata geçmesini sağladı.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )

Lazzi:  

(İt.) Commedia dell'Arte oyuncularının güldürücü eylemleri.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

LCD:  

""Liquid Chrystal Display"" teriminin kısaltılmasıdır ve gelişmiş bir monitör teknolojisini temsil eder. LCD monitörlerde, görüntünün oluşması ve ekrana yansıması için likit kristaller kullanılır. Bu kristaller elektrik akımı yardımıyla uyarılır ve görüntü de bu şekilde ortaya çıkar. Taşınabilir dizüstü bilgisayarlarda görmeye alıştığımız LCD monitör teknolojisi, artık masaüstü sistemler için de yoğun olarak kullanılıyor. LCD monitörlerin görüntü kalitesi, çoğu zaman geleneksel CRT monitörlerden yüksektir. Ayrıca bir LCD monitörün kasası, CRT monitörlere oranla çok daha küçük boyutlara sahiptir ve fazla yer kaplaması gibi önemli sorunlar söz konusu olamaz. Tüm bunlara ek olarak, LCD monitörlerin enerji tüketimi konusunda son derece tasarruflu oldukları da unutulmaması gereken bir husustur."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Le Fort-I Kırığı:  

(Le Fort-I fracture) Guerin kırığı. Horizontal maksilla kırığı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Le Fort-II Kırığı:  

(Le Fort-II fracture) Piramidal kırık. Maksilla, nasal kemik ve zigomadan geçen kırık.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Le Fort-III Kırığı:  

(Le Fort-III fracture) Yüz kemiklerinin kafatasından ayrılması.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Lead Pas:  

(Basketbol Ter.) Hareketli oyuncunun önüne doğru atılan pas. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Leal:  

(a.i. erk.) İnciler.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Lebabe:  

(a.i. ka.) Akıl sahibi olma.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Lebabet:  

(a.i. ka.erk.) Akıllılık, zeyreklik. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

lebbeyk:  

(bkz:: telbiye)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Lebib:  

(a.i. erk.) Akıllı, zeki, fatin.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Lebibe:  

(a.i. ka.) (bkz:: Lebib)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Leblebi:  

(a.i. leblab'dan) 1- Mermi, tabanca, tüfek kurşunu. Örn:: Köre üç kurşun tutturmuş. Hem de brovnik leblebisini değil beş parmağım gibi parabellum mermisi. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu) 2- Anus, makat. 3- (1990larda) Küçük boyutlu bakır bin lira.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

LED:  

""Light Emitling Diode"" teriminin kısaltmasıdır ve elektrik akımı mevcut olduğunda ışık yayan bir tertibatı temsil eder. Disket takıldığında disket sürücü üzerinde yanan ışık ya da klavye üzerindeki ""Caps Lock"" ve ""Num Lock"" ışıkları, aslında birer led'dir. Bu ledler, cihazın ya da fonksiyonun aktif halde olup olmadığını anlayabilmemizi sağlarlar."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

WhatsApp